Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/10342 E. , 2021/6342 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/10342
Karar No : 2021/6342
DAVACI : … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
DAVALI : …
VEKİLİ : Av. ….
DAVANIN KONUSU : 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi ile aynı Yönetmeliğin 6., 8/2., 9/A, 9/B ve 15. maddelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerine eklenen “ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresine ilişkin olarak; Yönetmeliğin dayanağı olan 4045 sayılı Kanun’da ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacakların sayılmaması nedeniyle bunlar hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılamayacağı, anılan Kanun uyarınca yapılacak güvenlik soruşturmasının sadece ilk defa atanacakları kapsadığı, bu nedenle Anayasanın 13. maddesine aykırı olduğu; Yönetmeliğin 6. maddesine ilişkin olarak; kurumlara yönerge hazırlatma yükümlülüğünün getirilmesinde idari vesayetin unsurlarının oluşmadığı ve bu yükümlülüğün getirilmesi ile gizlilik dereceli birimlerin belirlenmesinin ilgili kamu kurumlarına bırakılabilmesini teminen 4045 sayılı Kanunda Cumhurbaşkanına verilmiş bir yetkinin bulunmadığı ve bu gerekçelerle Anayasada karşılığını bulan kanuni idare ilkesine aykırılık oluşturduğu, halihazırda çalışanlar için de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasını teminen düzenlemeler yapılmasının hem 4045 sayılı Kanun’un kapsamını aştığı, hem de bu kişilerin memuriyetten çıkarılmalarına sebep olabileceği gerekçesiyle çalışma hakkını sınırlandırdığı için Anayasanın 13. maddesine aykırı olduğu; Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin olarak; bu fıkranın 4045 sayılı Kanun’un kapsamını aşarak ilk elden düzenlemeler içerdiği ve bu düzenlemelerin kanunilik ilkesine aykırı olarak Yönetmelik hükmüyle temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına neden olduğu; Yönetmeliğe eklenen 9/A ve 9/B maddelerine ilişkin olarak; gizlilik dereceli birimler ile stratejik önemi haiz kurum ve kuruluşların anılan Yönetmelikte düzenlenmeyerek ilgili kurumlara bırakılmasının keyfiliğe yol açtığı, kanuni dayanağı olmaksızın mevcut çalışanlar içinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapılmasını teminen çalışma hakkını sınırlandırdığı için Anayasanın 13. maddesine aykırılık teşkil ettiği, yöneticiler hakkında Cumhurbaşkanlığınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının 4045 sayılı Kanun’da düzenlenmemesi nedeniyle idari vesayetin sınırlarını aşacağı; Yönetmeliğin 15. maddesine ilişkin olarak; değerlendirme komisyonlarının oluşturulmasını düzenleyen hükmün tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak şekilde genişletilmesinin 4045 sayılı Kanunun kapsamını aştığı, kamu görevlileri hakkında değerlendirme komisyonunun vereceği olumsuz karar doğrultusunda ilgililerin 657 sayılı Kanun haricinde memuriyetten çıkarılmasına neden olabileceği ve bu değerlendirme komisyonunun karar ve tutanaklarının gizli olmasının keyfilik sağlayacağı ve savunma hakkını ihlal edeceği ileri sürülmüştür.
