Danıştay Kararı 10. Daire 2019/11178 E. 2021/6986 K. 28.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/11178 E.  ,  2021/6986 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11178
Karar No : 2021/6986

DAVACI : … Derneği (…)
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … / …
(Mülga …)
2- … Bakanlığı
(Mülga … Bakanlığı)

VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …
3- … Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …

DAVANIN KONUSU : 19/12/2007 tarih ve 26735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 103. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 119. maddesinin, 120. maddesinin 1. fıkrası ile 2. fıkrasının (b) ve (d) bentlerinin, 121. maddesinin 1. ve 2. fıkrası ile 4. fıkrasının (g) ve (ğ) bentlerinin, 122. maddesinin, 167. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının ve Ek 13’te yer alan çizelgenin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelikte, referans alınması gereken TS 12820 Akaryakıt İstasyonları Emniyet Gerekleri Standardına aykırı düzenlemelerin bulunduğu, anılan standarda herhangi bir atıf yapılmadığı, düzenlemelerin kamu güvenliğini ve sağlığını tehdit edici nitelikte bulunduğu ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Davalı … tarafından, yangın öncesinde ve sırasında alınacak tedbirlerin, organizasyonun, eğitimin ve denetimin esaslarının, günümüzün şartlarına ve ihtiyaçlarına uygun, olması gereken şekilde ve muhtevada düzenlenmesi maksadıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı, kamu yararının gözetildiği, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
Davalı … Bakanlığı tarafından, Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin Ulusal Yangından Korunma Birliği tarafından yayımlanan NFPA yayınları ve İngiltere ile Singapur’un yangın ile ilgili yönetmeliklerinden ve standartlarından faydalanılarak ülkemizdeki mevcut binaların durumu, sosyo-ekonomik şartlar, işletme anlayışı ile yangın önlem kültürü göz önünde bulundurularak yangınların en aza indirilmesini ve herhangi bir şekilde çıkabilecek yangının can ve mal kaybının asgari düzeye çekilmesini sağlamak üzere yangın öncesinde ve sırasında alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla çıkarıldığı, her türlü ticari kaygıdan ve şahsi menfaatten uzak olarak kamunun menfaati ve güvenliği gözetilerek hazırlanan Yönetmelikte hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu düzenleme ile insanların can ve mal güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı, üst hukuk normlarına ve kamu yararına uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bozma kararına uyularak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Dava; 19.12.2007 tarih ve 26735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 103/1-a, 119, 120/1-2- b, d, 121/1-2-4-g,ğ, 122, 167/3-4 ve EK-13’ün iptali istemiyle açılmıştır.
7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu’nun Ek-9. maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlar; yangınla mücadele için mevcut personelden ekiplerini kurmak, yangın önleme ve söndürme planlarını hazırlamak, kuruluşun özelliğine göre gerekli araç, gereç ve malzemeyi hazır bulundurmak zorundadır. Gerçek kişiler de yangınla mücadele için gerekli önlemleri alır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlar İçişleri Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca müştereken hazırlanıp Bakanlar Kurulu’nca yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenlenir.” kuralı getirilmiş; 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 33. maddesinde ise; Bakanlığın kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri; tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu belirtilmiş; benzer bir düzenleme de Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 180 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30/A maddesinde yer almıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine dayanılarak, “kamu kurum ve kuruluşları, özel kuruluşlar ve gerçek kişilerce kullanılan her türlü yapı, bina, tesis ve işletmenin, tasarımı, yapımı, işletimi, bakımı ve kullanımı safhalarında çıkabilecek yangınların en aza indirilmesini ve herhangi bir şekilde çıkabilecek yangının can ve mal kaybını en aza indirerek söndürülmesini sağlamak üzere, yangın öncesinde ve sırasında alınacak tedbirlerin, organizasyonun, eğitimin ve denetimin usul ve esaslarını