YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7335
KARAR NO : 2020/12126
KARAR TARİHİ : 29.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Mağdurun yaralanmasına ilişkin…Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 10.04.2015 tarihli geçici genel adli muayene raporunda ”Darp. GD orta, bilinç açık, oryante, koopere. BB…. … … Sol temporalde abrazyon. SS …. … …. …. aritmik. GD doğal … … Ext sol el 5. parmakta 2 cm açık yara. Motor .. Defisit. BTM ile giderilebilir. Mevcut haliyle hastanın hayati tehlikesi olmadığını bildirir geçici hekim raporudur” şeklinde tespitlere yer verildiği, okunamaz nitelikteki geçici rapor içeriğinin Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı anlaşılmakla; mağdurun geçici raporu ile yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evraklarının temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine ilişkin hususu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Duruşma tutanaklarında ve soruşturma aşamasındaki işlemler sırasında sanığın sağır ve dilsiz olduğu yönünde tespitlerin bulunduğu, sağır ve dilsiz olduğu düşünülen sanık hakkında bu hususta rapor aldırılmaması, bununla birlikte sağır ve dilsiz olan sanığın 5271 sayılı CMK’nin 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3) Mağdurun sağır ve dilsiz olması nedeniyle suç tarihi itibarıyla mağdurun ruh ve beden bakımından kendini savunamayacak durumda olup olmadığına dair rapor aldırılması ile sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulama alanı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4)5271 sayılı CMK’nin 324. maddesinin 5. bendinde yer alan “Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır.” şeklindeki yasal düzenlemeye rağmen, tercüman ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi,
5)Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 29.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.