Danıştay Kararı 10. Daire 2019/7088 E. 2021/5923 K. 29.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/7088 E.  ,  2021/5923 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7088
Karar No : 2021/5923

DAVACI : …Birliği
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN_KONUSU : 28/09/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile anılan fıkraya, 21/04/2010 tarih ve 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile eklenen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, yapılan düzenlemeler ile belediyelere kanunla verilmeyen yeni mükellefiyetler getirildiği, bu durumun düzenlemenin dayanağı olan 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 7. fıkrasına, 5393 sayılı Belediye Kanunu’na, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’na ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na aykırı olduğu, İçişleri Bakanlığı vasıtasıyla Belediyelere yeni görevler verilmesinin hukuki olmadığı, istenilen kimlik ve meslek bilgilerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikle istenilen belgelerle uyumlu olmadığı, yönetmelikle düzenlenmesi gereken bir konunun tebliğle düzenlendiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ_SAVUNMASI : Öncelikle, usule ilişkin olarak davacının subjektif ehliyetinin bulunmadığı, istenilen bilgilerin 5510 sayılı Kanun uyarınca Kuruma verilmesinin yasal zorunluluk olduğu, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde, Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşların, Kurumca sağlanacak elektronik alt yapıdan yararlanmak suretiyle Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettikleri kişileri Kuruma bildirmekle yükümlü oldukları ve bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasların tebliğ ile düzenleneceği hükümlerine yer verildiği, bu nedenle dava konusu Tebliğ’de hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 28/09/2008 tarihli Tebliğ’in (a) ve (c) bentleri’nin iptali isteminin süre aşımı aşımı nedeniyle reddi, 21/04/2010 tarihli Tebliğ’in 8. maddesi ile 28/09/2008 tarihli Tebliğ’in 16. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 28.9.2008 günlü, 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “5510 sayılı Yasanın 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 16. maddesinin (a) ve (c) bentleri ile 21.4.2010 günlü 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile 16. maddeye ilave edilen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin ptali istemiyle açılmıştır.
28.9.2008 günlü, 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “5510 sayılı Yasanın 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 16. maddesinin (a) ve (c) bentlerinin iptali isteminin incelenmesi;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hükümlerine yer verilmiş olup, 28.9.2008 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Tebliğin iptali istemiyle 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken, 15.06.2010 tarihinde açılan davanın esasının süreaşımı nedeniyle incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Olayda, dava konusu Tebliğe ilişkin olarak davacı hakkında tesis edilmiş herhangi bir uygulama işlemi de bulunmamaktadır.
21.4.2010 günlü 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile 16. maddeye ilave edilen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin iptali isteminin incelenmesi;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8. maddesinin 7. fıkrasında; “ Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlere, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.” hükmü yer almakta olup, maddenin son fıkrasında ise sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
Yine 5510 sayılı Yasanın 100. maddesinde, bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince bankalar ve kamu idareleri ile diğer kuruluşların, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü ve bu yükümlülüğe istinaden işlem yaptığı kişilerin kimlik bilgilerinin Kuruma bildirilmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan ve 28.9.2008 tarih ve 27011 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan dava konusu tebliğin 2. maddesinde, bu Tebliğin 5510 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında bankalar, kamu idareleri ve diğer kuruluşlar ile sigortalıları kapsadığı belirtilmiş, Tebliğin dayanağı olarak da, 5510 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrası ve 100 üncü maddesi ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 13. maddesinin ikinci fıkrası gösterilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 8. ve 100. maddelerinde, bu maddelerin uygulanmasıyla ilgili usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş olduğundan, tebliğle düzenleme yapılmasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın 28.9.2008 günlü, 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “5510 sayılı Yasanın 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 16. maddesinin (a) ve (c) bentlerine ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle reddi, 21.4.2010 günlü 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile 16. maddeye ilave edilen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin ise iptali yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin davanın ehliyet yönünden reddi yolunda verdiği 26/10/2010 tarihli ve E:2010/7988, K:2010/8381 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 10/12/2012 tarihli ve E:2011/333, K:2012/2631 sayılı kararı ile bozulması, davalı idarenin karar düzeltme isteminin de Kurulun 20/05/2015 tarihli ve E:2013/2646, K:2015/1928 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bozma kararına uyularak işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 28/09/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile anılan fıkraya, 21/04/2010 tarihli ve 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile eklenen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :

USUL YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinde,
“1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. …
4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır.

