Danıştay Kararı 10. Daire 2021/5767 E. 2021/5635 K. 18.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/5767 E.  ,  2021/5635 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/5767
Karar No : 2021/5635

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- … 3- …
4- …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı / …
VEKİLİ : …
2- …Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde bulunan …isimli gece kulübüne 01/01/2017 gecesi yapılan silahlı saldırıda hayatını kaybeden …’in annesi …ve babası …tarafından, saldırıda idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle, destekten yoksun kalma tazminatı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ayrı ayrı 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi, kardeşleri …ve …için ise ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; …’in ölümü nedeniyle İstanbul Valiliği Zarar Tespit Komisyonu tarafından 5233 sayılı Kanun kapsamında 33.620,30 TL ödenmesine karar verildiği, davacılar vekilince sulhnamenin imzalandığı, ödemenin yapıldığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin ise sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, baba …için 75.000,00 TL, anne …için 75.000,00 TL, kardeşler …için 50.000,00 TL ve …için de 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL’lik kısmının kabulü ile 21/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hesaplanarak davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin fazlaya ilişkin kısmının ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesince; istinaf başvurularının reddine ilişkin kararın Dairemizin 03/11/2020 tarih ve E:2019/10112, K:2020/4441 sayılı kararı ile manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, bakılan uyuşmazlıkta meydana gelen terör olayından yakınlarını kaybeden davacıların elem ve acı duyması nedeniyle oluşan manevi zararın sosyal risk ilkesi gereği tazmini gerekmekle birlikte İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın olayın oluş şekline göre zenginleşmeye sebep olacak miktarda fahiş olduğu görüldüğünden, manevi tazminatın amaç ve niteliği de dikkate alınarak olay karşısında duyulan acıyla da orantılı olacak şekilde yeniden manevi tazminat takdiri yapılması gerektiği gerekçesiyle davalılar istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar lehine hükmedilen toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 160.000,00 TL’lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, kalan 90.000,00 TL’lik kısma yönelik başvurunun reddi suretiyle müteveffanın annesi …, babası …için ayrı ayrı 30.000,00 TL, müteveffanın kardeşleri …ve …için ise ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/02/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesinin, Danıştay kararına karşı beyanlarını almadan karar verdiği, idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, hükmedilen manevi tazminatın kendilerini zenginleştirdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun’un manevi zararları düzenlemediği, hükmedilen tazminat miktarının fahiş olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı İstanbul Valiliği tarafından, 5233 sayılı Kanun’un maddi tazminatları kapsadığı, manevi tazminatların kapsam dışı olduğu, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, hükmedilen manevi tazminat miktarlarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımlar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu kararın, hükmedilen manevi tazminat tutarına 21/02/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay’ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun’a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanması Danıştay’ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından idareye yapılan 21/02/2017 tarihli başvuruda sadece maddi tazminat talep edildiği, manevi tazminat istemine yer verilmediği dikkate alındığında davacıların manevi tazminat yönünden idareye yaptıkları bir başvuru bulunmadığından idarenin dava açılmadan önce temerrüde düştüğünün söylenmesi mümkün değildir. Bu sebeple idarenin, davanın açıldığı tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek manevi tazminat tutarlarına dava tarihi olan 17/08/2017 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği açıktır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan “davalılar istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar lehine hükmedilen toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 160.000,00 TL’lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, kalan 90.000,00 TL’lik kısma yönelik başvurunun reddi suretiyle müteveffanın annesi …, babası …için ayrı ayrı 30.000,00 TL, müteveffanın kardeşleri …ve …için ise ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/02/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine” ibaresinin “davalılar istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar lehine hükmedilen toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 160.000,00 TL’lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, kalan 90.000,00 TL’lik kısma yönelik başvurunun reddi suretiyle müteveffanın annesi …, babası …için ayrı ayrı 30.000,00 TL, müteveffanın kardeşleri …ve …için ise ayrı ayrı 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 17/08/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan “davalılar istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar lehine hükmedilen toplam …TL manevi tazminatın …TL’lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, kalan …TL’lik kısma yönelik başvurunun reddi suretiyle müteveffanın annesi …, babası …için ayrı ayrı …TL, müteveffanın kardeşleri …ve …için ise ayrı ayrı …TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/02/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine” ibaresinin “davalılar istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar lehine hükmedilen toplam …TL manevi tazminatın …TL’lik kısmının kaldırılmasına, bu kısım bakımından davanın reddine, kalan …TL’lik kısma yönelik başvurunun reddi suretiyle müteveffanın annesi …, babası …için ayrı ayrı … TL, müteveffanın kardeşleri …ve …için ise ayrı ayrı … TL manevi tazminatın dava tarihi olan 17/08/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce yarı yarıya davacılara ödenmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2021 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, faiz başlangıç tarihinin düzeltilerek onanması yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

Temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararında manevi tazminat tutarlarına dava tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, sadece maddi tazminat istemiyle idareye yapılan başvuru tarihi olan 21/02/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık” kapsamında olmayan; anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla düzeltilerek onama yolundaki Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.