Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/6837 E. , 2021/5644 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6837
Karar No : 2021/5644
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı
(Mülga …Kurumu)
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : 25/06/2013 tarihinde Aliağa Devlet Hastanesi’nde davacıya yapılan iğne (enjeksiyon) nedeniyle sağ bacağında siyatik sinir hasarı meydana gelmesi olayında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle oluşan zararlara karşılık 100.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 300.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, …İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararın davacı tarafından esas yönünden, davalı idare tarafından vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Aliağa Devlet Hastanesi’nde yapılan iğne (enjeksiyon) nedeniyle zarara uğradığı, acilde görevli doktorun kendisini muayene ettiği ve hemşirelerden birisine iğne yapılması gerektiğini söylediği, iğne vurulduktan sonra sağ bacağını kalçadan aşağı hissetmemeye başladığı, Menemen Devlet Hastanesi’nde yapılan EMG tetkikinde siyatik sinir tanısı konulduğu, dejenarasyon saptandığı, idarenin olay gününe ait hastane kaydının olmadığını beyan ettiği, olay tarihi itibarıyla hastane kayıtlarının silinmesi veya tutulmamasının haklılığını etkilemeyeceği, idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiği, kendi beyanının tek başına delil teşkil etmesi gerektiği, hastaneye giriş kayıtlarının hastane tarafından tutulmadığı ya da silindiğinden sunulmadığı fakat Mahkeme tarafından delil yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği bu durumun hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesince, manevi tazminat için ayrı maddi tazminat için ayrı ve nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yalnızca tek bir maktu vekâlet ücretine hükmolunmasında hukuki isabet bulunmadığı, İdare Mahkemesi kararının salt bu bakımdan sınırlı olmak üzere temyizen incelenerek vekâlet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiğinin savunmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığı cihetle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca taraf sıfatını haiz bulunduğundan bakılan davada hasım mevkiine alınan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 203/1-ğ maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelden çıkartılarak anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin 184. maddesi ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü adıyla Sağlık Bakanlığı’nın hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı anlaşıldığından, dosya Sağlık Bakanlığı husumetiyle ele alınıp, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenerek dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.