Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7198 E. , 2021/6989 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7198
Karar No : 2021/6989
DAVACI : … Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : 03/12/2014 tarih ve 29194 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Orman alanları ve ormanlardan elde edilen bitkisel ürünler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.” düzenlemesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ_İDDİALARI : Davacı Oda tarafından, orman alanları dışında da olsa orman ürünleriyle ilgili yetkinin orman mühendislerine ait olduğu, 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun uyarınca orman mühendislerine verilen yetkinin, dava konusu düzenleme ile ziraat mühendislerine devredilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu düzenleyici işlemin iptali istenilmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idarece, dava konusu Yönetmelik kapsamında yapılacak reçeteli satışların sadece Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan bitki koruma ürünlerini kapsadığı, orman zararlıları ile mücadelede kullanılacak ürünlerin ise ilgili kamu birimleri tarafından Devlet adına alındığı ve bu ürünlerin uygulamasının bu birimler tarafından yürütüldüğü; gerek orman zararlıları ile mücadelede kullanılan tuzak ve feromonların reçete kapsamından çıkarılmış olması, gerekse kullanılacak ürünlerin toplu olarak temin edilmesi ve mücadelenin Devlet tarafından yürütülüyor olması nedenleriyle bu alımlar reçete kapsamında değerlendirilmediğinden, orman alanları ve ormanlardan elde edilen bitkisel ürünlerin Yönetmelik kapsamı dışında bırakıldığı, dava konusu Yönetmelik kapsamına sadece Tarım ve Orman Bakanlığınca ruhsatlandırılan bitki koruma ürünlerinin alındığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 03.12.2014 tarih ve 29194 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Orman alanları ve ormanlardan elde edilen bitkisel ürünler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.” düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacının, gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak” olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu Kanunun, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ile yemlerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarını, bitki koruma ürünü ve veteriner tıbbî ürün kalıntıları ile diğer kalıntılar ve bulaşanların kontrollerini, salgın veya bulaşıcı hayvan hastalıkları, bitki ve bitkisel ürünlerdeki zararlı organizmalar ile mücadeleyi, çiftlik ve deney hayvanları ile ev ve süs hayvanlarının refahını, zootekni konularını, veteriner sağlık ve bitki koruma ürünlerini, veteriner ve bitki sağlığı hizmetlerini, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye giriş ve çıkış işlemlerini ve bu konulara ilişkin resmî kontrolleri ve yaptırımları” kapsadığı; “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 8. bendinde, “Bitki koruma ürününün, kullanıcıya farklı formlarda sunulan, bitki ve bitkisel ürünleri zararlı organizmalara karşı koruyan veya bu organizmaların etkilerini önleyen, bitki besleme amaçlı olanlar dışında bitki gelişimini etkileyen, koruyuculara ilişkin özel bir düzenleme kapsamında bulunmayan ancak bitkisel ürünleri koruyucu olarak kullanılan, bitki ve bitki kısımlarının istenmeyen gelişmelerini kontrol eden veya önleyen, istenmeyen bitkileri yok eden, bir veya daha fazla aktif maddeyi veya aktif madde, sinerji yaratan veya güvenilirliği artıran maddeler gibi bileşenleri içeren preparatları”, 82. bendinde de “zararlı organizmanın, bitki veya bitkisel ürünlere zarar veren bitki, hayvan veya patojenik ajanların tür, streyn veya biyotiplerini” ifade ettiği kurala bağlanmıştır.
5996 sayılı Kanun’un “Zararlı organizmaların kontrolü ve yükümlülükler” başlıklı 15. maddesinin 3. fıkrasında, “Devlet ormanlarında bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadele hizmetlerinin Bakanlıkça belirlenen esaslara göre, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacağı, zararlı organizmalarla yapılacak mücadelenin hem orman hem tarım sahalarını ilgilendirmesi hâlinde, mücadelenin bu Kanun hükümleri çerçevesinde Bakanlık ile Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından işbirliği hâlinde yürütüleceği
” hükmü getirilmiştir.
5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun’un “Mesleğin konusu” başlıklı 4. maddesinin 15. alt bendinde, “Orman yangınları ve zararlılarıyla mücadele, orman yolları ile orman yangın emniyet yolu ve şeritleri plânlamasını, etüdünü, yapımını, bakımını ve kontrolünü yapmak” orman mühendislerinin faaliyet konuları arasında sayılmıştır.
