Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5927 E. , 2021/6415 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5927
Karar No : 2021/6415
DAVACILAR : 1- … T.A.Ş. … Derneği
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emekli Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “6283 Sayılı Kanuna Göre İntibak İşlemleri ve Eğitim” konulu, … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Dava konusu işlem nedeniyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici 39. maddede yer alan intibak işlemlerinin gerçekleştirilemediği, aynı Kanun’un Geçici 20. maddesinin dördüncü fıkrasında, devir işlemleri tamamlanıncaya kadar iştirakçiler, aylık alanlar ve hak sahiplerinin prim tahsili ve sigorta yardımlarının sağlanması işlemlerinin ilgili sandıklarca ve istihdam eden kuruluşlarca gerçekleştirileceğinin belirtildiği, aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca intibak işlemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu kontrolünde yapılmasının doğal olduğu, ancak Kurum tarafından kontrol yapılırken, kanuna, yargı kararlarına ve vakıf senedi hükümlerine uygun hareket edilmesi gerektiği, dava konusu işlemde, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 39. maddesinin ne şekilde uygulanacağının belirlendiği, anılan maddede Kurum’a yetki verilmemesine karşın, davalı idarenin hukuka aykırı şekilde mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Geçici 20. maddesine 6111 sayılı Kanun’la eklenen düzenleme ve 5510 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesinin onikinci fıkrasına atıfta bulunmak suretiyle yetki kullanımı yoluna gittiği, oysaki, Kanun’un Geçici 39. maddesinde yer alan düzenlemenin, vakıf sandıklarının davalı idareye devrine ilişkin düzenlemeler öngören 5510 ve 506 sayılı Kanun’ların Geçici 20. maddeleriyle ilgisinin bulunmadığı, idarece kanun koyucu tarafından kendilerine tanınan yetkinin aşıldığı,
… T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakıf Senedinin Geçici 2. maddesinde; “Sandığın, bu statünün uygulanmasına başlanmadan önce yürürlükte olan statü ve yönetmeliğine göre hak kazanılan her türlü yardım ve ödemelerin, bunların müsdenidatı ve ile bu statüde yer alan hüküm ve esaslar dairesinde yapılmasına devam olunur” hükmüne yer verildiği, aynı Senedin Ek 40. maddesinde ise; “Sandık Yönetim Kurulu’nun, ödenecek aylık ve gelirleri, her yılın sonunda mevcut artışlar ve hizmet süreleri dikkate alarak müteakip yılın başından itibaren ayarlamaya yetkili oldukları” şeklinde düzenleme bulunduğu ve her iki düzenlemenin halen yürürlükte olduğu,
Vakfın 09/12/2002 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda, tüzük tadili yapılarak, geçmişe yönelik emekli aylıklarının, TÜFE artışlarının %50’sinin yansıtılması suretiyle SSK muadil aylığı seviyesine çekilmesine karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davada, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, söz konusu düzenlemenin iptali ile sicilden terkinine karar verildiği, gerekçesiyle birlikte Mahkeme kararı gözetildiğinde davalı idare işleminin iyi niyetle bağdaşmadığı,
5510 sayılı Kanun’un Geçici 39. maddesinin, 2000 yılı öncesiyle ilgisi bulunan aylıklar arasındaki farkların giderilmesi amacıyla düzenlendiği, amacının, vakıf sandıklarınca ödenen aylıkların SSK muadil aylıklarına intibak ettirilmesi olmadığı, Kanun taslağı hazırlandığı sırada, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanınca hazırlanan bilgi notunda, vakıf sandığı emeklileri arasında aylık yönünden farklılık bulunması halinde, vakıf senedi hükümlerine göre intibak yapılabileceğinin belirtildiği, TBMM’nin iradesinin de bu yönde olduğu, belirtilen notun, Geçici 20. maddenin onikinci fıkrasındaki hüküm nedeniyle oluşabilecek tereddütleri gidermek için hazırlanmış olduğunun düşünüldüğü,
1999 yılı için Vakıf Sandığı kapsamındaki bir şube müdürü 1.351,30-TL prim öderken, aynı yılda SSK işçisinden tahsil edilen en yüksek primin 899,95-TL olduğu, dolayısıyla Sandık kapsamındaki personel %48 oranında daha fazla prim öderken, aylıkların SSK muadil aylığı üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle intibak ettirilemeyeceği, Sandığın, kendi emeklilerinin maaşları arasındaki farkı intibak ettirmek için anılan Yasa hükmünü uygulamakla yükümlü olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumunun kendi içerisinde, Vakıf Sandıklarının ise, Vakıf Senetleri uyarınca kendi içerisinde hesaplama yaparak kendi emeklilerinin aylıklarını yeniden hesaplamaları gerektiği, Sandık tarafından ödenecek aylığın en alt sınırının ise, SSK muadil aylığı olduğu, davalı idarenin dava konusu işlemle vakıf senetlerine müdahale etmesine imkân olmadığı, Vakıf Sandıklarının, Geçici 20. maddenin sekizinci fıkrası uyarınca devir tarihine kadar işlem yapmakta serbest oldukları,
