Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2860 E. , 2021/6053 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/2860
Karar No : 2021/6053
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR:
1-(DAVACI) : …
2-(DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İl Jandarma Komutanlığı emrinde uzman jandarma olarak görev yapan davacının, vazife malüllüğünün 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınması ve görevden ayrılmaksızın tarafına vazife malüllüğü aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin işlemin iptali ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun Geçici 14. maddesi uyarınca vazife malüllüğü aylığı ve ikramiyesinin 01/08/2013 tarihinden itibaren bağlanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; ara kararı üzerine davalı idarece sunulan cevapta; “15/05/2015 tarihinde Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca yeniden yapılan değerlendirme sonucu davacı hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği ve davacıya 27/03/2015 tarihli müracaatını takip eden aybaşı olan 15/4/2015 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun Geçici 14. maddesinin (d) fıkrası uyarınca görevinden ayrılmasına gerek kalmaksızın, 2330 sayılı kanun kapsamında vazife malüllüğü aylığı bağlanacağı” nın belirtildiği ve davacının talebinin 15/04/2014 tarihinden sonraki kısmının kabul edildiği görüldüğünden, talebin bu kısmının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacının 01/08/2013 -15/04/2014 tarihleri arasında kendisine vazife malüllüğü aylığı bağlanması talebinin ise; 5510 sayılı Kanun’un Geçici 14.maddesinin (d) bendinde, 2330 sayılı Kanun kapsamında bağlanacak vazife malüllüğü aylığının ilgililerin müracaat tarihlerini takip eden ayın başından itibaren bağlanacağı belirtildiğinden, kendisine 27/03/2014 tarihli müracaatını takip eden aybaşı olan 15/04/2014 tarihinden itibaren aylık bağlanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kısım yönünden, davacının kendisine ikramiye ödenmesi talebinin ise; 6495 sayılı Kanunun 98. maddesiyle değişik 5510 sayılı Kanun’un Geçici 14.maddesinin (d) bendinde, 2330 sayılı Kanun kapsamında malül olduklarına karar verilenlerden, sınıf ve görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere görevlerinden ayrılmalarına gerek kalmaksızın vazife malüllüğü aylığı bağlanması hakkı tanınmış olup, bu kişilere ikramiye ödeneceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI :
Davacı tarafından; 01/08/2013 -15/04/2014 tarihleri arasında kendisine vazife malüllüğü aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden usul ve yasaya aykırı Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; İkramiyenin hesaplanmasında 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89. maddesi ve 35. madde hükümlerinin esas alınıp emekli aylığı bağlanmasına esas aylık tutarlarının kuruma ödenmekte olduğu, ödemeye müteakip ilgili kurumlardan veya Hazineden tahsil edildiği, emeklilik işlemi uygulananlara emekli veya yaşlılık aylığı bağlandığı tarihteki memur maaş katsayısı dikkate alınarak emeklilik ikramiyesi tahakkuku yapıldığı, bu nedenle davacıya 30 yıldan fazla süre için emeklilik ikramiyesi ödenmesi mümkün olmadığı gibi, ödeme tarihinde yürürlükte bulunan katsayılar üzerinden bir ödeme yapılmasına da kanunen imkan olmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aleyhe olan kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davacının vazife malüllüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamına alınması ve görevden ayrılmaksızın tarafına vazife malüllüğü aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin 12/05/2014 tarihli işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığı, vazife malüllüğü aylığının ve ikramiyesinin 01/08/2013 tarihinden itibaren ödenmesi istemi yönünden ise davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.