Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1862 E. 2013/15093 K. 08.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1862
KARAR NO : 2013/15093
KARAR TARİHİ : 08.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; … Kömür Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortağı olan sanıkların, 06/02/2006 tarihinde … Koçbank … Şubesi’ne müracaat ederek araç için kredi talebinde bulundukları, genel kredi ve teminat sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede motorlu nakil vasıtasının rehin verileceğinin belirtildiği, şube görevlilerince … Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğüne 06/02/2006 tarihinde … Kömür Tic. ve San. Ltd. Şirketi’ne Kia Marka 2006 model araca rehin şerhi konulması için yazı yazıldığı, yazının elden sanıklara verilerek Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğü’ne götürülmek istendiği, sanıkların belgeyi Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğüne götürmeyerek sahte olarak düzenlenmiş … plakalı araca ait 399233 nolu moturlu araç trafik belgesi, … nolu moturlu araç tescil belgesini bankaya sunup kredi kullanmak suretiyle atılı suçları işledikleri iddia edilmiş ise de; suça konu … plaka sayılı araç üzerine Koçbank tarafından rehin konulduğuna ilişkin şerhin yazılı olduğu ruhsat aslının bulunamadığı, banka tarafından ruhsat fotokopisini alıkoyarak buna göre işlem yapıp kredi verildiği, … plakalı araç üzerine Koçbank lehine hiçbir zaman rehin konulmadığı, bu yönde herhangi bir şerh verilmediği, söz konusu ruhsatın aslı veya tasdikli örneğin de ele geçirilemediği, tasdiksiz fotokopinin sahtecilik suçuna konu olmayacağı, genel kredi ve teminat sözleşmesi ve … 3. Noterliğinin 19 Aralık 2007 tarih 39173 sayılı ihtarnamesi ile tüketici kredileri detaylı ödeme planına göre, sanıkların 47.000 TL lik kredi aldıkları, taksit sayısının 24 olduğu, 08.03.2006 tarihinden başlamak üzere sanıkların borçlarını ödedikleri, 18.12.2007 tarihi itibariyle bankanın 11.195 TL alacağı kaldığı, sanıkların 24 taksitin 19’unu ödemiş olduğu, bu nedenle dolandırıcılık kastlarının da bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.