Danıştay Kararı 10. Daire 2019/6868 E. 2021/4888 K. 19.10.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/6868 E.  ,  2021/4888 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6868
Karar No : 2021/4888

TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- …
2- …

DİĞER DAVACI : …’a velayeten … ve …
VEKİLLERİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
(Mülga … Kurumu)
VEKİLLERİ : Huk. Müş. …, Huk. Müş. Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacılardan … ve … ile davalı idare tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan …’nın 01/04/2015 tarihinde Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesinde yapılan ameliyatı sırasında ameliyat masasının üzerindeki lambanın koruyucu bölümünün yerinden çıkması sonucu vücudunda yanıklar oluşması olayında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle baba … için yapılmış ve yapılacak bakım harcamalarının karşılığı 1.000,00 TL maddi tazminatın, anne … için yapılmış ve yapılacak bakım harcamaları ile refakat nedeniyle sözleşmeli öğretmenlik mesleğini bırakmak zorunda kalması sonucu oluşan gelir azalışı karşılığı 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ve her bir davacı için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi, belge ve raporlar birlikte ele alındığında, meydana gelen olayın davalı kurumun tıbbi cihazlarının bakım-onarım, kalibrasyon ve tamir iş ve işlemlerinden sorumlu birimlerinin kusurundan kaynaklandığı, bu durumda, hizmetin sunumunda kullanılan araç ve gereçleri hizmete uygun olarak hazır bulundurmadığı görülen idarenin, davacıların maddi ve manevi zararlarından hizmet kusuru nedeniyle hukuksal sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı Beyhan yönünden, kişisel tercihi sonucu gelir elde ettiği işini bırakması nedeniyle davalı idarenin hizmet kusuru ile gelir azalışı arasında doğrudan bir nedensellik bağı bulunmadığı, davalı idarenin bu nedenle uğranılan gelir kayıpları karşılığı maddi zarardan hukuksal olarak sorumlu tutulamayacağı, yine olayın oluşu, baba …’nın görevi nedeniyle ailesiyle aynı kentte yaşamıyor oluşu ve davacıların çocuğunun yanık yarası sonrası tedavi ve bakım süreci göz önünde bulundurulduğunda, davacıların ortak çocuklarının yanık tedavisinin maddi ve manevi bakımının gerektirdiği ulaşım, tıbbi bakım ve malzeme giderleri karşılığı gider artışlarının gerçek tutarlarının ortaya konulması bakımından Mahkemenin ara kararlarına rağmen gerçekleşmiş zararlara yönelik bilgi ve belge sunulmadığı, tedavi sürecinin olası giderlerine yönelik olarak Mahkemece araştırma yapılmasının istendiği, davacıların gider artışlarından kaynaklanan gerçek zararlarını ortaya koymadığı, Mahkemece davacıların kanıtlama yükümlülüğü bulunan maddi zararlarını kanıtlayamamış olmaları nedeniyle olası giderlere yönelik bir inceleme ve hesaplama yapılmasına gerek görülmediği, buna karşın, davacıların ortak çocuklarının yarası, iyileşme süreci ve süresi göz önünde bulundurulduğunda, sürecin davacılar yönünden olağan dışı ve kişisel gider artışlarına neden olacağının yaşamın olağan akışının bir sonucu olarak kabulü gerektiğinden, yaranın iyileşme süreci, yatarak tedavi süresi boyunca davacıların olağan dışı gider artışları karşılığında her biri için takdiren 1.000,00’er TL maddi zararlarının davalı idarece tazmini gerektiği, davacıların olay nedeniyle yaşadıkları acı, endişe, korku ve üzüntü karşılığında, küçük … için 20.000,00 TL, anne … için 5.000,00 TL ve baba Mustafa için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılardan … ve … tarafından, çocuğun vücudundaki yanık izlerine yönelik oprerasyonların maliyetinin araştırılmadığı, bu yönden eksik inceleme yapıldığı, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, zarar doğuran olayın, sağlık personelinin gayretleri ile kontrol edilmesi ve önlenmesi mümkün olmayan sebeplerden dolayı gerçekleştiği, olay nedeniyle davalı idare ve personeline kusur atfedilemeyeceği, maddi tazminata hükmedilebilmesi için zararın kesin ve gerçekleşmiş olması gerektiği, aksi yöndeki kararın tazminat hukuku prensiplerine aykırı olduğu, manevi tazminata alelade hizmet kusuru bulunması halinde hükmedilemeyeceği, ağır hizmet kusurunun bulunması gerektiği, hükmedilen tazminatın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY_TETKİK_HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın, davanın kabulüne ilişkin kısmının onanması, davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığı cihetle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca taraf sıfatını haiz bulunduğundan bakılan davada hasım mevkiine alınan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 203/1-ğ maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na ekli (I) sayılı cetvelden çıkartılarak anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin 184. maddesi ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü adıyla Sağlık Bakanlığı’nın hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı anlaşıldığından, dosya Sağlık Bakanlığı husumetiyle ele alınıp, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenerek dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Davacılardan küçük …’ın, annesi …’ın refakatinde 01/04/2015 tarihinde Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi üroloji servisine başvurduğu, burada yapılan muayene ve tetkiklerin ardından inmemiş testis tanısı konularak aynı gün ameliyata alındığı, ameliyathanede hastanın hazırlanması aşamasında, ameliyat masasındaki lambanın koruyucu bölümünün yerinden çıkması sonucu kasık, penis ve scrotum bölgelerinde 1., 2. ve 3. derecede yanık oluştuğu, inmemiş testis ameliyatı ertelenerek plastik cerrahi servisinde yanık nedeniyle takip ve tedavisine başlandığı, 04/05/2015 tarihinde önerilerle taburcu edildiği, akabinde davacılar tarafından 07/05/2015 kayıt tarihli dilekçeyle olay nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun 29/05/2015 tarihli yazı ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, aynı Hastanenin 01/04/2016 tarihli durum bildirir raporuna göre de küçüğün sol kasık bölgesinde 12×12 cm boyutlarında kalıcı olgunlaşmış yanık izi bulunduğu anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