Söz konusu düzenleme sonrasında, Vakıf Senedi uyarınca davacılardan İlhan Türkmen’in 1999 yılı Aralık ayındaki aylığı olan 178,53-TL’nin, SSK muadil tavan aylığı olan 154,79-TL’ye çekilerek, hesaplamanın buna göre yapıldığı, dolayısıyla, 2.069,00-TL olarak hesap edilmesi gereken 2013 yılı Ocak dönemi aylığının, 1.812,55-TL olarak hesaplandığı, dava konusu düzenleme nedeniyle mağduriyet yaşandığı iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici 39. madde ile 2000 yılı öncesi SSK emeklilerinin aylıklarına intibak yapılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, bu şekilde 2000 yılından öncesiyle ilgisi bulunan emeklilerin refahtan pay almalarının amaçlandığı, dolayısıyla, belirtilen aylıkların yeniden hesaplanması gerektiği, bu yönüyle intibak yasasının zam veya iyileştirme düzenlemesini değil, aylıkların Kanun’da öngörülen şekilde yeniden hesaplanması mecburiyetini içerdiği,
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Geçici 20. maddesi uyarınca, Sandıklar tarafından vakıf senetleri uyarınca ödenecek aylığın asgari sınırının muadil SSK aylığı olduğu, aynı maddeye 6111 sayılı Kanun’la eklenen son fıkrada, muadil karşılaştırması yapılacağının esas alınacağının öngörüldüğü, buna göre, SSK muadil aylığı ile vakıf senedi uyarınca bağlanan aylıkların karşılaştırılarak, hangi aylık yüksek ise o aylığın ödenmesi gerektiği, birleştirilmiş hizmetler üzerinden yapılan hesaplamada da belirtilen yöntemin izlendiği, dava konusu yazıda belirtilen hususların bildirildiği,
506 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesinde denetimin ne şekilde yapılacağının açıklandığı, ancak, sandıkların, iştirakçilerine yapacakları yardımların tür ve miktarlarını, mali durumları ve aktüeryal dengelerini kendilerinin belirlediği, buna ilişkin düzenlemelerin ise, vakıf senetlerinde yer aldığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Davacılar tarafından, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün, “6283 sayılı Kanuna Göre İntibak İşlemleri ve Eğitim” konulu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Geçici 20. maddesi kapsamında bulunan sandıkların vakıf senedi hükümleri doğrultusunda bağladıkları aylıklarla ilgili olarak 6283 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 39. maddesi çerçevesinde yapılması gereken işlemleri belirten … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
506 sayılı Yasanın “Bankalar, sigorta şirketleri, ticaret ve sanayi odaları ve borsalar” başlıklı Geçici 20. maddesinde, “Bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları,borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personelinin malûllük, yaşlılık ve ölümlerinde yardım yapmak üzere, bu kanunun yayımı tarihine kadar tesis veya dernek olarak kurulmuş bulunan sandıklar, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde:
a) İlgili bulundukları banka, sigorta şirketi, reasürans şirketi, ticaret odası, sanayi odası, borsa veya bunların birliklerinin bütün personelini kapsıyacak,
b) Bu personelin, iş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık, analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm, eşlerinin analık, eş ve çocuklarının hastalık hallerinde, en az bu kanunda belirtilen yardımları sağlıyacak,
c) Sandıkların statülerine tabi personelin bu madde şümulüne giren banka, sigorta şirketi, reasürans şirketi, ticaret odası, sanayi odası, borsa veya bunların birliklerinden birinden diğerine geçmesi halinde bu gibi personelin kendi sandıklarındaki müktesep haklarının da diğer ilgili sandığa veya aralarında kuracakları müşterek bir sandığa intikalini temin edecek,
Birer tesis haline getirildiği ve bunu tevsik eden statülerini, bu kanunun yayımı tarihinden en geç altı ay içinde Çalışma Bakanlığına verdikleri takdirde, bu teşekküllerin ve sandıkların personeli işbu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar.
Şu kadar ki, bu sandıkların statüleri ve statü değişiklikleri Çalışma Bakanlığınca onaylanmak suretiyle tekemmül eder. Mali durumları da Çalışma, Maliye ve Ticaret Bakanlıklarınca müşterek kontrol ve murakabe edilir. Mali durumlarının kontrol ve murakabesi sonunda alınmasına bu Bakanlıklarca müştereken lüzum gösterilecek tedbirleri, sandıklar ve ilgili bulundukları teşekküller yerine getirmekle yükümlüdür.
Sözü edilen sandıkların mevzuatına tabi olarak geçen hizmetler ile emekli sandıkları kanunlarına veya malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak geçen hizmetler yazılı istek halinde, 5/1/1961 tarihli 228 sayılı kanunun aylık bağlanmasına ilişkin esasları dairesinde birleştirilerek tahsis yapılır.
(Ek fıkra:13/02/2011-6111/53 md.) Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde muadil miktar karşılaştırması esas alınır. Ancak, gelir ve aylıkların artırılmasında 506 sayılı Kanuna göre
bağlanan gelir ve aylıkların artırımına ilişkin hükümler devir tarihine kadar uygulanmaz. 5510 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrasında yer alan sınırlama dâhilinde sandıkların kuruluş senetlerinde yer alan hükümler ve sandıkların uygulamaları saklıdır. Bu hüküm, yürürlüğe girdiği tarihten önceki artışlarda ve görülmekte olan davalar hakkında da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.
