Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/4626 E. , 2021/5817 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4626
Karar No : 2021/5817
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; vefat eden eşinin tasfiye edilen keseneklerinin ihya edilmesi ve askerlikte geçen sürenin borçlanılması suretiyle tarafına dul aylığı bağlanması istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 24/02/2009 tarihli işlemin iptali ile eşinin ölüm tarihi olan 30/10/1979 tarihinden itibaren dul aylığı bağlanması ve birikmiş aylık farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi ve belgeler ile aynı konuda daha önce … İş Mahkemesinde açılan davada alınan 12/10/2010 tarihli bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının eşinin vefat ettiği tarihte 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ölüm aylığı bağlanması için aranılan 10 yıllık iştirakçilik şartını taşımadığı ve dolayısıyla hizmeti ihya edilse dahi dul aylığına hak kazanamayacağı açık ise de, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yer alan düzenlemeler uyarınca emekli aylığı hakkını kazanılabileceği, bu sebeple, davacının ihya edilen hizmet bedelini ödediği 26/12/2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01/01/2009 tarihinden itibaren dul aylığına hak kazanması gerektiğinden; dava konusu işlemin; 01/01/2009 tarihinden sonraki kısmı yönünden iptaline, 30/10/1979 tarihinden 01/01/2009 tarihine kadar olan kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, parasal haklarının 01/01/2009 tarihinden sonraki kısmının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, 01/01/2009 tarihinden önceki kısım yönünden ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, ayrıca faiz hususunda yasal düzenleme bulunmaması sebebiyle kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davalı idare aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 31/10/1979 tarihinde vefat eden eşi …; 01/08/1967 – 26/07/1972 tarihleri arasında Tekirdağ ili Şarköy ilçesi … Köyü Camii imam-hatipliği görevini yerine getirmiştir.
İstifa etmek suretiyle anılan görevden ayrılan davacı murisine, talebi üzerine 05/01/1973 tarihinde kesenekleri iade edilmiştir.
Davacı, vefat eden eşinin 1972-1975 yılları arasında Avusturya’da çalıştığını beyan ederek 05/09/2008 tarihinde Sosyal Güvenlik Sözleşmesi mevzuat hükümlerine göre tarafına ölüm aylığı bağlanması talebinde bulunmuştur.
06/10/2008 tarihinde ise, davalı idareye başvuruda bulunarak, vefat eden eşine iade edilen keseneklerin ihya edilmesi ve askerlikte geçen sürenin borçlanılması suretiyle tarafına dul aylığı bağlanmasını talep etmiştir.
Davacının bu talebi üzerine; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 05/12/2008 tarihli yazısıyla, muris …’in Sandığa tabi hizmetlerinin 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesine göre ihya edilerek davacıya dul aylığı bağlanabilmesi için 647,00 TL’nin 30/01/2009 tarihinde kadar ilgili banka şubesine yatırılarak makbuzun bir nüshasının kuruma gönderilmesi bildirilmiştir.
Davacı tarafından; ihya için talep edilen tutar 26/12/2008 tarihinde banka şubesine yatırılarak 15/01/2009 tarihinde kayda alınan 12/01/2009 tarihli dilekçe ekinde davalı kuruma ibraz edilmiştir.
Davalı idare tarafından, dava konusu 24/02/2009 tarihli işlem ile tasfiye olan hizmetlerin davacının murisi tarafından Avusturya’da sigortalı olarak çalışmakta iken ihya ettirilmediği gibi dul ve yetimleri tarafından da ölüm tarihinden itibaren 6 ay içinde ihya talebinde bulunulmadığından, söz konusu hizmetlerin ihyasının mümkün bulunmadığı bildirilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un “Hizmetlerin İhyası” başlıklı 5. maddesinde; “Bir kurumla ilişiği kesildikten sonra diğer kurumlardan birinde sigortalı olanların, önceki kurumlarda birikmiş prim ve kesenekleri geri verilmez ve toptan ödemeleri yapılmaz.
Ancak;
a) Kesenek, prim veya toptan ödemelerini aldıktan sonra diğer kurumlardan birinde sigortalı olanlar aldıkları paraları;
1. İstekleri üzerine aylık bağlanacak olanların, istek tarihinden en az altı ay önce,
2. (Değişik:29/7/2003-4958/55 md.) Malûllük veya ölüm, 60 yaşın doldurulması, T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden kurumlarınca re’sen veya yaş haddinden emekliye sevk edilme nedenleriyle görevleri ile ilgileri kesilenlerin görevlerinden ayrıldıkları tarihten itibaren altı ay içinde, kendileri veya hak sahipleri tarafından, aldıkları kuruma o kurumun kendi mevzuatına göre hesaplanan tutarını
b) Kesenek, prim iadesi veya toptan ödeme hakkı doğduğu halde paraları zamanaşımına uğrayanların, zamanaşımına uğrayan paraları faizsiz olarak (a) bendinde yazılı süreler içinde kendileri veya hak sahipleri tarafından ilgili kuruma,
Toptan ödedikleri takdirde bunların da bu hizmetleri 4 üncü madde gereğince birleştirilir.
Ölüm halinde, toptan ödeme ihyalarının yapılabilmesi, hak sahiplerinin bu Kanuna göre birleşik hizmet süresi üzerinden aylığa hak kazanmaları şartına bağlıdır.
Ancak, kurumlardan birinden aylık bağlanmış (malullük ile vazife malullüğü aylığı bağlananlardan kontrol muayeneleri sonunda aylığı kesilmiş bulunanlar hariç) veya aylık alma haklarını kaybetmiş olanların, söz konusu devrelere ait hizmet süreleri yapılacak birleştirmede dikkate alınmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kesenekleri geri verilerek hizmetleri tasfiye edilen ilgililerin, 2829 sayılı Kanun hükümleri uyarınca hizmet ihyası yaptırabilmeleri için, kesenek tutarı iade edildikten sonra diğer kurumlardan birinde sigortalı olması ve bu kanuna göre toplam hizmet süresi üzerinden aylığa hak kazanmaları şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu kişilerin ölümü halinde ise tasfiye olan hizmetlerin dul ve yetimleri tarafından ihya edilebilmesi için, hizmeti tasfiye olan kişinin Sosyal Güvenlik Kurumlarından birine tabi olarak çalışırken vefat etmiş olması gerekmektedir.
Buna göre; davacıya, eşinin Emekli Sandığına tabi hizmetleri ihya edilerek dul aylığı bağlanabilmesi için, hizmeti tasfiye olan (vefat eden eşinin) kişinin Sosyal Güvenlik Kurumlarından birine tabi çalışırken vefat etmiş olması gerekmektedir.
Dairemizin 25/12/2019 tarihli ara kararına cevaben davalı idare tarafından gönderilen 19/06/2020 tarihli yazıda; davacının eşinin vefat ettiği tarihte herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi çalışmasının bulunmadığı belirtilmiş olup; dosyada mevcut olan bilgi ve belgelerden, davacının vefat eden eşinin anılan tarihte yurtdışında da çalışmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacı tarafından, eşinin Emekli Sandığına tabi hizmetlerinin ihyası ile kendisine dul aylığı bağlanması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin 01/01/2009 tarihinden sonraki kısmı yönünden iptali ile parasal haklarının 01/01/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; dava konusu işlemin 01/01/2009 tarihinden sonraki kısmı yönünden iptali ile parasal hakların 01/01/2009 tarihinden sonraki kısmının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.