A) Temyiz İstemine Konu Kararın, Davanın Kabulüne (Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne, Davacılardan …’ın Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne, … İle …’ın Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne) İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
İdare ve vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davanın kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyiz İstemine Konu Kararın, Davanın Reddine (Davacılardan Beyhan Aslan İle Mustafa Aslan’ın Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Reddine) İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:

Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Temyiz konusu Mahkeme kararında, davacılardan … ile …’ın dava konusu olay nedeniyle ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL’lik manevi tazminat isteminin 10.000,00 TL’lik kısmı kabul edilmiş ise de; manevi tazminatın ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, adı geçen davacıların küçük çocuklarının inmemiş testis ameliyatına girecekken ameliyathanede hazırlanması aşamasında, ameliyat masasındaki lambanın koruyucu bölümünün yerinden çıkması sonucu kasık, penis ve scrotum bölgelerinde 1., 2. ve 3. derecede yanıklar oluştuğu, olay nedeniyle bir aydan fazla yatarak takip ve tedavisinin yapıldığı, yanık nedeniyle sol kasık bölgesinde 12×12 cm boyutunda kalıcı iz meydana geldiği, tedavi sürecinde eğitim hayatına devam edemediği, küçüğün kişisel bakım ve ihtiyaçlarının davacı anne ve baba tarafından karşılandığı, bu süreçte kalıcı cinsel fonksiyon kaybı endişesi yaşanmasının da kaçınılmaz olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacılardan … ile …’ın manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesince manevi tazminat istemlerinin 30.000,00 TL’lik kısmının reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacılardan … ile …’ın maddi tazminata yönelik temyiz istemlerinin reddine, manevi tazminata yönelik temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davanın kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.