Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/1226 E. , 2021/5580 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/1226
Karar No : 2021/5580
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Uluslararası İnşaat Taahhüt Tic. İth. İhr. Kom. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; Libya’da çeşitli projeler kapsamında yürüttüğü müteahhitlik hizmetleri ile ilgili olarak hak edişlerini alamaması ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sonucu uğradığı zararda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve davalı Bakanlığın, Libya Devleti ile anlaşmazlıklar yaşanması ve bu anlaşmazlıkların giderilmesi amacıyla oluşturulan Türkiye-Libya Karma Ekonomik Komisyonu kararlarına uyulmaması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, söz konusu zararların giderilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 17/05/2016 tarih ve E.59662 sayılı işlemin iptali ile hak edişlerden doğduğu ileri sürülen 275.000,00 TL zararın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uyguladığı faiz oranı üzerinden hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak faizleriyle birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki efektif alış kuru üzerinden Türk lirası karşılığının; teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle doğduğu ileri sürülen 775.000,00 TL zararın, tahsil tarihlerinden itibaren yürütülecek faizleri ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki efektif alış kuru üzerinden Türk lirası karşılığının olmak üzere toplam 1.050.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının uğradığını iddia ettiği zararların Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Devleti arasında yaşanan sorunların çözüme kavuşturulmamasından kaynaklandığı, idarenin yönetsel sorumluluğunun bulunduğu ve kusurlu davranışları nedeniyle zarara uğranıldığı ileri sürülmüşse de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Libya Devleti arasında yaşanan sorunların uluslararası politikaya ilişkin olduğu, Libya Devletinde uzun yıllardır istikrarsızlığın devam etmesi nedeniyle herhangi bir işlem tesis edilemediği ve başka bir müdahalede de bulunulamadığı, kaldı ki davacının uğradığını iddia ettiği zararın ticari ilişkilerinden kaynaklandığı, ticari yatırımlardan kaynaklanan zararların kar-zarar ilişkisi içerisinde ticari riski taşıyan kişi üzerinde kalacağının açık olduğu, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hükümetinin işlem tesis edebilecek karşı muhatabının olmadığı ve yürütme organının uluslararası alanda etki doğuracak işlem veya eylem tesis etme yetkisinin de idari yargı yerlerinin denetimine açık bulunmadığı düşünüldüğünde, davalı idarenin yönetsel sorumluluğundan bahisle zararın tazmini istemine ilişkin davanın, Kanunda sayılan idari dava türlerinden herhangi birine girmediği, öte yandan davacının başvurusuna istinaden davalı idare tarafından “herhangi bir girişimde bulunulamadığı ve bu aşamada tesis edilecek bir işlemin bulunmadığı” yönünde tesis edilen işlemin ise icrai özellik göstermeyen, açıklayıcı mahiyette ve belli bir hukuki durumu belirtmekle yetinen idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olmadığı, tüm bu sebeplerle, icrai nitelik taşımayan davalı idare işlemin iptali ile zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu …. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Türkiye’nin borcunun Libya Halk Cemariyesi tarafından Karma Ekonomik Komisyon toplantılarında her defasında istenildiği, davalı idarenin Libya’da batan müteahhitlerin Merkez Bankasına intikal eden varlıklarının teminat mektupları karşılıklarını Libya Halk Cemariyesine ödemediği için Libya Hazinesinin hak edişlerini rehin tuttuğu, Libya Hazinesine borcunu ödemeyen ve bu sonuca sebep olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ağır kusuru bulunduğu, yabancı şirketlerin hak edişlerini ve malzeme bedelini aldıkları, İstinaf Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğu, idari işlemin olumlu ya da olumsuz olmasının iptal davası açısından öneminin bulunmadığı, işlemin icrailiği değil olumsuz işlemin olması yönünden hukuki değerlendirmenin yapılması ve işlemin iptal edilebilirliğinin