DAVALI İDARENİN SAVUNMASININ ÖZETİ : Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerine eklenen “ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresine ilişkin olarak; söz konusu ibarenin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48/A maddesine eklenen ibarenin yansıması olduğu, 657 sayılı Kanuna uygun olarak Yönetmelikte değişiklik yapıldığı, aynı şekilde yeniden atanacak kişiler hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının da 657 sayılı Kanun’da yer aldığı, memuriyet kadrolarına atanacak kişilerin tabi olacağı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusunda kanunla temel çerçeveyi ortaya koyan kurallar uyarınca uygulama koşulları ve usule ilişkin ayrıntıların Yönetmelikle belirlenmiş olması nedeniyle Anayasanın 13. maddesine aykırılık iddiasının yerinde olmadığı; Yönetmeliğin 6. maddesine ilişkin olarak; Yönetmeliğin 6. maddesinin değiştirilmeden önceki halinde de yönergeleri yürürlüğe koyma yükümlülüğünün olduğu, söz konusu düzenlemenin yeni bir düzenleme içermediği; Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkin olarak; 4045 sayılı Kanunun 1. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının usul ve esaslarının Cumhurbaşkanlığınca yürürlüğe konulacak Yönetmelikle düzenlenebileceğine göre 657 sayılı Kanun’a eklenen ibareye uygun olarak anılan Yönetmelikte değişiklikler yapıldığı, dava konusu düzenlemenin kanuni dayanağa sahip olduğu; Yönetmeliğe eklenen 9/A ve 9/B maddelerine ilişkin olarak; her kurumun içinde bulunduğu şartların farklı olduğu, yürütülen hizmetin niteliğine, sayısına ve muhataplarına göre değişebileceği hususu göz önüne alındığında, gizlilik dereceli birim ve kısımlar ile stratejik önemi haiz kurum ve kuruluşların tespitinin genel bir düzenlemeye konu edilemeyeceği, bu itibarla bu alandaki takdir hakkının uygulayıcı kurumlara bırakılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Cumhurbaşkanının üst kademe yöneticilerin atama ve görevden alma yetkisinin doğrudan Anayasadan kaynaklandığı, bu kişiler hakkında Cumhurbaşkanının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırmasında idari vesayetin unsurlarının oluşmadığı, kanunsuz yetki kullanımının söz konusu olmadığı; Yönetmeliğin 15. maddesine ilişkin olarak; yapılan değişiklikle davacının iddia ettiğinin aksine sonradan kamu kurum ve kuruluşlarının kapsama dahil edilmediği, sadece Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte yapısal düzenlemelerin hüküm altına alındığı, Yönetmeliğin ilk halinde de gizliliğe ilişkin düzenlemenin mevcut olduğu, söz konusu düzenlemenin Anayasada yer alan herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına da sahip olduğuna dair düzenlemenin bir gereği olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu edilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin dayanağı olan 4045 sayılı Kanun yürürlükte bulunmadığından, iptali istenilen Yönetmelik maddelerinin de hukuki dayanağı kalmadığı anlaşıldığından, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değiştirilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi ile aynı Yönetmeliğin 6., 8/2., 9/A, 9/B ve 15. maddelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; İzmir Barosu Başkanlığı tarafından, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi ile aynı Yönetmeliğin 6., 8/2., 9/A, 9/B ve 15. maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.
Anayasa’nın “Yönetmelikler” başlıklı 124. maddesinde, Cumhurbaşkanının, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri, hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağının kanunda belirtileceği hükme bağlanmıştır.
4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde,
“Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır.
Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükümleri yer almıştır.
4045 sayılı Kanun’un 1. maddesine dayanılarak Cumhurbaşkanı tarafından 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin bazı maddelerinde değişiklik yapılmış, davalı Baro Başkanlığı tarafından anılan Yönetmeliğin yukarıda belirtilen maddelerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin Anayasa’ya aykırılık sorunu:
4045 sayılı Kanunda güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusunda sadece bir maddeye (1.maddeye) yer verilerek, hangi kamu görevlileri bakımından güvenlik soruşturması yaptırılacağı düzenlenmiş, bunun dışındaki tüm düzenlemelerin bir yönetmelikte yapılacağı belirtilmiştir.
Anayasa’nın 128.maddesinin ikinci fıkrasında “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır” hükmüne yer verilerek memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin kuralların kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir.
Öte yandan; Anayasa’nın 20.maddesinin birinci fıkrasında, herkesin özele hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmiş; üçüncü fıkrasında da “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esaslar ve usuller kanunla düzenlenir” denilerek kişisel verilerin korunması özel hayatın gizliliğinin korunması kapsamında güvenceye kavuşturulmuştur. Anayasa’nın 13.maddesinde de temel hak ve hürriyetlerin yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği ifade edilmiştir.
