Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/769 E. 2020/11977 K. 08.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/769
KARAR NO : 2020/11977
KARAR TARİHİ : 08.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Hükümlülük, sanıklar …, … ve … hakkında sahtecilik suçundan HAGB

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Her ne kadar 19/10/2015 tarihli tebliğnamede sanık …’ın 08/10/2013 tarihli asıl hükme yönelik temyizi süresinde kabul edilerek değerlendirmede bulunulmuş ise de, sanık …’ın 04/03/2014 tarihli temyiz isteminin süreden reddine dair ek kararın sanığa 27/03/2014 tarihinde bizzat tebliğ edildiği ancak sanığın ek karara yönelik temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
I) Sanık … müdafii ve katılan Ziraat Bankası A.Ş vekilinin sanıklar …, … ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nun 5560 sayılı Kanun ile değişik 231/12. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları itiraza tabi olup, temyizi mümkün bulunmadığından, dilekçelerin gereği mahallinde itiraz merciince incelenerek yerine getirildiğinden dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
II) Sanıklar … ve … ile müdafiilerinin, sanık … müdafiinin, katılan Ziraat Bankası A.Ş vekilinin sanıklar … ile … hakkında banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan, sanıklar …, … ve … hakkında banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Suç tarihinde katılan Ziraat Bankası A.Ş …. Şubesi servis yetkilisi olan sanık …’nın usulsüz kredi kullandırdığına dair alınan duyumlar üzerine bankaca müfettiş görevlendirilerek yapılan incelemede, …’nın kredi komitesi üyesi olarak bir kısım kredilerde borçlu ve kefil sorgulamalarını yapmadığı, borçluların açık ve/veya kapalı takip hesapları olduğu halde kredi tahsis edilerek kullandırdığı, kredilibitesi ve ödeme gücü olmayan şahsılara verilen kredilerin daha sonra takip hesaplarına aktarıldığı tespit edilerek yapılan araştırmada bu şekilde; sanık …’nın diğer sanıklar … ve …’ın iştirakiyle, sanık …’un hazırladığı evraklarla gerçekte kredi kullanmayan … adına … kefil olarak gösterilip, kredi evraklarına … ve … adına sanık …’ın ablası olan … tarafından atılan sahte imzalarla 02/02/2006 tarihinde 4.000 tl miktarında usulsüz tüketici kredi tahsisi sağladığı, çekilen kredi miktarını gerçekte sanık …’in aldığı, sanık …’un hazırladığı belgelerle gerçekte kredi kullanmayan … adına … kefil olarak gösterilip, kredi evraklarına … ve … adına atılan sahte imzalarla 24/02/2006 tarihinde 4.000 tl miktarında usulsüz tüketici kredi tahsisi sağladığı, sanık …’ın kullandığı 15/03/2006 tarihli 3500 tl miktarındaki tüketici kredisine sanık …’un hazırladığı belgelerle … ve … sahte imzalarla kefil olarak gösterilerek usulsüz tüketici kredi tahsisi sağladığı, … ve …’ın kredi borçlusu olduğu kredilerin, herhangibir taksit ödemesi yapılmadan, …’un kredi borçlusu olduğu kredinin ise bir kısım taksit ödemeleri yapıldıktan sonra takip hesaplarına aktarıldığı iddialarıyla katılan banka vekilince kanuni soruşturma raporu eklenerek suç duyurusunda bulunulduğu ve bu kapsamda sanıklar hakkında böylece katılan bankanın zarara uğratıldığı iddiasıyla banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmış olup, suçun sübutu halinde eylemin 5411 sayılı Yasanın 160. maddesinde belirlenen zimmet suçunu oluşturabileceği, bu durumda 5411 sayılı Yasada zimmet suçu yanında sahtecilik suçundan da ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında zimmet eylemleri gerçekleştirilirken sahte belge tanzimi ya da kullanılması fiilinin de zimmet suçunun unsuru olarak değerlendirilmesi gerekeceği, sanıklar …, …, … ve …’ın ise banka görevlisi olan sanık …’nın eylemine iştiraklerine göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı olup, sanıklar … ve … ile müdafiileri, sanık … müdafii ve katılan Ziraat Bankası A.Ş vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.