Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/3316 E. , 2021/6105 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/3316
Karar No : 2021/6105
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … 4- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılardan …’ın 01/06/2013 tarihinde Ankara ili, Çankaya ilçesi, Kızılay semti, Güvenpark bölgesinde, Taksim Gezi Parkına inşası planlanan AVM’yi protesto etmek amacıyla yapılan eylemlerin olduğu yerden iş yerine gitmeye çalıştığı esnada, eylem yapan gruba kolluk görevlilerince müdahale kapsamında kullanılan gaz kapsülünün ayağına isabet ettiğinden bahisle oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık, …için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, eş ……için 10.000,00 TL manevi, çocukları …ve …için 5.000,00’er TL manevi olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; …’ın ayağına isabet eden gaz kapsulü nedeniyle ayağında ağır zararların meydana geldiği, bu durumun da maddi ve manevi yönden mağduriyetine neden olduğu iddia edilmiş ise de, idarenin sorumlu tutulabilmesi için meydana gelen zarar ile idari faaliyet arasında açık, net ve şüpheden uzak bir bağlantının olması, zararın, idarenin direkt bir fiilinden kaynaklanması veya idarenin bu zararın meydana gelmesinde denetim görevini yerine getirmemekle dolaylı bir şekilde zarara sebebiyet vermesi gerektiği, somut olayda ise idareyi sorumlu tutabilmek için davacı …’ın yaralanması sonucu meydana gelen zararın kaynağının idari bir eylem olduğuna yönelik dosyada somut, açık, şüpheden uzak ve net bir delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; davacı …’ın Gezi Parkı eylemleri olarak adlandırılan olaylar devam ederken, bu olaylar kapsamında Ankara ilinde gerçekleşen toplumsal olaylar esnasında Kızılay …Caddesinde yer alan iş yerine gitmeye çalıştığı esnada, protesto gösterisi yapan gruptan olmadığı halde polislerce atılan gaz fişeğinin kendisine isabet etmesi sonucu ayağından yaralandığı, ambulans ile hastaneye kaldırıldığı ve tedavi gördüğü, 6 ay boyunca çalışamadığı, devamında efor kaybı yaşadığı, dava dosyasına olayla ilgili olarak sunulan bilgi ve belgelerin meydana gelen yaralanmanın polis müdahalesi sonucu oluştuğunu ortaya koyduğu halde İdare Mahkemesince mevcut delillere itibar edilmeksizin davanın reddi yönünde karar verildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacıların duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılardan …’ın Ankara ilinde ikamet ettiği, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim İşletme Fakültesine kayıtlı öğrenci olduğu ve 01/06/2013 tarihinde Çankaya ilçesi, Beşevler semtinde bulunan Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi yerleşkesinde saat 14.00’te bahar dönem sonu sınava girdikten sonra Kızılay …Caddesinde bulunan iş yerine gitmek istediği esnada, kamuoyunda Gezi Parkı eylemleri olarak bilinen protesto gösterileri kapsamında Kızılay Güvenpark’ta devam eden eylemler sebebiyle eylemcilere müdahale eden kolluk görevlilerince atılan gaz fişeğinin ayağına isabet etmesi sonucu her iki ayağından da yaralandığı iddia edilmektedir.
Davacılardan …’ın yaralanması sonrası ambulans ile Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülerek tedavi altına alındığı, hakkında düzenlenen Hasta Muayene Formuna göre, ayağına fişek gelmesi sonrasında sol ve sağ ayak topuklarında açık yara olduğu, tedavi altına alınan davacı hakkında düzenlenen Hasta Epikriz Raporuna göre, hastanın 01/06/2013 tarihinde acil servise sedye ile getirildiği, darp sonrası sol ayak posteriorunda 3 cm’lik açık yara ve kalkaneus palpasyonla krepitasyonu (topuğun elle muayenesi sırasında kırık tespit edilmesi) görüldüğü, sağ ayak dorsumunda 2 cm’lik açık yara ve ekstansor tendonların ekspoze (ayağın üstündeki tendonların dışarıya çıkması) olduğu, pelvik ve lomber hassasiyeti olmadığı, çekilen direkt grafide sol kalkaneus posteiror tüberkülde kırık olduğu, 05/06/2013 tarihinde taburcu edildiği bilgilerine yer verilmiştir.