Anayasa’nın 20.maddesi uyarınca kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Dolayısıyla kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sağlanan anayasal güvencenin yaşama geçirilebilmesi için bu hakkı ilgilendiren yasal düzenlemelerin açık, anlaşılabilir ve söz konusu hakkın kullanılabilmesine elverişli olması gerekir. Ancak böyle bir düzenleme ile kişilerin özel hayatlarını ilgilendiren veri, bilgi ve belgelerin resmi makamların keyfi müdahalelerine karşı korunması mümkün hale gelebilir.
Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasıyla elde edilen veriler kişisel veri niteliğindedir. İptali istenen kuralla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında kamu mercileri tarafından özel yaşamı ile ilgili sorular sorulması da dahil olmak üzere bir bireyin özel hayatı, iş ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgilerinin alınması, kaydedilmesi ve kullanılması özel hayata saygı hakkına sınırlama niteliğindedir.
Anayasa’nın 129. maddesinin birinci fıkrasında, memurlar ve kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunma yükümlülükleri düzenlenmiştir. Ayrıca 657 sayılı Kanun’da bu sadakat yükümlülüğünün yanı sıra kamu görevlilerine tarafsızlık ve devlete bağlılık yükümlülükleri de getirilmiştir.
Kamu görevlilerinin sadakat, tarafsızlık ve devlete bağlılık yükümlülüğü çerçevesinde devleti temsil eden ve millî güvenlik bakımından hassasiyet içeren bazı kamu görevlerine atanacak kişiler bakımından daha sıkı nitelikler aranması ve birtakım sınırlamaların getirilmesi doğaldır. Bu şekilde aranan nitelikler ve kanunlarda öngörülen kısıtlamalar, kamu hizmetinin etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütülmesi amacına yöneliktir. Kamu görevine özellikle de milli güvenlik açısından hassasiyet içeren görevlere atanacak kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulması ve bu amaçlada kamu görevine atanacak kişilerde bir takım koşullar aranmasının gerekliliği tartışmasızdır. Dolayısıyla, idarenin millî güvenlik açısından önem arz eden kadrolara atanacak kişilerin tabi olacağı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması konusunda kanunla temel çerçeveyi ortaya koyan kurallar getirmesi elbette mümkündür. Bu çerçevenin kanunla belirlenmesinden sonra uygulama koşulları ve usule ilişkin ayrıntılar düzenleyici işlemlerle belirlenebilir.
Ancak; 4045 sayılı Kanunun 1.maddesinde, gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacağı öngörülmesine, dolayısıyla bahsedilen kamu görevlerine atanmasında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması koşulu aranmasına karşın, güvenlik soruşturmasına ve arşiv araştırmasına konu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin nerelerden elde edileceği ve ne suretle ve ne kadar süre ile saklanacağı, kişilerin söz konusu bilgilere itiraz etme olanağı olup olmadığı, bilgilerin bir müddet sonra silinmesinin mümkün olup olmadığı veya silinmesine dair izlenecek usulün ne olduğu, gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak mercilerin kimler olduğu ile ilgili hiçbir düzenleme içermediği görülmektedir. Bunun yanı sıra kanunlarda, kesinleşmiş ceza mahkûmiyetlerine dair ilk olarak akla gelmesi ve uygulanması gereken kanun olan 5352 sayılı Kanun’a atıf içeren bir düzenlemenin de bulunmadığı, bireyleri keyfîliğe karşı koruyucu hiçbir hükmeyer verilmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, 4045 sayılı Kanun’da kişilerin geçmiş ceza mahkumiyetlerine ilişkin kayıtlar bakımından hangi suçların kamu görevine girmeye engel olduğu, kişilerin onsekiz yaşından önce işledikleri suçlara dair kayıtların güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebep olup olmayacağı konularında hiç bir belirleme, suçlar arasında herhangi bir ayrım ve derecelendirme yapılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Aynı şekilde 4616 sayılı Kanun uyarınca kesinleşmiş mahkumiyet niteliğinde sayılmayan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların da güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının bir sebebi olup olmayacağı hususunda da hiç bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Bu tespitler ışığında, 4045 sayılı Kanun’un temel hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılmasını içeren konuyla ilgili temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Dolayısıyla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda 4045 sayılı Kanunun 1.maddesinde belirtilen kamu görevlerine alınmada esas alınacak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına ve işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeler kanunla belirlenmeksizin bunların alınmasına ve kullanılmasına izin verilmesi Anayasa’nın 13., 20. ve 128. maddeleriyle bağdaşmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 4045 sayılı Kanunun 1.maddesi, Anayasa’nın 13., 20. ve 128.maddelerine aykırı oluğu sonucuna varıldığından, Dairesince, anılan maddenin iptali istemiyle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması, sonuca göre uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerektiği düşünülmüştür.