belirlemek” amacıyla çıkarılan ve 19.12.2007 tarih ve 26735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 103/1-a maddesinde,tehlikeli maddelerin depolama hacimlerinin genel özelliklerine yer verilerek topluma açık yerlerde ve konutların altında veya bitişiğinde tehlikeli maddeler ile ilgili olarak yapılan işlerin ilgili standartlarda belirtilen şartlara uygun olması gerektiği belirtilmiş, 119. maddesinde, açıkta yerüstü depolama tankları ile ilgili hükümlere yer verilerek, meskun yerlerden, kara ve demir yollarından uzaklıkla ilgili EK-12/C’ye atıf yapılmış, havuzlamanın kural ve koşulları belirlenerek tanların koruma ve tehlike bölgesi ile ilgili hükümler getirilmiştir. Yönetmeliğin dava konusu 120/1-2-b,d maddesinde, depolama tankları ile ilgili düzenlemelere yer verilerek yeraltı tanklarının depo sahasına ait olmayan arsa ve araziden uzaklığının en az 1 m olması şartı getirilerek bu konuda Ek-12/Ç’deki değerlere göndermede bulunulmuş, korozyona dayanıklı olmayan malzemeden yapılmış yeraltı tanklarının yalıtım tabakası ile korunacağı öngörülmüş, 121/1-2 maddesinde,servis istasyonları kurulurken Yönetmelikte yer almayan hususlar hakkında Karayolları Kenarında Yapılacak ve Açılacak Tesisler Hakkında Yönetmelik ve ilgili standart hükümleriyle, EK-13’de verilen uzaklıklara uyulacağı öngörülmüş, 121/4-g maddesinde, istasyonda bulundurulması gereken tekerlikli yangın söndürme cihazının adeti, ağırlığı ve bulundurulması gereken mesafeler belirlenmiş, 121/4-ğ maddesinde, yönetmeliklere ve standartlara uygun yıldırımdan korunma tesisatı yapılacağı, hükme bağlanmış, 122.maddesinde ise, genel olarak yangından korunma işlemleri sayma yoluyla belirtilmiş, 167/3-maddesinde, tehlikeli maddelerin depolanması ve kullanılması ile ilgili olarak yeraltı tankının kapasitesine göre pompanın, nefesliğin ve dolum ağzı ile tank cidarının. komşu arsa ve yola uzaklık mesafelerine yer verilmiş, 167/4.maddesinde ise bu Yönetmeliğin yürürlüğünden önce yapı ve işletme ruhsatı almış tehlikeli maddelerle ilgili yerlerde, asgari emniyet mesafeleri hariç tutularak yangın güvenliği ve diğer hususlarda bu Yönetmelik hükümlerinin esas alınacağı kurala bağlanmış, EK-13’de ise akaryakıt servis istasyonları ile ilgili asgari emniyet mesafeleri belirlenmiştir.
Davacı tarafından, Yönetmeliğin akaryakıt bayileri ile ilgili kısmının bir takım yükümlülükler getirdiği, akaryakıt istasyonları için güvenlik tedbirlerinin ortak bir düzenleme ile belirlenmesi gerekirken TS 12820 Akaryakıt İstasyonları Emniyet Gerekleri Standartında ayrı, dava konusu Yönetmelikte ayrı düzenlenmesinin doğru olmadığı, iptali istenilen maddelerde belirlenen asgari güvenlik mesafelerinin TS 12820 standardına göre belirlenmesi gerektiği halde dava konusu madde hükümlerinde standart hükümlerinin esas alınmadığı gibi belirtilen standarda da herhangi bir atıf yapılmadığı dolayısıyla Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerindeki düzenlemelerin, standarta uygun olarak yeniden yapılması gerektiği öne sürülerek dava konusu maddelerin iptali istenilmekktedir.
TS 12820 standardında yer verilen asgari emniyet mesafeleri incelendiğinde, söz konusu standartta 2002 yılında bazı mesafeler daha yüksek iken 2004 ve 2006 yıllarından yapılan değişiklikler ile bu mesafelerin düşürüldüğü, standardın en son hali ile dava konusu Yönetmelikteki asgari emniyet mesafeleri karşılaştırıldığında Yönetmelikte yer verilen güvenlik mesafelerinin TS 12820 standardında yer alan mesafelere göre daha güvenlikli bir seviyede olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu Yönetmelik hükümlerinin TS 12820 standardına göre eksik ve yangından korunma tedbirleri ve diğer tedbirler yönünden yetersiz olduğu yolundaki davacı iddialarında isabet görülmemektedir. Öte yandan Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin normlar hiyerarşisi açısından TS 12820 standardından daha üst bir norm olması nedeniyle anılan standart hükümlerine uyulması gerektiğine ilişkin davacı iddiasına da itibar etme olanağı bulunmadığı gibi Yönetmeliğin 5/3,101/1 ve 121/1 maddeleri incelendiğinde, Yönetmelikle tanımlanmamış ve açıklık gereken hususlar ile Yönetmelikle hüküm bulunmayan hallerde Türk Standartları ile Avrupa Standartlarına ve diğer ilgili standartlara uyulacağının belirtilmesi nedeniyle davacının TS 12820 standartına atıf yapılmadığı yönündeki savı da yerinde değildir.