Bu kuralların değerlendirilmesinden,
a. Tarım ürünlerinin yetiştirilmesi, hasadı, işlenmesi, depolanması, ambalajlanması ve pazarlanması aşamalarında; her türlü hastalık ve zararlılar konusunda ilaç önerisinde bulunma (reçete yazma) faaliyetinin ziraat mühendisleri tarafından,
b. Orman zararlılarıyla mücadele (bu arada reçete yazma) hizmetlerinin orman mühendislerince,
c. Devlet ormanlarında bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadele hizmetlerinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenen esaslara göre, Çevre ve Orman Bakanlığınca (Orman ve Su İşleri Bakanlığınca),
d. Zararlı organizmalarla yapılacak mücadelenin hem orman hem tarım sahalarını ilgilendirmesi hâlinde, mücadelenin (5996 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) tarafından işbirliği hâlinde, yürütüleceği, sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla birlikte, orman mühendislerinin, bitkilere musallat zararlı organizmalarla mücadele (bu arada reçete yazma) hizmetlerinde, mesleki yetkilerinin sınırlarını çizen “orman zararlıları” kavramı, “ormanlık alanlardaki” “orman bitkilerini” etkileyen zararlıların yanında, “ormanlık alanların dışındaki alanlarda” bulunan “orman bitkilerini” etkileyen zararlıları da ifade etmektedir. Başka anlatımla, orman mühendislerinin, ormanlık alanlarda veya ormanlık alanlar dışındaki alanlarda bulunan tüm “orman bitkilerini” etkileyen zararlılarla mücadele (bu arada reçete yazma) hizmetlerinde münhasır yetkili olduklarının kabulü gerekmektedir.
Ziraat mühendislerinin ilaç önerisinde bulunma (reçete yazma) faaliyetine ilişkin mesleki yetkilerinin, sadece tarım ürünlerini etkileyen her türlü hastalık ve zararlılar ile sınırlanmış olması da, bu tespiti desteklemektedir. Başka anlatımla, ormanlık alanlar dışındaki alanlarda bulunsa bile, ziraat mühendisleri orman bitkilerini etkileyen zararlılarla mücadele (bu arada reçete yazma) faaliyetinde bulunamayacaklardır. Buna karşılık, ziraat mühendisleri, ormanlık alanlarda bulunsa dahi, tarım ürünlerini etkileyen zararlılarla mücadele (bu arada reçete yazma) faaliyetinde bulunabileceklerdir.
Dava konusu Yönetmelik’in kapsamı, bitkisel üretim alanları ve depolarda uygulanan bitki koruma ürünlerinin reçetesinin düzenlenmesini, reçeteyi yazacak kişiler ile zirai mücadele amaçlı uygulayacak kişilerin yetkilendirilmesini ve bu kişilerin sorumluluklarını, yapılan uygulamaların kayıtlarının tutulmasını, üreticilerin, ürün alıcılarının, diğer kişi, kurum ve kuruluşların görev ve sorumlulukları ile resmi kontrollerine ilişkin usul ve esasları olarak ifade edilmiş, bitki tanımında canlı bitkiler ifadesi kulllanılmış; bitkisel üretim ise, bitkisel ürünlerin hasadı da dahil olmak üzere birincil ürünlerin üretilmesini, yetiştirilmesi olarak ifade edilmiştir.
Dava konusu edilen yönetmelik ile orman alanları ve ormanlardan elde edilen bitkisel ürünler bu Yönetmelik kapsamı dışında olduğu belirtilmekle beraber yukarıda anılan bitki tanımı kapsamına giren ve orman alanları dışında zirai faaliyette bitkisel üretime konu olan çok yıllık orman bitkileri yönünden (kestane, ceviz, zeytin, badem vs gibi) reçete yazmaya yetkili kişiler arasında orman mühendislerine yer verilmediği görülmektedir. Davalı idarece Yönetmelik’in tarla, bağ, bahçe, sera alanlarına yönelik olduğu iddia edilmekle beraber anılan çok yıllık orman bitkileri yönünden (kestane, ceviz, zeytin, badem vs gibi) bu bitkilerin tarla alanlarında bitkisel üretiminin konusu bulunduğu ve Yönetmeliğin kapsamı içinde olduğunda kuşku ve duraksamaya yer bulunmamaktadır.