5510 sayılı Yasaya 08/05/2008 tarih ve 26870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5754 sayılı Yasanın 73. maddesiyle eklenen ve davaya konu yazının düzenlendiği tarihteki şekliyle yürürlükte olan Geçici 20. maddesinde, 506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri ile aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların hak sahipleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilerek bu Kanun kapsamına alınacağı, üç yıllık süre Bakanlar Kurulu kararı ile en fazla iki yıl daha uzatılabileceği, devir tarihi itibarıyla sandık iştirakçileri bu Kanunun 4. maddesinin (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacakları, bu maddede belirtilen şekilde oluşturulacak komisyonca, her bir sandık için sandıktan ayrılan iştirakçiler de dâhil olmak üzere, devir tarihi itibarıyla devredilen kişilerle ilgili olarak, sandıkların bu Kanun kapsamındaki sigorta kolları itibariyle gelir ve giderleri dikkate alınarak yükümlülüğünün peşin değerinin hesaplanacağı, peşin değerin aktüeryal hesabında kullanılacak teknik faiz oranı yüzde 9,8 olarak esas alınacağı, peşin değerin 15 yıllık vadede, faizi ile birlikte sandık ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlardan müteselsilen Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsil edileceği, devir sonrasında sandıklarca ödenen aylık ve gelirlerin Sosyal Sigortalar Kanununca hesaplanacak aylık ve gelirlerden yüksek olması halinde söz konusu farkların Sosyal Güvenlik Kurumunca ilgililere ödenmeye devam edileceği, sandık vakıf senedinde yer almasına karşın Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan sosyal hak ve ödemelerin sandıklar ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca yapılacağı, 30/04/2008 tarihinden sonra sandıklarca bağlanmış veya bağlanacak olan gelir ve aylıklara yapılacak artışların 506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklara yapılan artışlardan fazla olamayacağı, gerektiğinde sandık açıklarının kapatılması için sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluş kaynaklarından aktarma yapılabileceği yolunda kurallara yer verilmiştir.
08/03/2012 tarih ve 28227 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6283 Yasanın 5. maddesiyle 510 sayılı Yasaya eklenen Geçici 39. maddede özetle, son tahsis talep tarihi veya ölüm tarihi 2000 yılı Ocak ayı başından önce olup, 506 sayılı Kanunun mülga hükümleri uyarınca gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıklarının, bu madde hükümlerine göre yeniden hesaplanacağı, aylıkların hesaplanmasında, 506 sayılı Kanunun mülga maddeleri uyarınca hazırlanan ve 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan gösterge veya üst gösterge tablosundan sigortalı için tespit edilmiş olan mevcut gösterge rakamı ile aynı dönemde yürürlükte bulunan memur aylık katsayısının esas alınacağı, malullük, yaşlılık ve ölüm aylığında sigortalının aylık bağlama oranlarının belirlenme şekli ve aylık bağlama oranı belirtilmiş, sigortalının 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla aylığının, yukarıdaki hükümlere göre tespit edilen gösterge rakamı, memur aylık katsayısı ve aylık bağlama oranının çarpımı suretiyle belirleneceği, bu madde hükümlerine göre 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla hesaplanan aylık tutarının, % 5,9 oranında artırılarak 2000 yılı Ocak ayına, 2000 yılı Ocak ayı için bu şekilde hesaplanan aylık tutarının ise, (7,13326594120697) çarpanı kullanılarak 2008 yılı Ocak ayına taşınacağı. bu şekilde hesaplanan aylık tutarın da, 2008 yılı Ocak ayı ödeme döneminden başlayarak 2013 yılı Ocak ayı ödeme dönemine kadar (bu dönem dahil) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ödenmekte olan aylıklara uygulanmış olan aylık artışları ile artırılacağı kurala bağlanmıştır.
Davaya konu yazının, “I.İntibak Düzenlemesi” başlıklı kısmında, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa 6283 sayılı Yasanın 5. maddesiyle eklenen Geçici 39. maddesi ile 2000 yılı öncesi SSK emekli aylıklarına intibak işlemi yapılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, 506 sayılı Yasanın Geçici 20. Maddesi kapsamındaki sandıkların söz konusu yasal düzenleme çerçevesinde vakıf senedi hükümleri doğrultusunda bağladıkları aylıklarla ilgili olarak yapılacak işlemlerin aşağıda açıklandığı belirtilmiş, “II. 506/Geçici 20. Maddesi kapsamındaki sandıklarca SSK muadil aylıklarına intibak yapılması” başlıklı kısmında da, 506 sayılı Yasanın Geçici 20. maddesine 6111 sayılı Kanunun 53. maddesiyle eklenen fıkra ile 1. fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde muadil miktar karşılaştırmasının esas alınacağı öngörüldüğünden bu hüküm gereği sandıklarca vakıf senedi hükümlerine bağlanan aylıklarla birlikte iştirakçilerin mevcut hizmetleri dikkate alınmak suretiyle SSK mevzuatına göre de aylık hesabı yapıldığı ve vakıf senedi hükümlerine göre bağlanan aylığın; SSK muadil aylığının altında kalması halinde muadil aylığın, üstünde olması halinde vakıf senedi hükümlerine göre bağlanan aylığın ödendiği, 2829 sayılı Yasa hükümlerine müşterek hizmetler üzerinden bağlanan aylıklar için kurumlar arası hesaplaşma işlemlerinde de muadil SSK aylıklarının esas alınması nedeniyle aylık bağlama sistemi yönünden vakıf senedi hükümleri gereği SSK ile birebir veya farklı uygulama yapan sandıkların her halükarda 2000 yılından önce malullük veya yaşlılık aylığı talebinde bulunan sandık iştirakçileri ile ölen iştirakçilerin hak sahiplerine bağlanan aylıklar ile yine söz konusu tarihlerden önce malullük ve yaşlılık aylığı almakta iken 2000 yılından sonra ölen vakıf üyelerinin hak sahiplerine bağladıkları aylıkları, intibak düzenlemesinde öngörülen kurallar çerçevesinde yeniden hesaplamaları gerektiği, sandıklarca intibak kurallarına göre yeniden hesaplanan SSK muadil aylıklarının, sandıklar tarafından ödenen aylıkların üzerinde olması halinde intibak aylığının, altında kalması halinde ise mevcut aylıkların ödenmesine devam edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Anılan yasa maddelerinde, söz konusu sandık iştirakçilerinin aylık ve gelir bağlanmış olanların ve bunların hak sahiplerinin, Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmeleri ve bu Kanun kapsamına alınmaları kurala bağlanmış, devrin hangi usul ve esaslara göre yapılacağı belirtilmiş, 2000 yılından önce aylık bağlananlar ile 2000 yılından sonra bağlananlar arasında oluşan maaş farklarının düzeltilmesi amacıyla 2000 yılından önce 506 sayılı Yasa uyarınca gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıklarının Yasada belirtilen hükümlere göre yeniden hesaplanması öngörülmüştür.
