Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/2160 E. , 2021/6341 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2160
Karar No : 2021/6341
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda 16/05/2014 tarihinde uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacının, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan enerji uzman yardımcıları ile eşitlenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının idareye başvurduğu 23/06/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesi’nin 10/06/2020 tarih ve E:2018/8406 K: 2020/2276 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, EPDK’ da 15/01/2012 tarihinden sonra göreve başlayan davacının mali, sosyal hak ve yardımlarına sınırlama getiren 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek 11. maddesinin (b) bendinde yer alan “uzman” ibaresi Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğinden, 15/01/2012 tarihinden önce ve sonra göreve başlayan uzman yardımcıları arasında mali, sosyal hak ve yardımlarına ilişkin farklılığa yol açan sınırlamanın yasal dayanağı kalmadığı; bu durumda, 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan personel ile aynı mali ve sosyal haklardan yararlanması gereken davacının talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle göreve başladığı 16/05/2014 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının başvuruda bulunduğu 23/06/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 15/01/2012 tarihinden sonra uzman yardımcısı olarak göreve başlayan davacının ücret ve mali haklarının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen Ek 11. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi çerçevesinde tahakkuk ettirildiği, Anayasa Mahkemesince, anılan hükmün yetki kanunu kapsamında olmaması nedeniyle usul yönünden iptali sonrasında, 6704 sayılı Kanun ile aynı düzenlemenin yeniden yürürlüğe konulduğu ve Anayasa Mahkemesinin bu kez anılan düzenlemenin Anayasaya aykırı olmadığına karar verdiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi dikkate alındığında yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmadığı, idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, 23/06/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine dava açıldığından, dava tarihinden geriye doğru 120 gün, başvuru tarihi olan 23/06/2015 tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihinin belirlenerek, anılan tarihten itibaren mali, sosyal hak ve yardımların ödenmesine hükmedilmesi, bu tarihten önceki talebe yönelik olarak ise davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğinden, mahkeme kararının mali, sosyal hak ve yardımların davacının işe başladığı 16/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanarak idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda uzman yardımcısı olarak 16/05/2014 tarihinde göreve başlayan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan enerji uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle 23/06/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine 14/07/2015 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı belirtilmiştir.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, bozma kararına göre usul ve hukuka uygun olarak verilmiş olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, yoksun kalınan parasal hakların, davacının işe başladığı 16/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanarak, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi süreklilik arzeden parasal ödemeler ile ilgili olarak belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; EPDK’da 16/05/2014 tarihinde göreve başlayan davacı tarafından, mali ve sosyal haklarının 15/01/2012 tarihinden önce kurumda göreve başlayan uzman yardımcıları ile eşitlenmesi istemiyle 23/06/2015 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun reddi üzerine, 14/07/2015 tarihinde temyizen incelenen davanın açıldığı, mahkeme tarafından yoksun kalınan parasal hakların davacının işe başladığı 16/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanarak idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacı tarafından 23/06/2015 tarihinde yapılan başvurunun reddi üzerine 14/07/2015 tarihinde dava açıldığından, mahkemece, dava tarihinden geriye doğru 120 gün, başvuru tarihi olan 23706/2015 tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi belirlenerek, anılan tarihten itibaren mali, sosyal hak ve yardımların ödenmesine hükmedilmesi, bu tarihten önceki döneme ait isteme yönelik olarak ise davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerekirken, yoksun kalınan parasal hakların davacının işe başladığı 16/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanarak ödenmesine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Kısmen kabulü ile kararın dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının işe başladığı 16/05/2014 tarihinden itibaren hesaplanarak idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.