Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6813 E. , 2021/7181 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6813
Karar No : 2021/7181
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …İli Sağlık Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca araştırmacı kadrosuna atanan davacının, 02/11/2011-02/02/2014 tarihleri arasındaki dönem için önceki kadrosunun mali hakları ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesi uyarınca önceki kadrosu için belirlenen oran üzerinden ek ödeme yapılması talebiyle 19/02/2014 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin 24/02/2014 tarihli işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince, 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede araştırmacı kadrolarına atanan personelin parasal haklarının atandıkları kadrodaki mali haklarıyla eşitleninceye kadar fark tazminatı ödenmesinin öngörüldüğü, 18/01/2014 tarih ve 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşların Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 8. maddesi ile 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 13. maddede yer alan, araştırmacı kadrolarına atanmış sayılanlara bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bu kadrolara atanmadan önceki kadrolarına ait mali hakların, bu kadroda kaldıkları sürece ödeneceği şeklindeki düzenlemenin yürürlük tarihinden itibaren uygulanabileceği; 15/01/2014 tarihinden önceki ödemeler yönünden davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davacıya 15/01/2014 tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine; davanın süresinde olan sonraki döneme ilişkin kısmı yönünden ise, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılan atama nedeniyle sadece fark tazminatı ödemesinin öngörüldüğü, her ne kadar sonradan yürürlüğe giren 6514 sayılı Kanun’la yeni bir kural getirilmiş ise de bu kuralın yürürlüğünden önceki dönemde uygulanamayacağından, davacının talebinin reddi yolundaki işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 02/11/2011 tarihinden itibaren, 6514 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği güne kadar geçmişe yönelik olarak, yaklaşık 26 aylık mali hakların telafisine ilişkin bir uygulama yapılmadığı, 02/11/2011-02/02/2014 tarihleri arasında mali haklardan yoksun bırakıldığı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının yeniden yapılandırılması amacıyla 02/11/2011 tarih ve 28103 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yayımlanmıştır.
Davacı, …İli Sağlık Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 4. maddesiyle, 02/11/2011 tarihinde araştırmacı kadrosuna atanmış sayılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, davacıya 02/11/2011 tarihinden itibaren, müdür olarak almakta olduğu her türlü ödemenin toplam net tutarının (bu tutar sabitlenerek), araştırmacı kadrosunda yapılan her türlü ödemenin toplam net tutarından fazla olması nedeniyle, aradaki fark tutar, herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın fark tazminatı olarak ödenmeye başlanmıştır. Böylece, davacıya, anılan tarihten itibaren araştırmacı kadrosunun mali hakları (ek ödeme, özel hizmet tazminatı ve zamlar gibi) yanında, iki kadronun özlük hakları arasındaki fark tutar, tazminat olarak ödenmiştir.
18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6514 sayılı Kanun’la 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 13. maddeyle, araştırmacı kadrosuna atanmış sayılanların özlük haklarını iyileştirmeye yönelik yeni bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre, 18/01/2014 tarihinden itibaren davacıya araştırmacı kadrosunun mali hakları (fark tazminatı ödemesi dahil) yerine, önceki kadrosu olan müdür kadrosunun mali hakları (ek ödeme, zam ve tazminatlar gibi) ödenmeye başlanmıştır.
Son olarak, 27/02/2014 tarih ve 28926 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6525 sayılı Kanun’la, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 11. maddenin üçüncü fıkrası ile araştırmacı kadrosuna atanmış sayıların özlük haklarına yönelik yeni bir düzenleme getirilmiş olup, buna göre, araştırmacı kadrosunda bulunan davacının ek ödeme ile zam ve tazminatları, 27/02/2014 tarihinden itibaren “müdür yardımcısı” kadro unvanı esas alınarak ödenmeye başlanmıştır.
Davacı, geçmişe yönelik olarak 02/11/2011-02/02/2014 tarihleri arasındaki dönem için önceki kadrosunun mali hakları ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 9. maddesi uyarınca önceki kadrosu için belirlenen oran üzerinden ek ödeme yapılması talebiyle 19/02/2014 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin 24/02/2014 tarihli işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un “İdari makamların sükutu” başlıklı 10. maddesinde, “İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler.” kuralına yer verilmiş; “Üst makamlara başvuru” başlıklı 11. maddesinde de, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanun’un 12. maddesinde ise, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının, davanın esastan reddine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın, davacıya 15/01/2014 tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmına gelince;
Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, araştırmacı kadrosuna atanmış sayılan personelin mali haklarının, ilk önce 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 4. maddesinin ikinci fıkrasıyla, daha sonra 6514 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle ve son olarak 6525 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle kurala bağlanarak ödendiği göz önüne alındığında, her bir kuralın getirdiği mali hakların öngördüğü kuralın yürürlük tarihinden önce uygulanmasına ve buna göre ödeme yapılmasına hukuken olanak bulunmadığından, davacının isteminin bu kapsamda nitelendirilerek davanın tümüyle esastan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; davanın, parasal hak talebine ilişkin bu kısmının süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, davanın esastan reddine yönelik kısmının ONANMASINA,
3. Kararın, davacıya 15/01/2014 tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.