Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5352 E. , 2021/7001 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5352
Karar No : 2021/7001
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Şırnak ili, … ilçesi, … beldesi, … köyünde ikamet eden davacı tarafından, yörede meydana gelen terör olayları nedeniyle göç etmek zorunda kaldığından bahisle mal varlığına ulaşamama nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini talebiyle 5233 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurunun kısmen kabul edilerek tarafına 36.027,00 TL ödenmesinin önerilmesine ilişkin Şırnak Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyularak, davaya konu mal varlığına ulaşamama nedeniyle uğranıldığı belirtilen zararın tespitinin dava konusu işlemle yapıldığı ve davacının buna ilişkin sulhnameyi imzalamak suretiyle tespit edilen zarara ilişkin tutarı kabul ettiği, bu nedenle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı; öte yandan dava konusu olayda davacının başvurusunun davalı idarece zımnen reddedildiği, ancak dava açıldıktan sonra davalı idarece yeni bir işlem tesis edilmek suretiyle davacının zararının giderilmesi yoluna gidildiği ve böylelikle davanın açılmasına davalı idarece sebebiyet verildiği gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Şırnak ili, … ilçesi, … beldesi, … köyünden terör olayları nedeniyle göç eden davacı tarafından, köyde bulunan mal varlığına ulaşamamasından kaynaklanan zararın tazmini amacıyla 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca yapılan başvurunun kısmen kabul edilerek tarafına 36.027,00 TL ödenmesinin önerilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Zarar Tespit Komisyonu kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, ”Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.”; 2. maddesi, 1. fıkrasında, ”Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.”; 7. maddesinde, ”Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar”; 8. maddesi, 1. fıkrasında, ”7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.”; 12. maddesinde, “Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.” hükümleri yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan dava, davacının ikamet ettiği köyün terör olayları nedeniyle boşaltılması sonucu mal varlığına ulaşamaması dolayısıyla uğradığını ileri sürdüğü zarara karşılık tarafına 36.027,00 TL ödenmesi yolundaki komisyon kararının, miktar olarak düşük bulunması sebebiyle kabul edilmediği belirtilerek anılan kararın iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu’nun yapmış olduğu çalışmalar neticesinde davaya konu döneme ilişkin zararı da kapsayacak şekilde (1994-2004 yıllarına ilişkin tüm zararlara karşılık) … tarih ve … sayılı dava konusu işlemin tesis edilerek başvurucuya (davacıya) 36.027,00 TL ödenmesine karar verildiği, anılan karar üzerine de Komisyon kararına konu uğranılan zararların tamamının karşılandığı ve kabul edildiği hususlarını içeren sulhnamenin davacı tarafından imzalandığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ayrıca davacının başvurusunun idarece önce zımnen reddedildiği, bilahare dava açıldıktan sonra yeni işlem tesis edilmek suretiyle davacının zararının karşılanması yoluna gidildiği, dolayısıyla davanın açılmasına idarece sebebiyet verildiği gerekçesiyle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Öncelikle, Dairemizin 16/10/2019 tarih ve E:2019/1473, K:2019/6793 sayılı bozma kararında da belirtildiği üzere, sulhname imzalayarak tespit edilen zararları, ödenecek tazminat miktarını ve ifa tarzını kabul eden tarafların, sulhname gereğini aynen yerine getirmekle yükümlü oldukları ve sulhnamenin imzalanmasıyla uyuşmazlığın çözüldüğü açık olup; somut olayda imzalanan sulhname ile uzlaşılan hususların dayanağı olan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, Mahkeme kararının gerekçesinde belirtilenin aksine, bakılan davanın konusunu … tarih ve … sayılı Şırnak Valiliği Zarar Tespit Komisyonu kararının teşkil ettiği gözetildiğinde; davanın açıldığı tarihte zımni ret işlemi bulunmadığı, başka bir ifadeyle davacının 36.027,00 TL zararının ödenmesine yönelik kararın, davanın açılmasından sonra tesis edilmesinin söz konusu olmadığı gibi; bakılan davanın 05/05/2014 tarihinde açıldığı, 36.027,00 TL’nin ödenmesine dair sulhnamenin ise davacının vekili marifetiyle 24/01/2014 tarihinde imzalandığı ve 27/05/2014 tarihinde Vali tarafından onaylandığı, buna göre davacının sulhname imzalamış ve dolayısıyla uyuşmazlığı sonlandırmış olmasına rağmen bu tarihten sonra dava açtığı anlaşıldığından, bakılan davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine de olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenle, temyize konu kararın, davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmında da hukuki isabet görülmemekte olup; Mahkemece, davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin tamamının davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, dava konusu işlemin tesisi üzerine imzalanan sulhnameye konu tutarın davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği de tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.