Bu durumda; orman alanları dışında zirai faaliyette bitkisel üretime konu olan çok yıllık orman bitkileri yönünden (kestane, ceviz, zeytin, badem vs) reçete yazmaya yetkili kişiler arasında orman mühendislerine yer verilmemesi yolundaki eksik düzenlemede mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Nitekim; Dairemizin 29.4.2014 tarih ve E:2013/7659 sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararında;
Ormanlık alanlarda veya ormanlık alanların dışındaki alanlarda bulunan tüm “orman bitkilerini” etkileyen zararlılarla mücadele ve reçete yazma hizmetlerinde münhasır yetkili olduğu anlaşılan orman mühendislerinin, bitkilere musallat zararlı organizmalarla mücadele ve reçete yazma hizmetlerinde, mesleki yetkilerinin “orman bitkileri” kavramı yerine, “ormanlık alanlar” kavramı ile sınırlandırılmasına ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, bakılmakta olan davanın konusunu oluşturmamakla birlikte, olması gereken hukuk bakımından, 21.4.2011 tarihli ve 27912 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te, ziraat mühendislerinin ilaç önerisinde bulunma (reçete yazma) faaliyetine ilişkin mesleki yetkilerinin, sadece tarım ürünlerini etkileyen her türlü hastalık ve zararlılar ile sınırlı olduğu yönünde bir kurala; zararlı organizmalarla yapılacak mücadelenin hem orman hem tarım sahalarını ilgilendirmesi hâlinde, ziraat mühendisleri ile orman mühendislerinin reçete yazma (ilaç önerisinde bulunma) faaliyetine ilişkin mesleki yetkilerinin sınırlarını belirleyen bir düzenlemeye yer verilmesi gerekirken, bunların yapılmamış olduğunu da belirtmek gerektiği hususlarının altının çizildiği görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle dava konusu Yönetmelik maddesinin iptaline karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairenin 18/04/2019 tarih ve E:2014/6707, K:2019/3125 sayılı dava konusu düzenlemenin iptali yolundaki kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/02/2021 tarih ve E:2020/139, K:2021/268 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 03/12/2014 tarih ve 29194 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Orman alanları ve ormanlardan elde edilen bitkisel ürünler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.” düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu
‘nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ile yemlerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarını, bitki koruma ürünü ve veteriner tıbbî ürün kalıntıları ile diğer kalıntılar ve bulaşanların kontrollerini, salgın veya bulaşıcı hayvan hastalıkları, bitki ve bitkisel ürünlerdeki zararlı organizmalar ile mücadeleyi, çiftlik ve deney hayvanları ile ev ve süs hayvanlarının refahını, zootekni konularını, veteriner sağlık ve bitki koruma ürünlerini, veteriner ve bitki sağlığı hizmetlerini, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye giriş ve çıkış işlemlerini ve bu konulara ilişkin resmî kontrolleri ve yaptırımları kapsadığı; “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde, Kanunda bahsedilen Bakanlığın Tarım ve Köyişleri Bakanlığını; 8. bendinde, bitki koruma ürününün, kullanıcıya farklı formlarda sunulan, bitki ve bitkisel ürünleri zararlı organizmalara karşı koruyan veya bu organizmaların etkilerini önleyen, bitki besleme amaçlı olanlar dışında bitki gelişimini etkileyen, koruyuculara ilişkin özel bir düzenleme kapsamında bulunmayan ancak bitkisel ürünleri koruyucu olarak kullanılan, bitki ve bitki kısımlarının istenmeyen gelişmelerini kontrol eden veya önleyen, istenmeyen bitkileri yok eden, bir veya daha fazla aktif maddeyi veya aktif madde, sinerji yaratan veya güvenilirliği artıran maddeler gibi bileşenleri içeren preparatları; 82. bendinde de, zararlı organizmanın, bitki veya bitkisel ürünlere zarar veren bitki, hayvan veya patojenik ajanların tür, streyn veya biyotiplerini ifade ettiği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun’un “Zararlı organizmaların kontrolü ve yükümlülükler” başlıklı 15. maddesinde ise, “(1) Bitki ve bitkisel ürünlerde zarar yapan organizmaların yurt içine girişi veya yurt içinde yayılmasını engellemek için aşağıdaki esaslar uygulanır:
a) Bakanlık, bitki ve bitkisel ürünler ile zararlı organizma taşıma ihtimali bulunan diğer maddeler ile ilgili inceleme, teşhis, gerekli kontrol ve koruma tedbirlerini almakla yükümlüdür.
b) Bakanlık, herhangi bir bölgede zararlı organizma şüphesi veya zararlı organizmanın salgın hâlinde ortaya çıkması durumunda, zararlı organizmaların yayılmasının önlenmesi için, ekim ve dikimin yasaklanması veya sınırlanması, bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin naklinin ve satışının yasaklanması ile imhası dâhil her türlü tedbiri almaya, uygulamaya veya uygulatmaya yetkilidir.
c) Bakanlık, zararlı organizmalarla ilgili olarak ulusal ve bölgesel düzeyde yıllık kontrol ve mücadele programı ile acil eylem planı hazırlanması ve uygulanmasını sağlar. Karantinaya tâbi zararlı organizmalar listesi Bakanlıkça belirlenir.