Davaya konu Yazı ile söz konusu yasal düzenlemelerin birlikte incelenmesinden, bu yazıda 506 sayılı Yasanın Geçici 20. maddesi kapsamındaki Sosyal Güvenlik Kurumu’na devri öngörülen söz konusu sandık iştirakçileri ile bunların hak sahiplerine bağlanan aylıklarla ilgili olarak yapılacağı belirtilen işlemlerin, anılan yasa hükümleri ile uyumlu olduğu ve çelişmediği sonucuna ulaşıldığından iptali istenilen söz konusu yazıda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Onbirinci Dairesinin, Danıştay Başkanlık Kurulunun 13/09/2018 tarih ve 2018/31 sayılı kararlarıyla kapatılması üzerine, aynı tarih ve 2018/32 sayılı Başkanlık Kurulu kararıyla yeniden belirlenen iş bölümü kararı doğrultusunda Dairemize devredilen dosyada, 20/02/2020 tarih ve E:2018/5927 sayılı ara kararına davalı idare tarafından cevap verildiği görülmekle, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, … T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfına hitaben düzenlenen; “6283 Sayılı Kanuna Göre İntibak İşleri ve Eğitim” konulu, 25/06/2012 tarih ve 052033 sayılı yazının;
“I. İntibak Düzenlemesi” başlığı altında, 08/03/2012 tarih ve 28227 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01/03/2012 tarih ve 6283 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na Geçici 39. maddenin eklenerek, 2000 yılı öncesiyle ilgisi bulunan SSK emekli aylıklarına yapılacak intibak işlemlerine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Geçici 20. maddesi kapsamında bulunan sandıkların söz konusu düzenleme çerçevesinde vakıf senedi hükümleri doğrultusunda bağladıkları aylıklarla ilgili olarak yapılacak işlemlerin aşağıda açıklandığı;
“II. 506/Geçici 20 inci madde kapsamındaki sandıklarca SSK muadil aylıklarına intibak yapılması” başlığı altında, 506 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile aynı maddeye 6111 sayılı Kanun’un 53. maddesiyle eklenen fıkra uyarınca, en az 506 sayılı Kanun’da belirtilen yardımları sağlamakla yükümlü tutulan sandıkların, belirtilen yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde muadil miktar karşılaştırmasını esas alacaklarının belirtildiği, dolayısıyla sandıklarca vakıf senedi hükümleri uyarınca bağlanan aylıkların, SSK muadil aylığının altında kalması halinde muadil aylık, üstünde olması halinde ise vakıf senedi hükümleri uyarınca bağlanan aylığın ödendiği, keza 2829 sayılı Kanun kapsamında müşterek hizmetler üzerinden bağlanan aylıklar için kurumlar arası hesaplaşma işlemlerinde de muadil SSK aylıklarının esas alındığı,
Buna göre; aylık bağlama sistemi yönünden, vakıf senedi hükümleri gereği SSK ile aynı veya farklı uygulama yapan sandıklarca, 2000 yılından önce malullük veya yaşlılık aylığı talebinde bulunan sandık iştirakçileri ile ölen iştirakçilerin hak sahiplerine bağladıkları aylıklar ile yine aynı tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken, 2000 yılından sonra ölen vakıf üyelerinin hak sahiplerine bağlanan aylıkların, söz konusu intibak düzenlemesi uyarınca yeniden hesaplanması gerektiği,
Sandıklarca intibak kurallarına göre yeniden hesaplanan SSK muadil aylıklarının, sandıklar tarafından ödenen aylıkların; üzerinde olması halinde intibak aylığının, altında olması halinde ise, mevcut aylıkların ödenmesine devam edilmesinin gerektiği,
“III. İntibak işlemleri eğitimi” başlığı altında, Geçici 20. madde kapsamındaki sandıklarca SSK muadil aylıklarına intibak işleminin uygulanması için Kurumlarınca eğitim verileceği; eğitimin, intibak yasal düzenlemesi hakkında bilgilendirme ve örnek aylık hesaplamalarından oluşacağı belirtilerek, eğitim tarihi ve yerine ilişkin bilgilere yer verilmiştir.