28/09/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin iptali isteminin incelenmesi:
Dava konusu 28/09/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliğ’in 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin iptali istemiyle yayım tarihinden itibaren 60 gün içinde, en geç 27/11/2008 tarihinde dava açılması gerekirken, bu tarihten çok sonra 15/06/2010 tarihinde iptal davasının açılması ve dava konusu Tebliğ’e istinaden davacı hakkında tesis edilmiş herhangi bir uygulama işleminin de bulunmaması (ve bulunmasının mümkün olmaması) karşısında, bu kısım yönünden davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 8. maddesinin 7. fıkrasında, “Kamu idareleri ile bankalar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Bu maddenin ikinci ve beşinci fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde hükümlerine göre idarî para cezası uygulanır.
Sigortalı işe giriş bildirgesinin şekli ve içeriği, bildirgenin verilme yöntemleri ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” hükümleri; 100. maddesinin 1. fıkrasında, “5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan, münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla yapılacak protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında verilen diğer görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi sürekli ve/veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik ortamda görüntülenmesini sağlamaya, görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini sağlamaya, muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları bilgilere ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz etmeye mecburdurlar.” hükümleri; aynı maddenin son fıkrasında, “Bu maddenin uygulanması ile ilgili usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.’’ hükmü; “Yönetmelikler” başlıklı 107. maddesinde, “Bu Kanunda bahsi geçen yönetmelikler bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içerisinde çıkarılır. Kurum, bu Kanunun diğer maddelerinin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları yönetmelik ile düzenleme yetkisine sahiptir.” hükmü yer almaktadır.
28/08/2008 tarihli ve 26981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde, ”Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usül ve esaslar tebliğ ile düzenlenir.” kuralı; bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran ve 12/05/2010 tarihli, 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde, ”Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar tebliğ ile düzenlenir.” kuralı yer almıştır.

21/04/2010 tarihli ve 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile Ana Tebliğ’in 16. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin iptali isteminin incelenmesi:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 8. maddesinin 7. fıkrasında, kamu idareleri ile bankalar, Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecek işlemlerde, işlem muhataplarının sigorta tescilini kontrol edip sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri Kuruma bildirmekle yükümlü tutulmuş; 100. maddesinde ise, Kuruma bilgi belge vermekle yükümlü kılınanlar genişletilerek, Bankacılık Kanunu kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişilerin doğrudan, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşların ise Kurumla yapılacak protokoller çerçevesinde Kurumca istenecek her türlü bilgi ve belgeyi vermeye mecbur olduğu hükme bağlanmış ve her iki maddede de bu maddelerin uygulanmasına ilişkin usûl ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
Dava konusu “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 3. maddesinde, Tebliğin dayanağı olarak, 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 7. fıkrası ve 100. maddesi ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinin 2. fıkrası gösterilmiştir.
Buna göre, dayanağı Kanun maddelerinde, madde hükümlerinin uygulanması ile ilgili usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceğinin kurala bağlandığı, buna rağmen düzenlemelerin tebliğ ile yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı idare tarafından, dava konusu Tebliğ’in dayanaklarından olan 28/08/2008 yayım tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde ve bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 12/05/2010 yayım tarihli Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 13. maddesinde yer alan kurallarla “yönetmelik”le düzenleme koşulunun yerine getirildiği ve anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin “tebliğ”e bırakıldığı, bu nedenle dava konusu Tebliğde, dayanağı mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmekte ise de; gerek aynı hükümleri ihtiva eden her iki Yönetmelik kuralında da 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 7. fıkrasının aynen tekrar edilmekle yetinilerek kanun hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslara dair yenilik doğurucu herhangi bir kural getirilmemesi, dolayısıyla kanunda öngörülen ”yönetmelikle düzenleme” kuralının yerine getirildiğinden söz edilememesi, gerekse 12/05/2010 yayım tarihli yönetmeliğin, 21/04/2010 yayım tarihli Tebliğ’den sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesi gereği dava konusu Tebliğ’in hukuki dayanağını oluşturamayacak olması karşısında, davalı idarenin söz konusu iddiasına itibar edilmemiştir.
Bu durumda, 5510 sayılı Kanun’un 8. ve 100. maddelerinde, bu maddelerin uygulanmasıyla ilgili usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği açıkça belirtilmiş olduğundan, dayanağı Kanunda öngörülen yönetmelikle düzenleme yapma kuralına aykırı olarak çıkarılan dava konusu Tebliğde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 28/09/2008 tarihli ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “5510 Sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğ”in 16. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (c) bentlerinin iptali istemi yönünden davanın SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. 21/04/2010 tarihli ve 27559 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “5510 sayılı Kanunun 8 inci Maddesinin Yedinci Fıkrasının Uygulanması Hakkında Tebliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”in 8. maddesi ile Ana Tebliğ’in 16. maddenin 1. fıkrasına eklenen (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin İPTALİNE,
3. Dava kısmen süre aşımı nedeniyle ret, kısmen iptalle sonuçlandığından davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin takdiren yarısı olan …TL’nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan …TL’nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılmış olan …TL yargılama giderlerinin …TL’sinin üzerinde bırakılmasına,…TL’sinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarların kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.