YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/499
KARAR NO : 2013/13790
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklar …, ve …’ın, pazarda zeytinlerini satmak isteyen şikayetçinin yanına gidip elinde kalan tüm zeytinleri almak istediklerini belirterek pazarlık yaptıkları, sağlanan anlaşmadan sonra zeytinlerin, sanıkların aracına yüklendiği, sanıklardan …’ün, zeytin yüklü araç ile “Arabaya lastik alacağım” demek suretiyle şikayetçiyi kandırarak olay yerinden uzaklaştığı, diğer sanıkların ise şikayetçiye “Paranı …’de vereceğiz” diyerek şikayetçi ile birlikte …’e gittikleri, ancak orada yine şikayetçiyi bir vesile ile kandırarak yanından kaçtıkları, bu şekilde sanıkların fikir ve irade birliği içerisinde birlikte hareket ederek şikayetçiyi aldatarak menfaat temin ettikleri anlaşıldığından, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “90 gün”, “1800 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.