Bunun üzerine davacılar tarafından, söz konusu yazının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmış olup, davanın görev yönünden reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Onbirinci Dairesinin 24/09/2013 tarih ve E:2013/2271, K:2013/8215 sayılı kararıyla bozulması üzerine, … İdare Mahkemesince, bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla dava görev yönünden reddedilerek, dosyanın Danıştaya gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın esasa kaydedildiği Danıştay Onbirinci Dairesinin, Danıştay Başkanlık Kurulunun … tarih ve … sayılı kararlarıyla kapatılması üzerine, aynı tarih ve 2018/32 sayılı Başkanlık Kurulu kararıyla yeniden belirlenen iş bölümü kararı doğrultusunda dava dosyası devredilerek, Dairemiz esasına kaydedilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun; “Bankalar, sigorta şirketleri, ticaret ve sanayi odaları ve borsalar:” başlıklı Geçici 20. maddesinde;
“Bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları,borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personelinin malûllük, yaşlılık ve ölümlerinde yardım yapmak üzere, bu kanunun yayımı tarihine kadar tesis veya dernek olarak kurulmuş bulunan sandıklar, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde:
a) İlgili bulundukları banka, sigorta şirketi, reasürans şirketi, ticaret odası, sanayi odası, borsa veya bunların birliklerinin bütün personelini kapsıyacak,
b) Bu personelin, iş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık, analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm, eşlerinin analık, eş ve çocuklarının hastalık hallerinde, en az bu kanunda belirtilen yardımları sağlıyacak,
c) Sandıkların statülerine tabi personelin bu madde şümulüne giren banka, sigorta şirketi, reasürans şirketi, ticaret odası, sanayi odası, borsa veya bunların birliklerinden birinden diğerine geçmesi halinde bu gibi personelin kendi sandıklarındaki müktesep haklarının da diğer ilgili sandığa veya aralarında kuracakları müşterek bir sandığa intikalini temin edecek,
Birer tesis haline getirildiği ve bunu tevsik eden statülerini, bu kanunun yayımı tarihinden en geç altı ay içinde Çalışma Bakanlığına verdikleri takdirde, bu teşekküllerin ve sandıkların personeli işbu kanunun uygulanmasında sigortalı sayılmazlar.
Şu kadar ki, bu sandıkların statüleri ve statü değişiklikleri Çalışma Bakanlığınca onaylanmak suretiyle tekemmül eder. Mali durumları da Çalışma, Maliye ve Ticaret Bakanlıklarınca müşterek kontrol ve murakabe edilir. Mali durumlarının kontrol ve murakabesi sonunda alınmasına bu Bakanlıklarca müştereken lüzum gösterilecek tedbirleri, sandıklar ve ilgili bulundukları teşekküller yerine getirmekle yükümlüdür.
Sözü edilen sandıkların mevzuatına tabi olarak geçen hizmetler ile emekli sandıkları kanunlarına veya malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak geçen hizmetler yazılı istek halinde, 5/1/1961 tarihli 228 sayılı kanunun aylık bağlanmasına ilişkin esasları dairesinde birleştirilerek tahsis yapılır.
(Ek fıkra: 13/2/2011-6111/53 md.) Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde muadil miktar karşılaştırması esas alınır. Ancak, gelir ve aylıkların artırılmasında 506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların artırımına ilişkin hükümler devir tarihine kadar uygulanmaz. 5510 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrasında yer alan sınırlama dâhilinde sandıkların kuruluş senetlerinde yer alan hükümler ve sandıkların uygulamaları saklıdır. Bu hüküm, yürürlüğe girdiği tarihten önceki artışlarda ve görülmekte olan davalar hakkında da uygulanır” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na 08/05/2008 tarih ve 26870 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 73. maddesiyle eklenen “506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklar ve ilgili hükümler” başlıklı Geçici 20. maddesinde;
“506 sayılı Kanunun Geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri ile aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların hak sahipleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilerek bu Kanun kapsamına alınır. Üç yıllık süre Bakanlar Kurulu kararı ile en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Devir tarihi itibarıyla sandık iştirakçileri bu Kanunun 4 üncü maddesinin (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, her sandık için ayrı ayrı olmak üzere hesabı yapılan Sandığı temsilen bir ve Sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşu temsilen bir üyenin katılımıyla oluşturulacak komisyonca; her bir sandık için sandıktan ayrılan iştirakçiler de dâhil olmak üzere, devir tarihi itibarıyla devredilen kişilerle ilgili olarak, sandıkların bu Kanun kapsamındaki sigorta kolları itibariyle gelir ve giderleri dikkate alınarak yükümlülüğünün peşin değeri hesaplanır. Peşin değerin aktüeryal hesabında kullanılacak teknik faiz oranı yüzde 9,8 olarak esas alınır.
Belirlenen peşin değer, onbeş yıldan fazla olmamak üzere, yıllık eşit taksitlerle her yıl için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin yıllık ortalama nominal faizi üzerinden sandıklardan ve bu sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlardan müteselsilen Kurumca bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Devir işlemi tamamlanıncaya kadar, sandık iştirakçileri, sandıktan aylık ve gelir alanlar ile bunların hak sahiplerinin sağlık ve sosyal sigorta yardımlarının sağlanması ile primlerinin tahsil edilmesine, ilgili sandık mevzuat hükümlerine göre sandıklarca ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca devam edilir.
Devir işlemi tamamlandıktan sonra sandıklarca ödenen aylık ve gelirlerin, bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki süreler için 506 sayılı Kanun, yürürlük tarihinden sonraki süreler için bu Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle hesaplanacak aylık ve gelirlerin üzerinde olması halinde söz konusu farklar, peşin değer hesabında dikkate alınır ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgililere ödenmeye devam edilir. Devir tarihinden sonra bu kişilerin gelir ve aylıklarının durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi ve yeniden bağlanması işlemleri sırasında vakıf senetlerine göre yapılacak hesaplamalar ilgili sandıklar veya sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar tarafından Kurum kontrolünde yapılır.