Dairece, anılan Kanunda Anayasa’ya aykırılık görülmemesi durumu göz önüne alınarak işin esası aşağıda incelenmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerindeki “ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresine ilişkin kısmı yönünden;
Bahse konu Yönetmelik düzenlemeleri ile, ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemek, anılan Yönetmeliğin “amaç” ve “kapsam”ı olarak belirlenmiştir.
Söz konusu düzenlemelerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Devlet memurluğuna alınmada genel ve özel şartları düzenleyen 48. maddesinin birinci fıkrasının A bendinin 8. alt bendine 03/10/2016 tarih ve 676 sayılı Kanun Hükmünde Karaname’nin 74. maddesiyle eklenen ve “güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olma” şartını genel şart olarak belirleyen Kanun hükmünün yansıması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu düzenlemelerin kanuni dayanağı olan 657 sayılı Kanun’un 48/1-A-8 hükmünün Anayasa Mahkemesi’nin 24/07/2019 tarih ve E:2018/73, K:2019/65 sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu kararın 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinde geçen “ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibarelerinin kanuni dayanağı ortadan kalkmış bulunmaktadır.
Bu nedenle; dava konusu Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerindeki “ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresin iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesi yönünden;
25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin ‘Gizlilik dereceli birim, kısım ve görevler’ başlklı 6. maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
” Yönerge
Madde 6- Kamu kurum ve kuruluşlarınca gizlilik dereceli birim ve kısımları ile bunların görevleri ve 9/B maddesi kapsamına giren hususları düzenleyen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönergesi hazırlanarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak kurumlara ve Cumhurbaşkanlığına gönderilir.
9/A ve 9/B maddeleri kapsamında sayılanlara ilişkin yönergesi bulunmayan birimlerin talepleri ile yönergelerinde belirtilen birim ve kısımlar dışında çalışanlar için yapılmış olan talepler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak kurumlarca yerine getirilmez.”
Bahse konu düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşlarına, bünyelerindeki gizlilik dereceli birim, kısım ve görevlerin belirlenmesi amacıyla yönerge hazırlama ve bu yönergeyi güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak kurumlara ve Cumhurbaşkanlığına gönderme yükümlülüğü getirilmiştir.
Davacı tarafından, belirtilen yükümlülüğün getirilmesinde idari vesayet unsurlarının oluşmadığı, gizlilik dereceli birimlerinin belirlenmesi görevinin ilgili kamu kurumlarına bırakılması konusunda Cumhurbaşkanına 4045 sayılı Kanun’da verilmiş bir yetkinin bulunmadığı, bu durumun kanunilik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca halihazırda çalışanlar için de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının öngörülmesinin Anayasa’nın 13. maddesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüştür.
