Danıştay Kararı 12. Daire 2021/5544 E. 2021/6585 K. 13.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/5544 E.  ,  2021/6585 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5544
Karar No : 2021/6585

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bitlis ili, … ilçesi … Cumhuriyet Yatılı Bölge Ortaokulu’nda sözleşmeli özel eğitim öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48’inci maddesinde yer alan atama şartlarını kaybettiğinden bahisle atamasının iptal edilmesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile konuyla ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen istihbari mahiyetteki bilgilerden biri olan, babasına ilişkin bilgiyle ilgili olarak, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereği babasının suç teşkil ettiği ileri sürülen eylemi nedeniyle davacının sorumlu tutulamayacağı, kendisine ilişkin bilgiyle ilgili olarak ise, söz konusu bilginin soyut ifadeler içerdiği, davacının 2014 yılında PKK terör örgütü gençlik yapılanması içerisinde faaliyet gösterdiğine dair söz konusu olumsuz bilgi notunu destekleyici somut bilgi veya belgelere yer verilmediği hususları karşısında, davacının kendisiyle ilgili tespitlerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilmesini gerektirecek nitelik ve ağırlıkta olmadığı, sadece söz konusu istihbari mahiyetteki bilgi notu esas alınmak suretiyle davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahsetmenin hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayacağı anlaşıldığından, ilk defa sözleşmeli olarak ataması yapılan davacının, hakkında gönderilen söz konusu istihbari bilgiler nedeniyle güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle atamasının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125’inci maddesinin son fıkrasında yer verilen, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca, açıklanan gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazmini gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak 26/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Anayasanın 152. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “… Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır.” yolundaki kural da, Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanı sıra, iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda da uygulanması gerektiğini açıkça vurguladığı, bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir Kanun ya da Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasanın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin de, olayımızda olduğu gibi, hak veya menfaatlerini ihlal eden kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün hukuki sonuçlarından yararlanmaları gerekeceği açık olduğu, bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin (Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak) Anayasa’ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmesi nedeniyle bu maddeye dayalı olarak kurulan işlemler yasal dayanağını kaybederek hukuka aykırı duruma gelmiş olup, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesi uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle davacının atamasının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; diğer yandan, yasal dayanağı bulunmayan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle sonucu itibariyle usul ve hukuka uygun olan … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan güvenlik soruşturmasına ilişkin bilgi ve belgelerin idarelerine gönderilmesi üzerine, söz konusu evrakın incelenerek öğretmenlik mesleğinin hassasiyeti ve öğrenciler üzerinde bırakılan olumsuz bir etkinin geriye dönüşünün olmayacağı hususları dikkate alınmak suretiyle davacının öğretmen olarak Bakanlıkları bünyesinde çalışmasının uygun olmayacağına karar verildiği, bu kapsamda da hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edilen dava konusu işlem ile atamasının iptal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında; parasal haklara işletilecek yasal faiz başlangıç tarihinin, dava tarihi olan 05/11/2018 tarihi olması gerekirken sehven dava tarihinin 21/05/2018 yazıldığı anlaşılmaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların hesaplanarak 26/10/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/12/2021 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.