Davacılar tarafından; …’ın esnaf olarak çalıştığı, olay nedeniyle uzun süre tedavi gördüğü ve 6 ay boyunca çalışamadığı, bakıma muhtaç olduğu süre zarfında bakıcı masrafının olduğu, yaralanma sonucu tam iyileşememesi nedeniyle efor kaybının bulunduğu, olaydan …’ın eşi ve çocukları olan diğer davacıların da etkilendiği, oluşan bu zararların kolluk görevlilerinin ağır hizmet kusuru sonucu gerçekleştiği ileri sürülerek, maddi ve manevi zararlarının karşılanması amacıyla 16/09/2013 tarihinde İçişleri Bakanlığına yapılan ön karar başvurusunun İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından …tarih ve …sayılı işlemle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
01/06/2013 tarihinde Gezi Parkı eylemleri kapsamında Ankara ili, Çankaya ilçesi, Kızılay semtinde gerçekleşen olaylara ilişkin kolluk görevlilerince hazırlanan 01/06/2013 tarihli olay tutanağında; 13.30-15.30 saatleri arasında Milli Müdafaa Caddesi, Güvenpark içerisi, otobüs durakları çevresi, Yüksel Caddesi, GMK Bulvarı, Ziya Gökalp Caddesi, Meşrutiyet Caddesi ve Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan, dağılmamakta ısrar eden ve taş, sopa gibi sert cisimlerle polise saldıran şahısların dağılmaları için orantılı şekilde zaman zaman gaz ve su ile müdahalede bulunulduğu, gün boyu yaşanan olaylar kapsamında 29 kişi hakkında yakalama işlemi yapıldığı belirtilmiştir.
Davacılar tarafından dosyaya sunulan, sınav belgesi, vergi levhası, EGO kartı nüshası ve İdare Mahkemesince dava dosyasına getirtilen hasta dosyasına göre; …’ın olay günü saat 14.00’da Beşevler semtinde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim İşletme Fakültesi bahar dönem sonu sınavına girdiği, sınavdan çıktıktan sonra Kızılay’da bulunan iş yerine gitmek için Ankaray vasıtasını kullandığı, ancak Kızılay bölgesinde devam eden toplumsal olaylar nedeniyle Ankaray’dan Demirtepe durağında inerek yürümek zorunda kaldığı, Kızılay AVM önüne geldiğinde bir gaz fişeğinin ayağına isabet etmesi sonucu yaralandığı, Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan …’ın “yaralanma ve kalkaneus kırığı” teşhisiyle hastanede yatarak tedavi gördüğü anlaşılmaktadır.
Öte yandan; Gezi Parkı eylemleri ile ilgili olarak Dairemizde incelenmekte olan diğer dosyalardaki bilgi ve belgelerden; gerek gaz fişeklerinin / kapsullerinin gerekse bu mühimmatın kullanılmasını sağlayan ekipmanın ülkemizde satışa arzının yasak olduğu ve yalnızca güvenlik güçlerinin envanterinde kullanıma hazır ve kayıtlı bulunduğu görülmekte olup; güvenlik güçlerince 01/06/2013 tarihinde, saat 20.00’da tutulan tutanaktan da olay günü göstericilere orantılı şekilde zaman zaman gaz ve su ile müdahale edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, aktarılan bilgi ve belgelerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden; davacılardan …’ın Gezi Parkı eylemleri sebebiyle Ankara’da gerçekleşen olaylar sırasında, göstericiler arasında bulunmamasına rağmen güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu ayağından yaralandığı, bu hususun da, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile hastane raporlarıyla desteklendiği, bir başka ifadeyle davacılar tarafından uğranıldığı iddia olunan zararın idarenin eyleminden kaynaklandığı ve olay nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğu bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; davacılarda meydana geldiği ileri sürülen zararın, idari eylemden kaynaklandığına yönelik dava dosyasında somut, açık, şüpheden uzak ve net bir delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/12/2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyizen incelenen karar hukuk ve usule uygun olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, davacıların temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.