Devir tarihi itibariyle sandıklarda iştirakçi olanlar ile sandıklardan ayrılmış olup, aylık veya gelir almayanların sandıklara karşı hak sahibi olmaları halinde tahsis talep tarihi itibariyle aylıkları, bu Kanunun Geçici 2 nci maddesi hükümlerine göre hesaplanır. Geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmasında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için 506 sayılı Kanun hükümlerine göre Kurum tarafından ve vakıf senetlerine göre ilgili sandıklar ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar tarafından Kurum kontrolünde hesaplama yapılır. Geçici 2 nci madde kapsamında hesaplanacak aylıklar ile sandıkta geçen süreler dikkate alınarak sandık hükümlerine göre hesaplanacak aylıklar arasında fark olması halinde söz konusu farklar, peşin değer hesabında dikkate alınır ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgililere ödenmeye devam edilir. Bu kişilerin gelir ve aylıklarının durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi ve yeniden bağlanması işlemleri sırasında vakıf senetlerine göre yapılacak hesaplamalar ilgili sandıklar veya sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar tarafından Kurum kontrolünde yapılır.
Sandık iştirakçileri ile aylık ve/veya gelir bağlanmış olanlar ve bunların hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna devrinden sonra bu kişilerin tabi oldukları vakıf senedinde bulunmasına rağmen karşılanmayan diğer sosyal hakları ve ödemeleri, sandıklar ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca karşılanmaya devam edilir.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar ile bu maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen farklara ilişkin peşin değerin ilk taksitle birlikte defaten veya taksitler halinde ödenmesi konusu, Sosyal Güvenlik Kurumu, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar ile sandıkların görüş ve önerileri alınarak Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir. Taraflar, Sosyal Güvenlik Kurumunca belirlenecek tarihe kadar görüş ve önerilerini yazılı olarak verirler.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin iş ve işlemlerde Türkiye Odalar, Borsalar ve Birlik Personeli Sigorta ve Emekli Sandığı Vakfı iştirakçilerini istihdam eden kuruluşları, 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu ile kurulan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği temsil eder.
Söz konusu sandıklar ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar ile Kurum, bu madde uygulamasına ilişkin tüm işlemler nedeniyle doğacak her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Bu Kanunun kısa vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası hariç diğer hükümleri bakımından; vakıf senetlerinde bu Kanuna aykırı hükümler bulunması halinde, bu Kanunun yürürlük tarihi itibariyle bu Kanun hükümleri uygulanır.
30/4/2008 tarihinden itibaren, sandıklarca bağlanmış/bağlanacak olan gelir veya aylıklara yapılacak artışlar, 506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir veya aylıklara yapılan artışlardan fazla olamaz.
Bu maddenin beşinci ve altıncı fıkralarına göre Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenecek olan aylık ve gelirler üzerindeki farklar ve bu madde çerçevesinde devre ilişkin belirlenecek usûl ve esaslar bu maddenin yayımından önce 506 sayılı Kanunun ek 36 ncı maddesine göre devri gerçekleşmiş veya devam eden sandıklar için uygulanmaz.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 58 inci maddesi hükümleri bu madde kapsamında yapılacak devir ve diğer işlemler hakkında uygulanmaz.” düzenlemesine,
Aynı Kanun’a 08/03/2012 tarih ve 28227 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01/03/2012 tarih ve 6283 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un” 5 inci maddesi ile eklenen Geçici 39. maddede ise;
“(1) Son tahsis talep tarihi veya ölüm tarihi 2000 yılı Ocak ayı başından önce olup, 506 sayılı Kanunun mülga hükümleri uyarınca gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıkları, bu madde hükümlerine göre yeniden hesaplanır.
(2) Aylıkların hesaplanmasında, 506 sayılı Kanunun mülga maddeleri uyarınca hazırlanan ve 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan gösterge veya üst gösterge tablosundan sigortalı için tespit edilmiş olan mevcut gösterge rakamı ile aynı dönemde yürürlükte bulunan memur aylık katsayısı esas alınır.
(3) Sigortalının aylık bağlama oranı aşağıdaki şekilde belirlenir:
a) Malûllük aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için % 60, sigortalının başkasının bakımına muhtaç olması halinde % 70, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için ise 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre % 59,9 ila % 50 arasında belirlenmiş olan taban aylık bağlama oranı esas alınır. Yaştan ve günden artırım ve eksiltme yapılmaz. b) Yaşlılık aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için % 60, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için ise 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre % 59,9 ila % 50 arasında belirlenmiş olan taban aylık bağlama oranı esas alınır. Bu şekilde belirlenen taban aylık bağlama oranı, sigortalının tahsis talep tarihi itibarıyla kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5000 günden fazla ödediği her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için (l)’er artırılır, 5000 günden noksan ödediği her 240 gün için (1)’er eksiltilir. Maden işyerlerinin yer altı işlerinde çalışması, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce malûl olması, engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanması veya erken yaşlanması nedeniyle tarafına yaşlılık aylığı bağlananlara günden dolayı eksiltme yapılmaz.
c) Ölüm aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için % 60, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanmış olan için ise 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre % 59,9 ila % 50 arasında belirlenmiş olan taban aylık bağlama oranı esas alınır. Bu şekilde belirlenen taban aylık bağlama oranı sigortalının ölüm tarihi itibarıyla kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5000 günden fazla ödediği her 240 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi için (l)’er artırılır. Günden dolayı eksiltme yapılmaz. Malûllük aylığı almakta iken ölen sigortalılar hakkında bakıma muhtaçlık durumu dikkate alınmaksızın (a) bendi, yaşlılık aylığı almakta iken ölen sigortalılar hakkında ise (b) bendi hükümleri uygulanır.
ç) Malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığının aylık bağlama oranı % 85’ten fazla olamaz.
(4) Sigortalının 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla aylığı, yukarıdaki hükümlere göre tespit edilen gösterge rakamı, memur aylık katsayısı ve aylık bağlama oranının çarpımı suretiyle belirlenir.
