Danıştay Kararı 10. Daire 2019/3017 E. 2021/6170 K. 13.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/3017 E.  ,  2021/6170 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/3017
Karar No : 2021/6170

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- ..
5- …
6- ….
7- …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. …

İSTEMLERİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların yakını olan …’ın Hakkari ili, Merkez ilçesinde bulunan ..Camii imam hatibi olarak görev yapmakta iken, … tarihinde sabah namazı için görev yaptığı camiye gittiği esnada gerçekleştirilen terör saldırısı sonucu hayatını kaybetmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık eş … için 50.000,00 maddi (miktar artırımı ile artırılan 268.548,68 TL), 40.000,00 TL manevi, çocuklardan …. için 25.000,00 TL (miktar artırımı ile artırılan 68.391,40 TL) maddi, 35.000,00 TL manevi, diğer çocukların her biri için ayrı ayrı 25.000,00’er TL maddi, 35.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi ve idareye yapılan ön karar başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacılar yakını …’ın Hakkari ili, Merkez ilçesi, … Camiinde görevli iken gençleri sokak eylemlerinden uzak tutmaya yönelik çalışmalarından dolayı terör örgütünün hedefi haline geldiği ve görev yaptığı camiye gitmekteyken terör örgütünce silahlı saldırıya uğradığı, yürüttüğü kamu hizmetinin neden ve etkisiyle hedef haline gelerek yaşamını yitirdiği sonucuna varıldığından, yakınları olan davacıların uğradığı özel ve olağan dışı zararın, kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca davalı idare tarafından karşılanmasının hakkaniyet gereği olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile müteveffanın eşi …’a 247.507,51 TL maddi, 40.000,00 TL manevi; kızı …’a 57.870,81 TL maddi, 20.000,00 TL manevi; çocukları olan diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 305.378,32 TL maddi, 160.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, hesap bilirkişisi raporunda TRH 2010 tablosu kullanılması gerekirken PMF tablosu kullanılmasının hatalı olduğu, nakdi tazminat ödemelerinin yarar olarak düşülmemesi gerektiği, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, olay 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığından davacılara 22.500,00 TL maddi tazminat önerildiği, Mahkemenin komisyon yerine geçerek maddi tazminata hükmetmesinin hukuka aykırı olduğu, 5233 sayılı Kanun’un sadece maddi zararın karşılanmasına yönelik olduğu, manevi tazminatı düzenlemediği, bu nedenle davacılar lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından, nakdi tazminat ödemelerinin mahsup edilemeyeceği iddiası ile kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği yönündeki iddianın hukuki dayanaktan yoksun olduğu savunulmaktadır.
Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın kısmen gerekçeli olarak onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Davacıların murisi olan … Hakkari ili, Merkez ilçesi, … Camii imam hatibi olarak görev yapmaktayken … tarihinde sabah namazı için görev yaptığı camiye gittiği esnada terör örgütü mensubunca düzenlenen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir.
Müteveffa …, Sosyal Güvenlik Kurumu’nca 11/11/2011 tarih ve 232 sayılı karar ile vazife malulü kabul edilmiş ve hakkında 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Olayla ilgili olarak müteveffanın davacı eşi …’a 15.208,21 TL çocuklarının (6) her birine 7.604,10 ‘ar TL nakdi tazminat ödenmiştir.
Ayrıca 15/09/2010 tarihinden itibaren davacılara 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü dul ve yetim aylığı bağlanmıştır.
Davacılar tarafından, murislerinin ölümü olayında idarenin sosyal risk ilkesi gereği sorumluluğunun bulunduğundan bahisle idareye yapılan ön karar başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İdare Mahkemesince kusursuz sorumluluk ilkesi gereği davacıların uğradığı zararların idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun “Yardım” başlıklı 21. maddesinde, “Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir…” hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un ”Aylık bağlanması” başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden, ölenlerin kendilerine bağlanması gereken görev malullüğü aylığının, dul ve yetimlerine intikal ettirileceği, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılmak suretiyle ödeneceği; “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanan emekli aylığının uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan … İle …’ın Maddi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Olayda, davacıların murisinin Hakkari ili, Merkez ilçesi, … Camii imam hatibiyken uğramış olduğu terör saldırısı sonucunda hayatını kaybetmesi nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre davacılara, yakınlarının görevdeki emsalinin maaşından az olmamak kaydıyla, bir başka ifade ile görevdeki emsalinin görev aylığı kadar vazife malullüğü (dul ve yetim) aylığı bağlandığı, ayrıca davacılara 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği dikkate alındığında, davacıların aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, 3713 ve 2330 sayılı Kanunlar uyarınca davacılara yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alınarak davanın maddi tazminata ilişkin kısmının tamamının reddine karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınacak nitelik ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü yolunda verilen kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
B) İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan … İle … Maddi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare Mahkemesince, davacılardan … ile …’ın maddi tazminat istemlerinin, bilirkişi raporu ile Mahkemelerince hesaplanan destekten yoksun kalma zararını aşan kısmının reddine karar verilmiş olup; olayda davacılara 3713 ve 2330 sayılı Kanunlar uyarınca yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alındığında, davacıların olayda maddi zararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmekte ise de; kararın bu kısmında sonucu itibariyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
C) İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan …’ın Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmı İle Diğer Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmı Ve Davacılardan .. İle … Dışında Kalan Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın ilgili kısımları usûl ve hukuka uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Ç) İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi zarar, kişinin fizik yapısının ve iç huzurunun bozulmasını, yaşama gücünün ve sevincinin azalmasını, kişilik haklarının zedelenmesini, şeref ve haysiyetinin rencide edilmesini, duyulan acı ve ızdırabı, kişinin günlük yaşamını zorlaştıran her türlü üzüntü ve sıkıntıyı ifade etmekte, fiziki veya manevi acılar duyan, ruhsal dengesi bozulan, yaşama sevinci azalan kişinin manevi yönden zarara uğramış olduğu kabul edilmektedir.
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi ve manevi huzuru sağlamayı amaçlar.
Olayda müteveffa …’ın ölümü olayında müteveffanın çocukları olan davacılar lehine hükmedilen 20.000’er TL’lik manevi tazminat tutarlarının olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve ızdırabı kısmen de olsa karşılayacak düzeyde olmadığı anlaşıldığından kararın bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin, davacılardan … dışında kalan diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısım yönünden kabulüne, diğer kısımlar yönünden reddine,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin, davacılardan … ile ….’ın maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısım yönünden kabulüne, diğer kısımlar yönünden reddine,
3. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı temyize konu kararının;
a) Davacılardan … dışında kalan diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmı ile davacılardan … ile …’ın maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) Davacılardan …’ın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısım ile diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı ve davacılardan … ile …. dışındaki diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine ilişkin kısımlarının ONANMASINA,
c) Davacılardan … ile …’ın maddi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.