Anayasa’nın 104. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevi, tek başına Cumhurbaşkanına bırakılmıştır. Bu bağlamda; kamu kurum ve kuruluşlarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönergesinin hazırlanması konusunda yükümlülük getirilmesi, Cumhurbaşkanına Anayasa ile tanınan yürütme yetkisi ve 4045 sayılı Kanunun 1. maddesinde güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğunu belirleme konusunda Cumhurbaşkanına tanınan yetkiye dayanmaktadır. Bu durumda yetki aşımından bahsedilemeyecektir.
Ayrıca; kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili amir ve organlarının, kendi görev ve teşkilatları doğrultusunda hangi birim ve görevlerin gizlilik dereceli olduğu ve stratejik öneme sahip bulunduğunu takdir etmesinin, daha rasyonel bir yöntem olacağı da açıktır.
Diğer yandan; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması amacının Devlet güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerin, ulusal varlığın ve bütünlüğün gereği olduğu göz önüne alındığında, 4045 sayılı Kanunun 1. maddesinde yer alan ‘çalışacak’ ibaresinin, gizlilik dereceli birimlerde halihazırda çalışan, ayrıca bu birimde çalışmayıp, anılan birimde görevlendirilecek olan personeli de kapsadığı sonucuna varılmış olup, mevcut çalışanlar yönünden de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının öngörülmesinin çalışma hakkını kısıtlama anlamına gelmediği, böylece Anayasa’nın13. maddesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, çalışmakta olanlar bakımından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilere dayanılarak kamu görevlisi hakkında olumsuz bir işlem tesis edilmesi halinde, bu işlem davaya konu edilebilektir.
Bu nedenle, anılan maddede kamu yararına ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 8/2. maddesi yönünden;
25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’ni 8. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 8-Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığınca,
a) Güvenlik soruşturması;
1) 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ekli cetvellerinde belirtilen kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için Cumhurbaşkanlığınca gönderilen taleplerde yer alanlar,
2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca yurtdışı teşkilatında görevlendirilecek diğer personel için Cumhurbaşkanlığınca gönderilen taleplerde yer alanlar,
3) Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığında çalışan veya çalışacak olan personel,
hakkında yapılır.
b) Arşiv araştırması;
1) 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ekli cetvellerinde belirtilen kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için Cumhurbaşkanlığınca gönderilen taleplerde yer alanlar,
2) Yurtdışı teşkilatlarında çalıştırılacak yabancı uyruklu şahıslar için Cumhurbaşkanlığınca gönderilen taleplerde yer alanlar,
hakkında yapılır.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirliklerince birinci fıkra dışında kalanlar hakkında güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması ilgili kurumun talebi doğrultusunda yapılır.
Cumhurbaşkanlığınca, birinci fıkranın (a) bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentleri ile (b) bendinde sayılanlar hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirliklerine güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılabilir.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğünün birbirlerinin personeli hakkında yapacakları güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının esas ve usulleri ile bu Yönetmeliğin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgelerin karşılıklı değişimi Cumhurbaşkanının onayıyla yürürlüğe konulacak esaslar ile düzenlenir.”
Davacı tarafından, ilgili kurumun talebi doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü ve mülki idare amirliklerince güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasını düzenleyen 4045 sayılı Kanun kapsamını aşarak ilk elden düzenlemeler içerdiği ve yönetmelik hükmüyle temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına sebep olunabileceği ileri sürülmekte ise de, söz konusu düzenlemenin 4045 sayılı Kanunda belirtilen yetkiye dayandığı ve Yönetmeliğin amaç ve kapsamına da uygun bulunduğu açık olduğundan, anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 9/A ve 9/B. maddeleri yönünden;
25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 9. maddesinden sonra gelmek üzere 9/A ve 9/B maddeleri eklenmiştir.