Bu durumda, yangınların ve olası bir yangın anında can ve mal kaybının en aza indirilmesi ve yangın anında ortaya çıkabilecek riskleri ortadan kaldırmak amacıyla kamu güvenliği, imar mevzuatı gereğince uyulması gereken yapı çekme mesafeleri ve mülkiyet hakları gözönünde bulundurularak akaryakıt istasyonları yönünden uyulması gereken asgari güvenlik mesafelerini ve tedbirlerini belirleyen Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin dava konusu madde ve hükümlerinde, dayanağı Yasa hükümlerine, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 16/10/2012 tarih ve E:2008/2501, K:2012/4970 sayılı, dava konusu Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 120. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi, 121. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendi, 167. maddesinin 3. fıkrası ile EK-13’te yer alan çizelgelerin iptali, Yönetmeliğin dava konusu diğer maddeleri yönünden davanın reddi yolundaki kararının iptale ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 06/07/2017 tarih ve E:2014/450, K:2017/2776 sayılı kararıyla anılan kısmının bozulması, davacının karar düzeltme isteminin de 03/04/2019 tarih ve E:2017/3800, K:2019/1517 sayılı kararla reddedilmesi üzerine, bozulan kısma hasren yapılan inceleme sonucu gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Dava, 19/12/2007 tarih ve 26735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 103. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 119. maddesinin, 120. maddesinin 1. fıkrası ile 2. fıkrasının (b) ve (d) bentlerinin, 121. maddesinin 1. ve 2. fıkrası ile 4. fıkrasının (g) ve (ğ) bentlerinin, 122. maddesinin, 167. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının ve Ek 13’te yer alan çizelgenin iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu’nun, dava konusu düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlükte olan haliyle Ek- 9. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların, yangınla mücadele için mevcut personelden ekiplerini kurmak, yangın önleme ve söndürme planlarını hazırlamak, kuruluşun özelliğine göre gerekli araç ve malzemeyi hazır bulundurmak zorunda oldukları, gerçek kişilerin de yangınla mücadele için gerekli önlemleri alacağı; bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususların İçişleri Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca müştereken hazırlanıp Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenleneceği kuralı getirilmiş; yine dava konusu düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlükte olan haliyle 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 33. maddesinde ise, Bakanlığın kanunla yerine getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri; tüzük yönetmelik, tebliğ, genelge ve diğer metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu belirtilmiş; benzer bir düzenlemeye dava konusu düzenlemenin yayım tarihinde yürürlükte olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında 180 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 30/A maddesinde de yer verilmiştir.
Dava konusu düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlükte olan haliyle 132 sayılı Türk Standartları Enstitüsü Kuruluş Kanunu’nun 1. maddesinin 1. fıkrasında, her türlü madde ve mamüller ile usul ve hizmet standartlarını yapmak amacıyla “Türk Standartları Enstitüsünün” kurulduğu belirtilmiş; 3. fıkrasında, yalnız Türk Standartları Enstitüsü tarafından kabul edilen standartların “Türk Standardı” adını alacağı hükme bağlandıktan sonra aynı maddenin 4. fıkrasında, bu standartların ihtiyari olduğu, standardın ilgili olduğu Bakanlığın onayı ile mecburi kılınabileceği, bir standardın mecburi kılınabilmesi için “Türk Standardı” olmasının şart olduğu, mecburi kılınan standartların Resmi Gazete’de yayımlanacağı düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 2. maddesinin (A), (B) ve (C) bentlerinde, her türlü standartları hazırlamak veya hazırlatmak, Enstitü bünyesinde veya hariçte hazırlanan standartları tetkik ve uygun bulduğu takdirde Türk Standartları olarak kabul etmek, kabul edilen standartları yayınlamak ve ihtiyari olarak uygulanmalarını teşvik etmek, mecburi olarak yürürlüğe konmalarında fayda görülenleri, ilgili bakanlığın onayına sunmak Türk Standartları Enstitüsünün görevleri arasında sayılmış olup; Kanun’un 6. maddesinde, Enstitüce hazırlanan Standartların kabulünün ve bunlardan zorunlu olarak yürürlüğe konmaları gerekenlerin Teknik Kurulca belirleneceği öngörülmüştür.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine dayanılarak, “kamu kurum ve kuruluşları, özel kuruluşlar ve gerçek kişilerce kullanılan her türlü yapı, bina, tesis ve işletmenin, tasarımı, yapımı, işletimi, bakımı ve kullanımı safhalarında çıkabilecek yangınların en aza indirilmesini ve herhangi bir şekilde çıkabilecek yangının can ve mal kaybını en aza indirerek söndürülmesini sağlamak üzere, yangın öncesinde ve sırasında alınacak tedbirlerin, organizasyonun, eğitimin ve denetimin usul ve esaslarını belirlemek” amacıyla dava konusu Yönetmelik çıkarılmıştır.