incelenmesi gerektiği, hüküm kısmında zararın tazmini ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca idari işlemin uygulanmasından doğan zarara karşı doğrudan tam yargı davası açılabileceğinin göz ardı edildiği iddialarıyla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava, davacı şirket tarafından; Libya’da çeşitli projeler kapsamında yürüttüğü müteahhitlik hizmetleri ile ilgili olarak hak edişlerini alamaması ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesi sonucu uğradığı zararda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve davalı Bakanlığın, Libya Devleti ile anlaşmazlıklar yaşanması ve bu anlaşmazlıkların giderilmesi amacıyla oluşturulan Türkiye-Libya Karma Ekonomik Komisyonu kararlarına uyulmaması nedeniyle hizmet kusuru bulunduğundan bahisle, söz konusu zararların giderilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin …tarih ve E….sayılı işlemin iptali ile hak edişlerden doğduğu ileri sürülen 275.000,00 TL zararın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının uyguladığı faiz oranı üzerinden hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak faizleriyle birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki efektif alış kuru üzerinden Türk lirası karşılığının; teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle doğduğu ileri sürülen 775.000,00 TL zararın, tahsil tarihlerinden itibaren yürütülecek faizleri ile birlikte aynen veya fiili ödeme tarihindeki efektif alış kuru üzerinden Türk lirası karşılığının olmak üzere toplam 1.050.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, sözü edilen nitelikte bir işlemin bulunmaması durumunda davanın reddine karar verileceği düzenlemeleri yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücünün ayrıcalıklarından yararlanarak tesis ettiği ve tek yanlı irade açıklamasının ürünü olan bir işlemin idari davaya konu olabilmesi, kesin nitelik taşıması ve yürütülmesinin zorunlu olmasıyla mümkündür. İlgililerin hukuki durumları üzerinde etki yapabilen, ilgililer için yeni hukuki durumlar yaratan, ilgililerin mevcut hukuki durumlarını değiştiren veya ortadan kaldıran işlemler, yürütülmesi gereken, icrai nitelik taşıyan işlemlerdir. İdarenin belirli konulardaki görüşlerini açıkladığı işlemlerde olduğu gibi muhataplarının hukuki durumları üzerinde etkide bulunmayan işlemler, icrai işlemler olarak nitelendirilemez.
Uyuşmazlıkta, davacının zararın giderilmesi istemli başvurusu üzerine 07/05/2016 tarih ve 59662 sayılı işlemle “Libyadaki istikrarın sağlanamaması nedeniyle Libyada yarım kalan müteahhitlik projelerine devam ettirilmesine, hakediş alacaklarının karşılanmasına ve teminat mektuplarına dair herhangi bir girişimde bulunulamadığı ve bu aşamada tesis edilecek bir işlemin bulunmadığı” cevabı verilmiş olup; bu haliyle dava konusu işlemin, davacının başvurusunu kesin olarak reddeden, dolayısıyla menfaatini etkileyerek icrai sonuçlar doğuran, kesin ve yürütülmesi zorunlu bulunan ve idari davaya konu edilebilecek nitelikte bir işlem olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı şirket, tazminat istemine konu zararı, Karma Ekonomik Komisyonu kararlarının Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri ve davalı idare tarafından uygulanmadığı iddiasına dayandırdığından, tazminat isteminin, Türk ve Libya heyetleri arasında gerçekleştirilen Karma Ekonomik Komisyon kararları araştırılarak uyuşmazlığa konu zararların bu kararların uygulanmamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının, diğer bir ifadeyle zararların oluşumu ile alınan bu kararların uygulanmaması arasında nedensellik bağı olup olmadığının ortaya konulmasının ardından tazminat hukuku ilkeleri uyarınca irdelenmesi sonucu karara bağlanması gerekmektedir.
Bu durumda, işlemin iptali ile zararın tazmini istemiyle açılan davada yukarıda belirtilen araştırmalar yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen …. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın incelenmeksizin reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/11/2021 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacının temyiz isteminin reddedilerek, usul ve hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.