ç) Bakanlık yabancı bir ülkede herhangi bir zararlı organizma görülmesi ve ülkemiz için risk teşkil etmesi durumunda, zararlı organizmanın türüne göre bu ülkenin tamamından veya belirli bir bölgesinden, bulaşmaya neden olabilecek bitki ve bitkisel ürünlerin ülkeye girişine ve transit geçişine, tamamen veya kısmen sınırlama veya yasak getirebilir. Sınırlama ve yasak kapsamı daraltılabilir veya genişletilebilir.
(2) Zararlı organizmalara karşı yapılacak mücadelenin esasları Bakanlıkça belirlenir. Mücadelenin Bakanlıkça belirlenen esaslara göre yapılması zorunludur.
(3) Devlet ormanlarında bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadele hizmetleri Bakanlıkça belirlenen esaslara göre, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yapılır. Zararlı organizmalarla yapılacak mücadelenin hem orman hem tarım sahalarını ilgilendirmesi hâlinde, mücadele bu Kanun hükümleri çerçevesinde Bakanlık ile Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından işbirliği hâlinde yürütülür.
(4) Bakanlık zararlı organizmalarla ilgili bildirim sistemini kurar ve işletilmesini sağlar.
(5) Bir yerde zararlı organizmanın salgın hâlinde ortaya çıkmasından haberdar olanlar Bakanlığa ihbar etmekle yükümlüdür.
(6) Bakanlık, bazı zararlı organizmalar için özel koruma veya karantina bölgeleri oluşturabilir, oluşturulan bu bölgelerde bazı zararlı organizmalarla bulaşık bitki ve bitkisel ürünlerin giriş ve çıkışına yasaklama veya kısıtlama getirebilir, temiz alanlar için korunmuş bölgeler ilan edebilir ve bu bölgelerle ilgili izleme yapabilir.
(7) Bakanlık, işlenmiş olsa dahi bitki ve bitkisel ürünler dışında kalan, bünyesinde zararlı organizma taşıma riski bulunan diğer maddeler için de bitki sağlığı ile ilgili önlemleri almaya, uygulamaya ve uygulatmaya yetkilidir.
(8) Zararlı organizma mücadelesinde kullanılacak faydalı organizmaları üretenler, ithalatını yapanlar, piyasaya arz edenler ve kullananlar Bakanlıkça belirlenen esaslara uymak zorundadır.
(9) Ambalaj malzemesi olarak kullanılacak ahşap ambalaj malzemelerinden onay alınması gerekenler Bakanlıkça belirlenir. Belirlenen ahşap ambalaj malzemelerini üretecekler Bakanlıktan onay almak zorundadır.
(10) Ticarî olarak fidan, fide, çelik, tohum, yumru, soğan gibi üretimde kullanılacak her türlü bitki yetiştiriciliğini yapanlar Bakanlıktan onay almak ve yetiştirme süresince Bakanlıkça belirlenen esaslara uymak zorundadır.
(11) Bakanlıkça mücadelesi istenen zararlı organizmaların tespit edildiği yerlerde, ilgililerin Bakanlıkça talep edilen önlemleri almaları ve mücadeleyi yapmaları zorunludur.
(12) Zararlı organizma ile mücadeleyi, ticarî amaçla yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler Bakanlıktan onay almak zorundadır.
(13) Belediyeler ve il özel idareleri zararlı organizmalara karşı yapılacak mücadele ve kontrollerde Bakanlığa yardımcı olmak zorundadır.
(14) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.” hükmü getirilmiştir.
Türkiye’deki orman fakültelerinden ve ağaç işleri endüstri mühendisi yetiştiren en az dört yıllık lisans düzeyinde yüksek öğretim kurumlarından ya da denkliği onaylanmış yurt dışı yüksek öğretim kurumlarından mezun olup, mühendis unvanını haiz olanların, mühendislik meslekî faaliyetlerindeki hak, yetki, sorumluluk ve çalışma esaslarını düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun’un “Mesleğin konusu” başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının orman mühendislerinin faaliyet konularını belirleyen (a) bendinin 15. alt bendinde, “Orman yangınları ve zararlılarıyla mücadele, orman yolları ile orman yangın emniyet yolu ve şeritleri plânlamasını, etüdünü, yapımını, bakımını ve kontrolünü yapmak” düzenlemesi hükme bağlanmıştır.
Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:
5996 sayılı Kanun’un zararlı organizmalarla mücadeleyi düzenleyen 15. maddesinin 1. fıkrasında, bitki ve bitkisel ürünlerde zarar yapan organizmaların yurt içine girişi veya yurt içinde yayılmasını engellemek için uygulanması gereken esaslar düzenleme altına alınmış, aynı maddenin 2. fıkrasında, zararlı organizmalara karşı yapılacak mücadelenin esaslarının Bakanlıkça belirleneceği öngörülmüştür. Aynı şekilde, bahse konu maddenin 3. fıkrasında, Devlet ormanlarında bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadele esaslarının Bakanlıkça (işlem tarihindeki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca) belirleneceği ve Devlet ormanlarında zararlı organizmalarla mücadelenin Bakanlıkça (işlem tarihindeki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca) belirlenen esaslara göre, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacağı; mücadelenin hem orman hem tarım sahalarını ilgilendirmesi hâlinde, Bakanlık (işlem tarihindeki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) ile Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından işbirliği hâlinde yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik’te, “Devlet ormanlarında zararlı organizmalarla mücadele” ile “orman ve tarım sahalarını müştereken ilgilendiren zararlı organizmalarla mücadele” konularında herhangi bir düzenlemeye gidilmediği gibi, iptali istenilen hükümle orman alanları ve ormanlardan elde edilen bitkisel ürünlerde meydana gelen zararlılarla mücadele de kapsam dışında tutulmuştur.
Davaya konu Yönetmelik, 5996 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 2. fıkrasına dayanılarak, bitki ve bitkisel ürünlere arız olan zararlı organizmaların teşhisi, kullanılacak bitki koruma ürünlerinin önerilmesi, bitkisel üretim yeri ve depolarda zirai mücadele teknik talimatları ve teknik tavsiyeler doğrultusunda uygulanması, yapılan uygulamaların kayıt altına alınarak bitki ve bitkisel ürünlerde gıda güvenilirliği açısından izlenebilirliğin sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Her ne kadar, dayanak Kanun’un 15. maddesinin 3. fıkrasında, ormanlarda bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadeleye ilişkin esasların da Bakanlıkça belirleneceği öngörülmüş ise de, bahse konu mücadeleye ilişkin esasların dava konusu Yönetmelik kapsamında düzenlenmesini zorunlu kılan herhangi bir üst hukuk normu bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde, 5531 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 15. alt bendinde, orman zararlılarıyla mücadelenin orman mühendislerinin faaliyet alanında sayıldığı; bu nedenle dava konusu düzenlemeyle orman dışında üretilen orman ürünleri ile mücadelenin de orman hastalıkları konusunda uzman olmayan ziraat mühendislerine bırakılmasının hukuka aykırı olduğu; nitekim, dava konusu Yönetmelik’ten önce yürürlükte bulunan “Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan; “Sadece ormanlık alanlardaki zararlı organizmalara karşı kullanılan bitki koruma ürünlerini reçeteye yazmak üzere, orman mühendisleri” ibaresine karşı açılan davada, orman mühendislerinin mesleki yeterliliklerinin orman bitkileri kavramı nedeniyle, orman alanları ile sınırlandırılmasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği; bu çerçevede, dava konusu düzenlemede “orman bitkisi” yerine, “orman alanları” kavramının kullanılmasının 5531 sayılı Kanun’a aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, 5531 sayılı Kanun’un orman mühendislerinin faaliyet alanını düzenleyen ve metnine yukarıda yer verilen hükmünde “orman” zararlıları ile mücadele tabirinin kullanılmış olması; 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesinde, “orman”ın “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.” şeklinde tanımlanması; gerek 6831 ve 5531 sayılı Kanun’larda, gerekse de dava konusu Yönetmeliğin üst mevzuatında “orman bitkisi” tanımına yer verilmemiş olması karşısında bu iddiaya itibar edilmemiştir. Nitekim, üst mevzuatta tanımı bulunmayan “orman bitkisi” kavramının esas alınması durumunda, hangi tür bitkilerin orman bitkisi sayılacağı hususunda tereddüte sebebiyet verilecek olup, bu durum hukuki belirlilik ilkesinin ihlali sonucunu doğuracaktır.
Bu itibarla, 03/12/2014 tarih ve 29194 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Önerilmesi, Uygulanması ve Kayıt İşlemleri Hakkında Yönetmeliğin “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “Orman alanları ve ormanlardan elde edilen bitkisel ürünler bu Yönetmelik kapsamı dışındadır.” düzenlemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya ve davalı idareye iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.