Danıştay Kararı 10. Daire 2017/218 E. 2021/5514 K. 15.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/218 E.  ,  2021/5514 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/218
Karar No : 2021/5514

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 02/11/2003 tarihinde Şirinyer polis karakolunda görevli polis memurları tarafından kötü muamelede bulunulması sonucunda ayağının kırıldığı, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun … tarih ve … sayılı raporuna göre 15 gün işten yoksun kalacak şekilde yaralandığının tespit edildiği, kişilik haklarının ihlal edildiği ileri sürülerek davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, duyduğu manevi elem ve ızdırabın karşılığı olarak 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 09/12/2013 tarih ve E:2010/12002, 2013/8841 sayılı, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki kararın bozulmasına ilişkin kararına uyulmak suretiyle … İdare Mahkemesince; dava konusu olayda tazmini istenilen zararın kötü muamele sonucu uğranılan zarar olduğu, olayla ilgili … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülen davada, … tarih ve K:… sayılı karar ile sanık polisler hakkında 4’er ay 15’er gün hapis cezası ve 2’şer ay 15’er gün memuriyetten men cezası verilerek bu cezanın 2 yıldan az hapis cezasını içermesi ve sanıkların daha önceden kasıtlı suç işlememesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın … Ağır Ceza Mahkemesince 23/07/2009 tarihinde reddi üzerine kararın kesinleştiği, kamu görevlisinin suç niteliğindeki eylemi hizmetten soyutlanamaz ve ayrılamaz nitelikte olduğundan, davacının yaralanmasında davalı idarenin hizmet kusuru olduğu, olayın meydana gelmesinde davacının da kusurunun bulunduğu, davacının bu olay nedeniyle duyduğu acı ve üzüntüyü kısmen de olsun gidermek için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, Ceza Mahkemesinin kararında sanıkların eylemlerini hafif tahrik sonucu işlediğinin belirtildiği ve takdiren 1/4 oranında indirim yapıldığı, öte yandan, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ya da avukatlar tarafından idarelerin vekili sıfatıyla yürütülen davaların idareler lehine neticelenmiş olması halinde, idareler lehine vekalet ücreti takdir edilecek olmakla birlikte, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca idareler lehine vekalet ücreti takdirinin, ancak bu Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girdiği 02/11/2011 tarihinden sonra açılan davalarda söz konusu olabileceği gerekçesiyle manevi tazminat talebinin 20.000,00 TL’lik kısmının kabulüne, 5.000,00 TL’lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının kusurlu hareketi olduğundan zarar veren olay ile idarenin faaliyeti arasındaki illiyet bağının kesildiği, bu nedenle manevi tazminata hükmedilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu, İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek aleyhe olan kısımlarının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacının memleketinden getirdiği üzümleri pazarda satmak istemesi üzerine zabıta görevlileri ile arasında tartışma çıktığı, zabıta görevlilerinin şikayet etmesi üzerine davacının Şirinyer polis karakoluna götürüldüğü, davacının burada görevli polis memurlarının kötü muamelesine maruz kaldığı ve bu kötü muamele sonucunda ayağının kırıldığı, hakkında İzmir Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından 15 gün iş ve güçten yoksun kaldığına ilişkin … tarih ve … sayılı raporun verildiği, davacının suç duyurusunda bulunması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca kötü muamelede bulunduğu iddia edilen polisler hakkında kamu davası açıldığı ve … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülen davada, … tarih ve K:… sayılı karar ile sanık polisler hakkında 4’er ay 15’er gün hapis cezası ve 2’şer ay 15’er gün memuriyetten men cezası verilerek bu cezanın 2 yıldan az hapis cezasını içermesi ve sanıkların daha önceden kasıtlı suç işlememesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın … Ağır Ceza Mahkemesince … tarihinde reddine karar verilmesi üzerine, davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen manevi zararın tazmini istemiyle 11/02/2010 tarihli dilekçe ile davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi sonucu duyduğu manevi elem ve ızdırabın karşılığı olarak 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama Giderleri” başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 332. maddesinde, yargılama giderlerine, mahkemece kendiliğinden hükmedileceği kuralına yer verilmiştir.
02/11/2011 tarih ve 28103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında; “Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Mahkeme Kararının Temyiz İstemine Konu Davanın Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Mahkeme Kararının Temyiz İstemine Konu Davalı İdare Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmemesine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Dava, İçişleri Bakanlığı hukuk müşaviri tarafından temsil ve takip edildiğinden, kısmen ret ile sonuçlanan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından da benimsendiği üzere, 659 sayılı KHK’nın yürürlüğe girmesinden önce açılmış olsa dahi, 659 sayılı KHK’nın yürürlüğünden sonra karar verilmiş olması nedeniyle, ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi zorunlu olup, “ilgili mevzuat” ifadesinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin anlaşılması gerektiği de açıktır.
Bu doğrultuda temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davanın reddedilen kısmı yönünden davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, Mahkeme kararının 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlük tarihi olan 02/11/2011 tarihinden önce bakılmakta olan davanın açıldığı gerekçesiyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik kısmında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.