Danıştay Kararı 10. Daire 2021/4634 E. 2021/6069 K. 07.12.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4634 E.  ,  2021/6069 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4634
Karar No : 2021/6069

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları olan ve tren teşkil memuru olarak görev yapan ….’ın …. tarihinde meydana gelen kazada vefatından ötürü olayda idarenin hizmet kusuru olduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen 316.110,70 TL maddi ve 350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ….İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararla; yapım işinin yüklenici firma tarafından üstlenilmesinin davalı idarenin, anılan hizmetin işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluklardan, aksaklıklardan veya boşluklardan ötürü sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, idarenin hizmet kusuru sebebine dayalı sorumluluğunun ikincil derecede sorumluluk olmayıp, asli bir sorumluluk olduğu, söz konusu kaza meydana gelmeden önce davalı idarece önleyici tedbirlerin alınmadığı, meydana gelen ölüm olayında davalı idarenin üstlendiği kamu hizmetini kusurlu işlettiği gerekçesiyle Mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor doğrultusunda … için 297.399,82 TL, … için 18.710,88 TL olmak üzere toplam 316.110,70 TL maddi; … için 50.000,00 TL, …., … için 40.000,00’er TL olmak üzere toplam 210.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusu ile davacıların maddi tazminata yönelik istinaf başvurusunun reddine, davacıların manevi tazminatın reddedilen kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile (ilk derece mahkemesince hükmedilen 210.000,00 TL ve Dairelerince ilave olarak hükmedilen 140.000,00 TL olmak üzere) toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 10/05/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, olayda yüklenici firmanın kusurlu olduğu, idarelerine atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı, hesaplanan zarardan indirilmesi gereken ödemelere ilişkin olarak araştırma yapılmaksızın bilirkişilerce rapor hazırlandığı ve bu rapor esas alınarak karar verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden onanması, maddi tazminat yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY
…. Bölge Müdürlüğü Ulukışla Yenice hat kesiminde enerji yapım çalışmaları sırasında kullanılan … İnş. San. Tic. Ltd. Şti’ye ait hem karada hemde rayda seyredebilen çekici otoya bağlanan iki adet vagonla cer postasının taşınması amacıyla yapılan manevra esnasında şirkete ait araç ile iki adet vagonun oluşturduğu dizinin … istikametine doğru kaçarak Karaisalı Bucak girişinde devrildiği, … Ray Enerji İnş. San. Tic. Ltd. Şti’ye ait aracı sevk ve idare eden S.T. ve S.A. ile tren teşkil memuru ….’ın hayatını kaybettiği, olayda davalı idarenin kusurlu olduğundan bahisle davacılar tarafından, yakınları olan ve tren teşkil memuru olarak görev yapan …’ın vefatından ötürü uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini amacıyla davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesinde, “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” hükmü düzenlenmiştir.
Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yandan dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple tazminat hesaplanması gereken davalarda mahkemeler bilirkişinin görüşünün alınmasına karar verebilmektedir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 53. maddesinde, en az 10 yıl fiili hizmet süresini tamamlamış iştirakçilere “adi malullük aylığı”; 55. maddesinde, görevin neden ve etkisiyle yaralanan iştirakçilere 53. maddeye göre hesaplanacak adi malüllük aylıklarına, malullük derecelerine göre %15 ila 60 oranında zam yapılmak suretiyle “vazife malullüğü aylığı” bağlanacağı hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Manevi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu ksımının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B. Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacıların Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesinin 15/01/2019 tarihli ara kararına Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen … tarih ve … sayılı cevabi yazı ile bu yazı ile birlikte gönderilen belgelerden; davacılar murisinin vefat etmesi nedeniyle 15/03/2017 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesine göre müteveffanın eşi, …’a 1.764,50 TL, oğlu …’a 882,24 TL 1. Derece vazife malüllüğü aylığı bağlandığı, 5461 sayılı Kanun’un Ek 79. maddesine göre ek ödeme (tütün ikramiyesi) yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda işlemiş ve işleyecek dönemde vazife malüllüğü kapsamında yapılan ödemelerin emsal görev aylıkları toplamından düşülmediği, 5461 sayılı Kanun’un Ek 79. madde kapsamında yapılan ödemelerin düşülmediği, pasif dönem için yapılan zarar hesabının hangi kriter esas alınmak suretiyle yapıldığının belli olmadığı görülmektedir.
Kamu görevlilerine, vazife malûllüğüne sebep olan olaydan dolayı prim ödemek suretiyle kapsamında bulunulan sosyal güvenlik sisteminin doğal sonucu olarak bağlanan vazife malüllüğü aylığının, adi malüllük aylığını aşan, bir başka ifade ile adi malüllük aylığına yapılan zamma ilişkin kısmının, vazife malüllüğüne sebep olan olay nedeniyle sağlanan yarar olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu zam, kamu görevlileri/hak sahipleri yönünden ifa amacını taşıyan bir ödeme niteliğinde olup, yarar kabul edilip hesaplanan zarardan indirim yapılacak bir kalem değildir. Aksine bir yaklaşım, vazife malûllüğüne sebep olan olaydan dolayı kamu görevlilerine/hak sahiplerine bağlanan vazife malüllüğü aylığının idarenin bir lütfu, kamu görevlileri/hak sahipleri yönünden ise gerçekleşmesi istenilen ve beklenilen bir olay olduğu sonucunu ortaya çıkarır. Bu sonucun hayatın olağan akışına uygun olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hesaplama yöntemi bakımından hükme esas alınacak nitelikte olmadığı görüldüğünden, davacıların hayatını kaybeden yakınları nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri maddi zararları aşağıda belirtilen şekilde bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır.
Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali kamu görevlisinin aylar itibarıyla aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyle ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.
Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali kamu görevlisinin aylar itibarıyla alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malulüğü aylıkları ile destek süreleri dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) hesaplanması gerekmektedir.
Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farzedilerek desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları ile destek süreleri dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) hesaplanması gerekmektedir.
Öte yandan, yapılacak hesaplamada, 5434 sayılı Kanun’un Ek 79. maddesi kapsamında yapılan tütün ikramiyesi ödemesinin, davacıya ne kadar süreyle ödenmeye devam edileceginin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’ndan sorularak tespit edilmesi sonrasında, bu madde kapsamında yapılan ödemelerin yarar kabul edilip, yeniden düzenlenecek rapor tarihindeki yasal faize göre güncel değerinin bulunarak yukarıda aktarılan sekilde hesaplanan maddi zarar tutarından indirilmesi gerekmektedir.
Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:….sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/12/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.