YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/481
KARAR NO : 2013/14168
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Müşteki vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın duruşmaya katılmayan, 5271 sayılı CMK’nın 238.maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan şikayetçi vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini
layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde banka; 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanığın daha fazla miktarda kredi çekebilmek için kendi maaş bordrosundaki kimlik ve sicil bilgilerini keserek, başkasına ait maaş bordrosunun kimlik ve sicil bilgileri kısmına yapıştırıp bankaya ibraz ettiği, bu şekilde resmi evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği iddia edilmiş ise de; mahkemece yapılan gözlemde, maaş bordrosunun sol üst tarafının kağıt ucundan kaldırıldığında yapışkan olduğunun kolaylıkla anlaşıldığının tespit edilmesi, maaş bordrosu üzerinde yapılan tahrifatın kredi başvurusunu inceleyen banka görevlileri tarafından da ilk bakışta farkedilmesi karşısında, iğfal kabiliyetinin bulunmadığının kabulü ile unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçlardan sanığın beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.