(5) Bu madde hükümlerine göre 1999 yılı Aralık ayı ödeme dönemi itibarıyla hesaplanan aylık tutarı, % 5,9 oranında artırılarak 2000 yılı Ocak ayına, 2000 yılı Ocak ayı için bu şekilde hesaplanan aylık tutarı ise, (7,13326594120697) çarpanı kullanılarak 2008 yılı Ocak ayına taşınır. Bu şekilde hesaplanan aylık tutarı da, 2008 yılı Ocak ayı ödeme döneminden başlayarak 2013 yılı Ocak ayı ödeme dönemine kadar (bu dönem dahil) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ödenmekte olan aylıklara uygulanmış olan aylık artışları ile artırılır.
(6) Bu maddeye göre hesaplanan aylık tutarının, sigortalı veya hak sahiplerine 2013 yılı Ocak ayı ödeme döneminde ödenmekte olan aylık tutarının altında kalması halinde, mevcut aylıkların ödenmesine devam edilir.
(7) Bu maddeye göre hesaplanan aylıklar için geriye yönelik herhangi bir ödeme yapılmaz.
(8) Sözleşme aylıklarını 2000 yılı Ocak ayı başından sonra borçlanma yapmak suretiyle tam aylığa yükseltenler ile Geçici 20 nci maddeye göre devir alınacak sandıklardan aylık alanlara devir tarihinden sonra bu madde hükümleri uygulanmaz.
(9) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin tereddütleri gidermeye Kurum Yönetim Kurulu yetkilidir. ” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davada, uyuşmazlık; … T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfı tarafından 2000 yılından önce malullük veya yaşlılık aylığı talebinde bulunan sandık iştirakçileri ile ölen iştirakçilerin hak sahiplerine bağlanan aylıklar ile yine aynı tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken, 2000 yılından sonra ölen vakıf üyelerinin hak sahiplerine bağlanan aylıkların, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 39. maddesi kapsamında yeniden hesaplanmak suretiyle gerçekleştirilecek intibak işleminde, ilgili Vakıf Senedinde belirtilen hükümler uyarınca belirlenen aylık miktarı üzerinden mi, yoksa SSK muadil aylık miktarı üzerinden mi hesaplama yapılacağına, anılan madde uyarınca Vakıf Sandığınca gerçekleştirilmesi gereken işlemlerin belirtilmesine yönelik dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.
Yukarıda alıntısına yer verilen yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na eklenen Geçici 20. maddede; bu Kanun’un yayımı tarihine kadar kurulmuş tüm sandıkların, maddede sayılan hususlarda “sosyal güvenlik kurumu” gibi faaliyet göstermeye yeterli olduklarını ve bunu tevsik eden statülerini Kanun’un yayımı tarihinden itibaren en geç altı ay içinde Çalışma Bakanlığına verdikleri takdirde, bu teşekküllerin ve sandıkların personelinin 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılmayacaklarının düzenlendiği; aynı maddede, bu sandıkların mali durumlarının Çalışma, Maliye ve Ticaret Bakanlıklarınca müştereken kontrol ve murakabe edileceğinin belirtildiği, bu şekilde yapılacak kontrol ve murakabe sonunda Bakanlıklarca alınmasına müştereken lüzum gösterilecek tedbirlerin, sandıklar ve ilgili bulundukları teşekküllerce yerine getirileceği, … T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfının, iştirakçilerinden sigorta ve emeklilik primi tahsil ederek, koşulların sağlanması halinde iştirakçilerine ve diğer hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu gibi emekli aylığı ödeyerek, Kanun’da sayılan diğer tüm sosyal yardımları sağladığı, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi faaliyet göstermeye yeterlilikte sayılan hususlardan bir tanesine aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer verildiği, aynı maddenin son fıkrası ise; 13/02/2011 tarih ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişiklikten sonra; “Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında, yardımların sağlanması ve bağlanması yönünden alt sınırın belirlenmesinde muadil miktar (SSK muadil aylığı kast edilmektedir) karşılaştırmasının esas alınacağı, ancak, gelir ve aylıkların artırılmasında 506 sayılı Kanun’a göre bağlanan gelir ve aylıkların artırımına ilişkin hükümlerin devir tarihine kadar uygulanmayacağı; öte yandan, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesinin onikinci fıkrasında yer alan sınırlama dâhilinde sandıkların kuruluş senetlerinde yer alan hükümler ve sandıkların uygulamalarının saklı olduğunun düzenlendiği; Vakıf Sandıklarının, Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilecek olması nedeniyle, 5510 sayılı Kanun’a 17/04/2008 tarihinde eklenen Geçici 20. maddeyle; 506 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıkların iştirakçileri ile aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların hak sahiplerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna devir tarihini belirlemeye Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu, devir işlemi tamamlanıncaya kadar, sandık iştirakçileri, sandıktan aylık ve gelir alanlar ile bunların hak sahiplerinin sağlık ve sosyal sigorta yardımlarının sağlanması ile primlerinin tahsil edilmesine, ilgili sandık mevzuat hükümlerine göre sandıklarca ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca devam edileceğinin ve konuya ilişkin usûl ve esasların, Bakanlar Kurulunca belirleneceği düzenlemesine yer verildiği; 2000 yılı öncesiyle ilgisi bulunan emekli aylıklarında düzenleme getiren ve 6283 sayılı Kanun’la 5510 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 39. maddede, tahsis talep veya ölüm tarihi 2000 yılı öncesine ait olan ve 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylıklar ile bunlara bağlı ölüm aylıklarının