Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/6838 E. , 2021/5998 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6838
Karar No : 2021/5998
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ….
VEKİLİ : Av. ….
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …. Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : Davacının babası …’nun … Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde … tarihinde yapılan ameliyat sonrası … tarihinde ölümü olayında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 20.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davacı tarafından esas yönünden, davalı tarafından vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ceza soruşturması aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınamayacağı, raporda gerekçe olmadığı, sadece hekimlere kusur atfedilemeyeceği ifadesi ile yetinildiği, üniversitelerin ana bilim dallarından seçilecek uzmanlardan oluşacak bilirkişilerden rapor alınması gerektiği, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun raporunda ölüm sebebinin ameliyat sırasında meydana gelen sebebi belirlenemeyen arrest olarak açıklandığı, cerrahi ve anestezi hekimlerine kusur atfedilemeyeceği görüşünün hukuken ve fiilen dayanağının bulunmadığı, hasta hakkında düzenlenen epikirizde soy geçmişi bölümünün hemen altında kötü alışkanlıkla ilgili bir bölüm olmasına karşın bu bölümün boş bırakıldığı, yatışı sırasında bu konuda hastaya soru sorulmadığı, “Anestesi Öncesi Değerlendirme Formu” başlıklı belge üzerinde de sistem sorgularının en alt kısmında diğer başlıklı bölümde, hastanın madde kullanımına ilişkin soru sorulduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, bu nedenle doktorların polisteki ifadelerinin bu yönüyle çelişkili olduğu, hem plastik cerrahi uzmanı hemde anestezi ve reanimasyon uzmanı tarafından hastaya madde bağımlılığı ya da kötü alışkanlık hakkında soru sorulmadığı, ameliyat esnasında sıkıntı olunca hasta yakınlarına sorulduğu ve onlar tarafından uyarıcı madde kulanım öyküsünün verildiği, eğer durum netleştirilseydi ameliyattan önce kanda uyuşturucu düzeyinin belirlenip yeterli süre beklendikten sonra ameliyata alınacağı, bu yönden hizmetin eksik olduğu, ameliyattan önce imzalatılan onamın matbu olduğu, mevzuat gereği tam anlamıyla aydınlatılma olarak değerlendirilemeyeceği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden ayrı ayrı nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, vekâlet ücreti yönünden kararın düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği; davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle tahsil edilmeyen temyiz yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, davalı idare tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davalıya iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.