“Gizlilik dereceli birimlerde çalışacak personel
Madde 9/A- Kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarının hiyerarşik olarak bağlı bulunduğu üst kademe yöneticilerinden bakan yardımcısı, kurum ve kuruluş başkanı, genel müdür, müstakil birim amirleri ile bunların yardımcıları, vali, büyükelçi ve bu birim ve kısımların çalışanları hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin talepler Cumhurbaşkanlığına iletilir. Bunlar hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne yaptırılır.
Diğer talepler
Madde 9/B- Milli güvenliği doğrudan etkileyen stratejik önemi haiz kurum ve kuruluşların üst yöneticileri ile bu kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla yürütülen projelerde görev alan kritik önemi haiz personel hakkında ilgili kamu kurum ve kuruluşunun talebi doğrultusunda ilgili kişinin yazılı muvafakati alınmak kaydıyla Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yaptırılır.”
Davacı tarafından, gizlilik dereceli birimler ile stratejik önemi haiz kurum ve kuruluşların anılan Yönetmelikle düzenlenmeyerek ilgili kurumlara bırakılmasının keyfiliğe yol açacağı, mevcut çalışanlar için de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının çalışma hakkını sınırlayacağı için Anayasa’nın 13. maddesine aykırılık teşkil edeceği ve yöneticiler hakkında Cumhurbaşkanınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının 4045 sayılı Kanunda düzenleme yapılmaması nedeniyle idari vesayetin sınırlarının aşılacağı ileri sürülmektedir.
Yönetmeliğin 6. maddesi hakkında yukarıda yapılan incelemede belirtilen gerekçelerin söz konusu maddeler yönünden de geçerli olduğu kanaatine varılmıştır.
Diğer yandan; Anayasamızın 104 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında , “Üst kademe kamu yöneticilerini atar, görevlerine son verir ve bunların atanmalarına ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenler.” hükmüne yer verilerek, üst kademe yöneticilerini atama yetkisi ve atanmalarına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiştir. Bu nedenle, anılan yetkiye dayanılarak belirtilen kişiler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırmasında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 15. maddesi yönünden;
25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11. maddesi ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin ‘Değerlendirme’ başlıklı 15. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 15-“Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla gerektiğinde kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri ile 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere; bakanlıklarda görevlendirilecek bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst amirin, üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşan değerlendirme komisyonu kurulur. Cumhurbaşkanlığında kurulacak Değerlendirme Komisyonu İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin başkanlığında belirlenecek genel müdürlerin katılımıyla oluşur. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ise bu Komisyonun oluşumu kendi yönergeleri ile belirlenir. Değerlendirme Komisyonunun çalışma tutanakları ve kararları gizlidir.”
Davacı tarafından; değerlendirme komisyonlarının oluşumunu düzenleyen hükmün tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kapsayacak şekilde genişletilmesinin 4045 sayılı Kanunun kapsamını aştığı, halihazırda görev yapan kamu görevlileri hakkında değerlendirme komisyonlarının vereceği olumsuz karar doğrultusunda ilgililerin 657 sayılı Kanun dışında memuriyetten çıkarılmasına sebep olabileceği ve komisyonun çalışma tutanakları ve karalarının gizli olmasının keyfilik sağlayacağı ve savunma hakkını ihlal edeceği iddia edilmektedir.
Anılan maddede, müsteşar yerine bakan yardımcısı, başbakanlık yerine Cumhurbaşkanlığı ibarelerine yer verilmesi, Anayasa’da yapılan değişikle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyum sağlama amacını taşıdığı sonucuna varılmış, halihazırda görev yapan kamu görevlileri hakkında gerektiğinde değerlendirme yapılmasının çalışma hakkının sınırlandırılması anlamına gelmediği de yukarıda Yönetmeliğin 6. maddesi hakkında yapılan değerlendirmede kaleme alınmıştır.
Maddede yer verilen “Değerlendirme Komisyonunun çalışma tutanakları ve kararları gizlidir.” hükmü ise, kişisel verilerin korunması ve ilgili dışında bilgi sahibi olunmaması amacına yönelik olduğu, ilgili kişi hakkında elde edilen ve hakkında işlem tesisine neden olan bilgi ve belgelerin 4982 sayılı Bigi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında istenilmesi halinde, (ancak bu Kanunda öngörülen sınırlamalar hariç) ilgilisine verilmesi gerektiği de açıktır.
