Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/11058 E. 2020/10010 K. 23.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11058
KARAR NO : 2020/10010
KARAR TARİHİ : 23.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında hükümlülük, sanık … hakkında erteleme

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Dosya kapsamından; olay yerine intikal etmeye çalışan kolluk görevlilerine araçla engelleme yaptığı, zeytinyağlarının yüklü bulunduğu traktörü arbededen yararlanarak olay yerinden kaçırdığı anlaşılan, kolluk fezlekesinde şüpheli olarak yer alan ve şüpheli olarak ifadesi de alındığı halde hakkında iddianame tanzim edilmeyen veya ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmeyen … hakkında suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde dosyaların birleştirilmek suretiyle sonucuna göre eylemin toplu kaçakçılık suçu kapsamında kalıp kalmadığı da belirlenerek beraat eden sanık … ve diğer sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2. Olay yeri tespit tutanağına göre, olay günü Suriye ülkesinden 4 şahsın geçerek zeytinyağı bidonlarını traktöre yüklediği, akabinde yapılan müdahale ile sanıkların sınırda askeri yasak bölge içerisinde dava konusu kaçak zeytinyağı ile yakalandıklarının anlaşılması karşısında, kaçağa konu eşyanın sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/1. maddesinin ikinci cümlesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4. Sanıklar … ve … hakkında tayin olunan adli para cezasının 10 eşit taksitle tahsiline karar verilirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
5. Hükümden sonra 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle bir karar verilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.