Yönetmeliğin dava konusu 120. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi, 121. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendi, 167. maddesinin 3. fıkrası ile EK-13’te yer alan çizelgenin incelenmesi:
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin dava konusu edilen 120. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, (Ek-12/ç sayılı eke atıf yapılmak suretiyle) yeraltı tanklarının hacmine göre komşu arsa sınırına, ana trafik yollarına veya demir yollarına uzaklık ve tankların birbirleri arasındaki uzaklık değerleri; 121. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendi, 167. maddesinin 3. fıkrası ile EK-13’te yer alan çizelgede ise, akaryakıt istasyonlarında bulunması gerekli cihazların nitelikleri ile ilgili olarak daha önce Türk Standartları Enstitüsü tarafından mecburi standart olarak belirlenen TS 12820 Akaryakıt İstasyonları Emniyet Kuralları Standardından farklı düzenlemeler getirilerek anılan standartta yer alan emniyet mesafeleri artırılmıştır.
TS 12820 “Akaryakıt İstasyonları Emniyet Gerekleri Standardı”, Türk Standartları Enstitüsü’nün Petrol İhtisas Grubu tarafından, motorlu kara ve deniz taşıtlarına akaryakıt ikmalinin yapıldığı sabit istasyonlar ile ilgili emniyet gereklerini belirlemek amacıyla, milli ihtiyaç ve imkanlarımız ön planda olmak üzere, milletlerarası standartlar ve ekonomik ilişkilerimiz bulunan yabancı ülkelerin standartlarındaki esaslar da göz önünde bulundurularak ve bilimsel kuruluşlar, üretici/imalatçı ve tüketici durumundaki konunun ilgililerinin görüşleri alınarak hazırlanmış; Teknik Kurulca standart olarak kabul edilmiş, mecburi standart tebliği olarak yayımlamak üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığının onayına sunulmuş ve anılan Bakanlıkça söz konusu standart 20/05/2007 tarih ve 26527 sayılı Resmi Gazete’de “Mecburi Standard Tebliği” olarak yayımlanmıştır.
Söz konusu mecburi standart ile getirilen emniyet mesafeleri ile ilgili kuralların uyulması gerekli “asgari” kurallar olduğu dikkate alındığında, bu standardın altına düşülmemek kaydıyla, yukarıda metnine yer verilen 7126 sayılı Kanun’un Ek 9. maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, kendi görev alanlarını ilgilendiren bir konuda, kanunen yerine getirmekle yükümlü oldukları bir hizmete ilişkin olarak düzenleme yapılmasında ve TSE standardından farklı koşullar getirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen 120. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendindeki “Tankların meskun yerlere uzaklığı ile kendi aralarındaki uzaklık için Ek-12/Ç’deki değerler esas alınır.” cümlesinde yer verilen Ek-12/Ç sayılı ekinin Danıştay Onuncu Dairesinin 04/05/2011 tarih ve E: 2008/3133, K: 2011/1728 sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş ise de, bu kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 10/12/2014 tarih ve E:2012/54, K:2014/4861 sayılı kararı ile Yönetmeliğin Ek-12/Ç sayılı ekinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle bozulduğu, bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 06/07/2017 tarih ve E:2015/3925, K:2017/2775 sayılı kararı ile reddedildiği, bunun üzerine de Danıştay Onuncu Dairesi tarafından 28/12/2021 tarih ve E:2018/76, K:2021/6624 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, Yönetmeliğin ilgili maddelerinde yer verilen güvenlik mesafelerinin TS 12820 Standardında yer alan mesafelere göre güvenlik endişesiyle artırıldığı ve davacı tarafından da Yönetmelikte yer alan düzenlemenin TS 12820 standardına uygun hale getirilmesi amacıyla Yönetmeliğin iptalinin istenildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, yangınların ve olası bir yangın anında can ve mal kaybının en aza indirilmesi ve yangın anında ortaya çıkabilecek riskleri ortadan kaldırmak amacıyla kamu güvenliği ve imar mevzuatı gereğince uyulması gereken yapı çekme mesafeleri göz önünde bulundurularak yeraltı tankları ve akaryakıt istasyonları yönünden uyulması gereken asgari güvenlik mesafelerini ve tedbirlerini belirleyen Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 120. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi, 121. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendi, 167. maddesinin 3. fıkrası ile EK-13’te yer alan çizelgede hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 19/12/2007 tarih ve 26735 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 120. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi, 121. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendi, 167. maddesinin 3. fıkrası ile EK-13’te yer alan çizelgenin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarelerce yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacıdan alınarak aidiyetine göre davalı idarelere verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.