Bu nedenle davacı iddiaları yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan; yapılan değişiklikle maddede, değerlendirme kurullarının 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde belirtilen şartları taşıyıp taşımadıkları hususunda değerlendirme yapma görevi de verildiği anlaşılmıştır.
Ancak; Devlet memurlarının 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde öngörülen genel ve özel şartları kaybetmeleri halinde görevlerine son verileceği, Kanunun 98/b maddesinde ve diğer personel kanunlarında düzenlenmiş olup, bu konuda idarelerin bağlı yetki içinde oldukları ve mevzuatta belirtilen yöntemle tespit ve değerlendirmesi yapılarak, yetkide paralellik ilkesi gereğince atamaya yetkili makamlarca görevlerine son verileceği açık olduğundan, 657 sayılı Kanunun 48. maddesinde belirtilen şartları taşıyıp taşımadıkları hususunda da değerlendirme yapma konusunda bir kurul oluşumunun Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’ne konu edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Bu durumda, anılan maddede geçen, “ile 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı” ibaresinin de iptali gerekecektir.
Açıklanan nedenlerle, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi ile 15. maddesinde yer verilen “ile 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı” ibaresinin iptaline, iptali istenilen diğer maddeleri yönünden ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 2577 sayılı Kanun’un 17/1. maddesi uyarınca duruşma için önceden belirlenen 07/12/2021 tarihinde, davacı vekili Av. …ile davalı Cumhurbaşkanlığı vekili Av. …’in duruşmaya geldiği, Danıştay Savcısı …’in duruşmada hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. 2577 sayılı Kanun’un 18. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca duruşmaya katılan taraflara usulüne uygun söz verilip dinlendikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verilerek ve dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi ile aynı Yönetmeliğin 6., 8/2., 9/A, 9/B ve 15. maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın “Yönetmelikler” başlıklı 124. maddesinde; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmü yer almaktadır.
4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde de; “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır.
(Ek:18/10/2018-7148/29 md.) (İptal ikinci fıkra:Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E.:2018/163, K.:2020/13 sayılı Kararı ile)
Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükümleri yer almıştır.
Dava konusu edilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin “Dayanak” başlıklı 3. maddesinde; “Bu Yönetmelik 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine dayanılarak çıkarılmıştır.” hükmüne yer verilmiştir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi eklenmiştir.
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin “Gizlilik dereceli birim, kısım ve görevler” başlıklı 6. maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yönerge
Madde 6- Kamu kurum ve kuruluşlarınca gizlilik dereceli birim ve kısımları ile bunların görevleri ve 9/B maddesi kapsamına giren hususları düzenleyen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yönergesi hazırlanarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak kurumlara ve Cumhurbaşkanlığına gönderilir.
9/A ve 9/B maddeleri kapsamında sayılanlara ilişkin yönergesi bulunmayan birimlerin talepleri ile yönergelerinde belirtilen birim ve kısımlar dışında çalışanlar için yapılmış olan talepler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapacak kurumlarca yerine getirilmez.”
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 8. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 8- Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığınca,
a) Güvenlik soruşturması;
1) 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ekli cetvellerinde belirtilen kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için Cumhurbaşkanlığınca gönderilen taleplerde yer alanlar,
2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca yurtdışı teşkilatında görevlendirilecek diğer personel için Cumhurbaşkanlığınca gönderilen taleplerde yer alanlar,
3) Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığında çalışan veya çalışacak olan personel,
hakkında yapılır.
b) Arşiv araştırması;
1) 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ekli cetvellerinde belirtilen kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklar için Cumhurbaşkanlığınca gönderilen taleplerde yer alanlar,
2) Yurtdışı teşkilatlarında çalıştırılacak yabancı uyruklu şahıslar için Cumhurbaşkanlığınca gönderilen taleplerde yer alanlar,
hakkında yapılır.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirliklerince birinci fıkra dışında kalanlar hakkında güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması ilgili kurumun talebi doğrultusunda yapılır.”