bu maddeye göre yeniden hesaplanacağı belirtilerek, hesaplamaya ilişkin yöntemlere yer verildiği; maddenin ikinci fıkrasında; aylıkların hesaplanmasında, 506 sayılı Kanun’un mülga maddeleri uyarınca hazırlanan ve 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan gösterge veya üst gösterge tablosundan sigortalı için tespit edilmiş olan mevcut gösterge rakamı ile aynı dönemde yürürlükte bulunan memur aylık katsayısının esas alınacağı; altıncı fıkrasında, hesaplanan aylık tutarının, sigortalı veya hak sahiplerine 2013 yılı Ocak ayı ödeme döneminde ödenmekte olan aylık tutarının altında kalması halinde, mevcut aylıkların ödenmesine devam edileceği; sekizinci fıkrasında ise, Geçici 20. maddeye göre devir alınacak sandıklardan aylık alanlara devir tarihinden sonra bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı; son fıkrasında; bu maddenin uygulanmasına ilişkin tereddütleri gidermeye Kurum Yönetim Kurulunun yetkili olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı Derneğin, Dernek Tüzüğünün 2. maddesi uyarınca, … T.A.Ş’den, … T.A.Ş Personeli Sosyal Sigorta Sandığı ve … T.A.Ş. Personeli Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfından emekli olarak ayrılan kişilerle, bunların dul ve yetimlerinin emeklilik ve emekliliğin getirdiği konulardaki her türlü yasal haklarını temin etmek ve korumak amacıyla kurulduğu; ilgili kişilerin Derneğin asli üyesi olabildikleri, davacılardan İlhan Türkmen’in dava tarihinde Dernek başkanı statüsünde olduğu; uyuşmazlığın görüm ve çözümü için gerekli görüldüğünden, Dairemizin 23/10/2019 tarih ve E:5927 sayılı ara kararına cevap verilmemesi nedeniyle 20/02/2020 tarih ve E:2018/5927 sayılı ara kararıyla davalı idareden ikinci kez sorulması üzerine, Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen cevapta; … T.A.Ş. Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfına gönderilen … tarih ve … sayılı yazının, … T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfına da gönderildiği bildirilerek, anılan Vakfa gönderilen … tarih ve … sayılı yazının cevap ekinde gönderildiği; 16/11/2012 tarihli yazı ve davacı Derneğin 17/12/2012 tarihli dilekçesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu Aktüerya ve Fon Yönetimi Daire Başkanlığınca düzenlenen … tarih ve … sayılı işlemde, vakıf senedi hükümlerine göre ödenen aylıkların muadil SSK aylıklarının altında olamayacağından hareketle, ilgili sandıklarca 2000 yılı öncesine ait gösterge sistemine göre bağlanan aylıkların 5510 sayılı Kanun’un Geçici 39. maddesi uyarınca yeniden hesaplanması gerektiği, Kurumlarınca devir alınan sandıklara ait vakıf senedi hükümleri uyarınca bağlanan aylıklara ise, herhangi bir şekilde intibak uygulanmayacağı, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesinin onikinci fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla, devre kadar olan sürede sandıkların aylıklara ilişkin yapacağı düzenlemelerin ilgili tüzel kişilerin yetkisinde olduğu hususunun davacı Derneğe bildirildiği görülmüştür.
Her ne kadar, davacılar tarafından, 506 sayılı ve 5510 sayılı Kanunlar kapsamında yer alan ve henüz Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmemiş bulunan vakıf sandıklarının, devir işlemleri tamamlanıncaya kadar, sandık iştirakçileri, sandıktan aylık ve gelir alanlar ile bunların hak sahiplerinin sağlık ve sosyal sigorta yardımlarının sağlanması ile primlerinin tahsil edilmesine, ilgili vakıf sandıklarca ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlarca vakıf sandığı mevzuatı uyarınca devam edileceği, dolayısıyla, devir işlemleri tamamlanıncaya kadar 5510 sayılı Kanun’un Geçici 39. maddesi kapsamında gerçekleştirilecek işlemler yönünden vakıf senetleri doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiği, bu nedenle, 1999 yılı Aralık ayı için öngörülen muadil SSK aylığı üzerinden hesaplama yapılmasına imkân bulunmadığı iddia olunmakta ise de; anılan maddenin ikinci fıkrasında açıkça, aylıkların hesaplanmasında, 506 sayılı Kanun’un mülga maddeleri uyarınca hazırlanan ve 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan gösterge veya üst gösterge tablosundan sigortalı için tespit edilmiş olan mevcut gösterge rakamı ile aynı dönemde yürürlükte bulunan memur aylık katsayısının hesaplamaya esas alınacağının; sekizinci fıkrasında ise, sözleşme aylıklarını 2000 yılı Ocak ayı başından sonra borçlanma yapmak suretiyle tam aylığa yükseltenler ile Geçici 20. maddeye göre devir alınacak sandıklardan aylık alanlara devir tarihinden sonra bu madde hükümlerinin uygulanmayacağının belirtilmesi ve … T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfının dava konusu işlem tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmemiş olması karşısında, söz konusu madde düzenlemesi uyarınca kapsama alınan ilgililer yönünden yapılacak hesaplamanın, Vakıf Sandığı mevzuatı uyarınca 1999 yılı Aralık ayında yürürlükte bulunan aylık miktarı esas alınmak suretiyle yapılmasına imkân bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, 5510 sayılı Kanun’un 39. maddesinde yer alan düzenlemelerin tekrarı niteliğinde olan ve anılan maddenin uygulama yöntemine ilişkin açıklamalar getiren dava konusu işlemde; dayanağı olan üst hukuk normuna, hukuka ve kamu yararına aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emekli Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “6283 Sayılı Kanuna Göre İntibak İşlemleri ve Eğitim” konulu, … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.