Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5389 E. 2021/5961 K. 22.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5389 E.  ,  2021/5961 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5389
Karar No : 2021/5961

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Jandarma tabip binbaşı olarak görev yapmakta iken malulen emekliye ayrılan ve 15/10/2011 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanan davacının, 15/06/2012 tarihinden itibaren Şereflikoçhisar Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığının tespit edilmesi üzerine, adi malullük aylığının kesilerek 15/06/2012-31/03/2015 tarihleri arasında ödenen 51.772,47 TL malul aylıkları ve bu tutara işletilen 6.342,33 TL faiz ile birlikte toplam 58.113,79 TL’nin borç çıkartılmasına ilişkin 01/04/2015 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, 15/10/2011 tarihinden itibaren adi malullük aylığı bağlanan davacının, 29/05/2012 tarihinden itibaren yeniden Emekli Sandığına tabi olarak çalışmaya başlaması üzerine aylıklarının kesilmesi gerekirken ödenmeye devam edildiği anlaşıldığından, malul aylığının kesilmek suretiyle, davacıya borç çıkarılması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Malul aylığı almakta iken, çalışmaya başlamış olmasının, söz konusu aylıkların kesilmesini gerektirmediği gibi, faiziyle birlikte borç çıkarılamayacağı, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 99. maddesinde yer alan adi malul aylığının, çalışmaya başlanılması durumunda kesilmesine ilişkin kısmı ile vazife malullüğü aylığı alanların çalışmaya başlaması durumunda aylıklarının kesilmeyeceğine ilişkin kısmının Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının faize ilişkin kısmının bozulması, diğer kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 tarih ve K:2016/32 sayılı kararı uyarınca Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, Jandarma tabip binbaşı olarak görev yapmakta iken 14/10/2011 tarihinde malulen emekliye ayrılmış ve 15/10/2011 tarihinden itibaren de davacıya malul aylığı bağlanmıştır.
Davacı, malul aylığı almakta iken 15/06/2012 tarihinde Şereflikoçhisar Devlet Hastanesinde doktor olarak göreve başlamıştır.
Bu durum davalı idare tarafından tespit edilince, 01/04/2015 tarihli işlem ile davacının malul aylığı kesilerek 15/06/2012-31/03/2015 tarihleri arasında davacıya ödenmiş olan 51.772,47 TL malul aylıkları ve bu tutara işletilen 6.342,33 TL faiz ile birlikte toplam 58.113,79 TL davacıya borç çıkartılmıştır.
Bunun üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na 08/05/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle eklenen “5434 sayılı Kanun’a İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Kanun’a göre aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08/02/2006 tarih ve 5434 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun’da kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunacağı; beşinci fıkrasında, bu madde kapsamına girenlerin aylıkların bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
27/04/2005 tarih ve 25798 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 30. maddesinin ikinci fıkrasında, “Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin % 50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.” kuralına yer verilmiştir.
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 99. maddesinde emekli, adi malüllük, vazife malullüğü, dul veya yetim aylığı, son hizmet zammı alanlardan hiçbir şarta bağlı olmaksızın emeklilik hakkı tanınan vazifelere tayin edilenlerin aylıklarının tamamının bu vazifelere tayinleri tarihini takip eden ay başından itibaren kesileceği, kesilen aylıklarının ise ayrıldıkları tarihi izleyen ay başından itibaren müstahak olmaları şartıyla ödenmesine başlanacağı, vazife malullüğü aylığı alanların varsa harp malullüğü zammı ile harp okulu öğrencilerinden yetim aylığı alanların aylıklarının kesilmeyeceği kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun’un 121. maddesinde, her ne suretle olursa olsun istihkaklarından fazla yapılan ödemelerin, ilgililerin, varsa sonraki her çeşit istihkaklarından hüküm alınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınacağı, ancak ilgilinin, Sandıkça yapılan bu muamelenin yersizliği hakkında Danıştayda dava açabileceği, herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarlarının tahsil edileceği, tahsilin ne şekilde yapılacağının yönetmelikle düzenleneceği kuralına ver verilmiştir.
02/10/1988 tarih ve 23481 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce İlgililere İstihkaklarından Fazla veya Yersiz Olarak Yapılan Ödemelerin Tahsili Hakkında Yönetmeliğin 2. maddesinde, 5434 sayılı Kanun uyarınca her ne suretle olursa olsun, ilgililere istihkaklarından fazla yapılan ödemelerin tahsili hakkında bu Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı; 9. maddesinde ise, sandıktan aylık almakta iken aylığının kesilmesi gereken göreve girenlerden bu durumunu bildirmeyerek aylıklarını yersiz olarak tahsil edenler adına çıkarılan borcun, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte, ilgililerin varsa her çeşit birikmiş istihkakından, bakiye borç kalırsa ilgilinin ödenecek aylılarının tamamından mahsup suretiyle tahsil edileceği; 11. maddesinde ise, ilgililerin kusurlu davranışı bulunmadan Sandığın hatalı işlemi nedeniyle yapılan yersiz ödemelerden dolayı ilgililer adına çıkarılan borcun varsa her çeşit istihkakından kesileceği, bu madde uyarınca hesaplanan ve tahsil edilen borçlar için faiz tahakkuk ettirilmeyeceği düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5434 sayılı Kanun’a göre ilgililere istihkaklarından fazla yapılan ödemelerin bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarlarının tahsil edileceği, tahsilin ne şekilde yapılacağının yönetmelikle düzenleneceği, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce İlgililere İstihkaklarından Fazla veya Yersiz Olarak Yapılan Ödemelerin Tahsili Hakkında Yönetmeliğe göre ise sandıktan aylık almakta iken aylığının kesilmesi gereken göreve girenlerden bu durumunu bildirmeyerek aylıklarını yersiz olarak tahsil edenler adına çıkarılan borcun, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte tahsil edileceği, ilgililerin kusurlu davranışı bulunmadan Sandığın hatalı işlemi nedeniyle yapılan yersiz ödemelerden dolayı ilgililer adına çıkarılarak tahsil edilen borçlar için faiz tahakkuk ettirilemeyeceği düzenlemelerine yer verilmiş bulunmaktadır.
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının davacının malul aylıklarının kesilerek ödenmiş olan aylıkların borç çıkarılması işlemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin faize ilişkin kısmı na gelince:
Emekli Sandığından aylık almakta iken aylığının kesilmesi gereken göreve girenlerden bu durumunu bildirmeyerek aylıklarını yersiz olarak almaya devam edenler adına çıkarılan borcun, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte tahsil edileceği, ilgililerin kusurlu davranışı bulunmadan Sandığın hatalı işlemi nedeniyle yapılan yersiz ödemelerden dolayı ilgililer adına çıkarılarak tahsil edilen borçlar için faiz tahakkuk ettirilmeyeceği düzenlemeleri dikkate alındığında, davacının kusuru olmaksızın, davalı idarenin, davacının halen emekli keseneklerinin yatırılıyor olmasından dolayı çalışmaya devam ettiği hususunda bilgisi olduğu ve buna rağmen davacıya malul aylığı ödemelerini yapmaya devam ettiği, bu durumda hatalı işlem nedeniyle yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla davacı adına çıkarılan borca faiz tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk, İdare Mahkemesi kararının bu kısmında ise hukuki isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacının malul aylığının kesilerek ödenmiş olan malul aylıklarının borç çıkarılması işlemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Kısmen kabulü ile kararın, dava konusu işlemin, çıkarılan borç tutarına faiz işletilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin bölümünün BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.