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 8. maddesi ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 9. maddesinden sonra gelmek üzere 9/A ve 9/B maddeleri eklenmiştir.
“Gizlilik dereceli birimlerde çalışacak personel
Madde 9/A- Kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarının hiyerarşik olarak bağlı bulunduğu üst kademe yöneticilerinden bakan yardımcısı, kurum ve kuruluş başkanı, genel müdür, müstakil birim amirleri ile bunların yardımcıları, vali, büyükelçi ve bu birim ve kısımların çalışanları hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ilişkin talepler Cumhurbaşkanlığına iletilir. Bunlar hakkındaki güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne yaptırılır.
Diğer talepler
Madde 9/B- Milli güvenliği doğrudan etkileyen stratejik önemi haiz kurum ve kuruluşların üst yöneticileri ile bu kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla yürütülen projelerde görev alan kritik önemi haiz personel hakkında ilgili kamu kurum ve kuruluşunun talebi doğrultusunda ilgili kişinin yazılı muvafakati alınmak kaydıyla Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve/veya Emniyet Genel Müdürlüğüne güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması yaptırılır.”
Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11. maddesi ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin “Değerlendirme” başlıklı 15. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 15- “Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla gerektiğinde kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri ile 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere; bakanlıklarda görevlendirilecek bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst amirin, üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşan değerlendirme komisyonu kurulur. Cumhurbaşkanlığında kurulacak Değerlendirme Komisyonu İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin başkanlığında belirlenecek genel müdürlerin katılımıyla oluşur. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ise bu Komisyonun oluşumu kendi yönergeleri ile belirlenir. Değerlendirme Komisyonunun çalışma tutanakları ve kararları gizlidir.”
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri düzenleme yetkisini Anayasa’dan aldıkları gibi, yönetmelikler de düzenleme yetkilerini kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadırlar.
Dava konusu Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin dayanağı olan, 26/10/1994 tarih ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevlerine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 07/04/2021 tarih ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 13. maddesinin sekizinci fıkrasıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca kamu tüzel kişileri kendi görev alanlarına ilişkin yönetmelikleri, dayanağı kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak üzere çıkardıklarına göre, yönetmeliğin dayanağı Kanun hükmünün sonradan yürürlüğe giren başka bir Kanunla yürürlükten kaldırılması ve bu yeni düzenlemede önceki Kanun hükmüne dayalı olarak çıkartılan yönetmeliğin yürürlükte kalmaya devam edeceği ya da yürürlükte kalacağı süreye ilişkin bir kurala yer verilmeyip önceki Yönetmeliğin düzenlediği alana ilişkin usul ve esasların yeniden belirleneceği kuralına yer verilmesi durumunda, dayanak Kanun yürürlükten kaldırıldığı için buna dayalı olarak çıkartılan yönetmelikler de hükümsüz hale gelecektir.
Uyuşmazlıkta, 7315 sayılı Kanunun 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile dava konusu yönetmeliğin dayanağını oluşturan 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırıldığından ve anılan Kanun’da dava konusu yönetmeliğin yürürlükte kalmaya devam edeceğine ilişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğinden ve bunun bir sonucu olarak, 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği de hükümsüz hale geldiğinden, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi ile aynı Yönetmeliğin 6., 8/2., 9/A, 9/B ve 15. maddelerinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 25/10/2018 tarih ve 30576 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nin 1. ve 2. maddelerine eklenen ”ile ilk defa veya yeniden kamu hizmeti ve görevlerine atanacaklar” ibaresi ile aynı Yönetmeliğin 6., 8/2., 9/A, 9/B ve 15. maddelerinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.