Danıştay Kararı 10. Daire 2019/6831 E. 2021/5640 K. 18.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/6831 E.  ,  2021/5640 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6831
Karar No : 2021/5640

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-…
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
VEKİLLERİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
(… Kurumu)
VEKİLİ : …

İSTEMİN_KONUSU : Davacıların murisi olan … ‘in 03/04/2013 tarihinde rahatsızlanması üzerine götürüldüğü Halis Toprak Vakfı Lice Devlet Hastanesi’nde gerekli müdahalenin zamanında yapılmaması sonucu vefat etmesine sebebiyet verildiğinden bahisle olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık her bir davacı için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi ve her bir davacı için ayrı ayrı 125,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla) tazminatın eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesi’nce davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olaya ilişkin olarak alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, müteveffanın şiddetli baş ağrısı, kusma, bilinç kaybı şikayetiyle Halis Toprak Vakfı Lice Devlet Hastanesine saat kaçta getirildiği, ne kadar süre burada kaldığı ve hangi saatte sevkinin yapılarak Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine gönderildiği hususu üzerinde durulmadığı, bu gibi hastalıklarda zamanın önemi ve hastalığın tanı ve tedavisine olan etkisinin hiç bir şekilde değerlendirilmediği, raporun bu yönüyle eksik olduğu, bu nedenle hükme esas alınan Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunun gerçeği yansıtmadığı, objektif olmadığı, müteveffanın durumunun iyi olmadığının yakınlarının defalarca dile getirmesine rağmen doktorlar tarafından hiç bir müdahalede bulunulmadığı, sevk etmeleri istenmesine rağmen yetkilerinin olmadığı ve ambulans veremeyecekleri cevabının alındığı, beyin kanaması geçirmekte olan yakınlarını saat 07:00 de Halis Toprak Vakfı Lice Devlet Hastanesine getirdikleri halde, saniyelerin bile önem arz ettiği bu hastalıkta hastanın ancak aradan dört saat geçtikten sonra yani saat 11:00 de Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, doktorlardan …’in beyanında hastanın 07:00 da başvurmasına rağmen konsültasyonun 09:30 da gerçekleştiği, acil müşahede odasında olan hastayı bizzat giderek muayene ettiği, muayenede hastanın kafasının üst ve ön kısmında ağrı olduğu ve ağrısının verilen ilaçlara rağmen geçmediği, hastanın takip esnasında bulantı kusma gelişmesi ve bilincinin bulanıklaştığının görüldüğü ve acil hekimin değerlendirilmesi ile SVH şüphesi nedeni ile üst bir merkeze sevk edildiğinin ifade edildiği, bu beyanlardan hastanın erken bir saatte hastaneye başvurmuş olmasına rağmen durumundan şüphelenildiği ve en kısa sürede sevkedilmesi gerektiği halde doktorlar tarafından zamanında sevk edilmediği, bu nedenle de tanı ve tedavisinin geciktiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na Ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığı cihetle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca taraf sıfatını haiz bulunduğundan bakılan davada hasım mevkiine alınan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 203/1-ğ maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na Ekli (I) sayılı cetvelden çıkartılarak anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin 184. maddesi ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü adıyla Sağlık Bakanlığı’nın hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı anlaşıldığından, dosya Sağlık Bakanlığı husumetiyle ele alınıp, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenerek dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.