Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/502 E. 2013/13789 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/502
KARAR NO : 2013/13789
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
…‘ın temyiz inceleme isteğinde bulunmadığı anlaşıldığından, sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın, temyiz dışı … ile birlikte katılanın yanına giderek ona “Buralarda tarihi eser var mı?” diye sordukları, katılanın “Tarihi eser yok ancak bazen geceleri kazı yapmaya geliyorlar” cevabı üzerine yanından ayrıldıkları, bir süre sonra, katılan …’i çağırarak bir toprak yığınının başına gittikleri, burada sanıkların toprak yığınını göstererek, “Burada mal var” dedikleri ve kendisinden kazma ve kürek isteyerek tanık …’a toprağı kazdırdıkları, buradan …’in attığı 25-30 cm ebatlarında 1 adet altın sarısı renginde öküz heykelinin çıktığı, daha sonra heykeli katılan …’e vererek heykelin çok değerli olduğunu, bu heykele bakması için…tan adam çağıracaklarını, parasını geri vereceklerini,
heykelin değerinin 1.500.000 olduğunu, kendilerine 15.000 TL lazım olduğunu söyledikleri, katılan …’nin parasının olmadığını söylemesi üzerine katılana “Motorunu sat,…tan gelen adam çok para getireceğinden paranı geri veririz” dedikleri ve öküz heykelini …’e bıraktıkları, …’in oğluna danışması gerektiğini söyleyerek yanlarından ayrıldığı, daha sonra …’in oğlu …’in polis merkezine müracaat etmesi üzerine yakalandıkları anlaşıldığından, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesi uyarınca belirlenen cezadan teşebbüs nedeniyle aynı Kanunun 35. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılırken 1 yıl 6 ay yerine 1 yıl 8 ay hapis olarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından teşebbüsün uygulanmasına ilişkin fıkrada yer alan “1 yıl 8 ay hapis” ibaresinin çıkarılarak, yerine “1 yıl 6 ay hapis” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aynı Kanunun 325. maddesi gereğince hükmün hakkındaki karar kesinleşen …’a sirayetine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.