Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/4805 E. , 2021/5384 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/4805
Karar No:2021/5384
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …. Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …,
Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ilinde inşa edilmesi planlanan … Regülatörü ve HES projesine yönelik olarak davalı idare ile davacı şirket arasında imzalanan … tarih ve … sayılı Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma’nın “Hidroelektrik Kaynak Katkı Payının esasları, hesaplanma şekli ve ödenmesi” başlıklı 29. maddesinin, Celle Regülatörü ortalama debi değerinin 2,20 m³/sn olarak kabul edilmesine ilişkin kısmı, Kaplanbükü Regülatörü ortalama debi değerinin 2,45 m³/sn olarak kabul edilmesine ilişkin kısmı ve Celle-Kaplanbükü Regülatörü ve HES katkı payı değerinin 2,05 kwh/kr olarak belirlenmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; aynı su kaynağı üzerinde bulunan ve aralarında başka proje bulunmayan iki ya da daha fazla projenin birleştirilmesi durumundaki kot artışlarına ilişkin olarak davalı idarenin 17/01/2012 tarih ve 24422 sayılı işleminin tesis edildiği, anılan düzenleyici işlemin 4. maddesinde, birleştirilen projeler kaynak katkı payı ihtiva ediyorsa birleştirilen yeni proje için belirlenen yeni kaynak katkı payı değeri göz önüne alınarak uygulanacak formülün KP = (Hx/Hy)* E* K1* 1/2 + [(Hy- Hx)/ Hy]* ay * E* K1/K2 olarak düzenlendiği, dava konusu olayda, Celle Deresi üzerinde bulunan Celle Regülatörü ve HES projesi ile Kaplanbükü Regülatörü ve HES projesinin farklı tarihlerde yapılan Hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Toplantılarında verilen kararlar neticesinde davacı şirket tarafından yürütülmeye başlandığı, ancak davacı şirketin 26/12/2008 tarihli başvurusu ile projelerin tek proje hâline getirilmesinin talep edildiği, bunun üzerine projelerin birleştirilmesinin uygun görüldüğü, aktarılan süreç neticesinde davacı şirket tarafından hazırlanan Mayıs 2011 tarihli revize fizibilite raporunda yer alan değerler dikkate alınarak aynı su kaynağı üzerinde bulunan ve aralarında başka proje bulunmayan iki ya da daha fazla projenin birleştirilmesi durumundaki kot artışlarına ilişkin 17/01/2012 olur tarihli ve 24422 sayılı işlemin 4. maddesinde yer alan formül uygulanmak suretiyle 29/05/2012 tarihli Celle-Kaplanbükü Regülatörü ve Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşmanın “Hidroelektrik Kaynak Katkı Payının esasları, hesaplanma şekli ve ödenmesi” başlıklı 29. maddesinin düzenlendiği anlaşıldığından, söz konusu anlaşmanın dava konusu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, formülde kullanılan değerlerin yanlış tespit edildiği, katkı payı hesabı yapılırken onaylanmış fizibilite raporundaki verilerin değil, başka bir değerin esas alındığı ve değerlerin nasıl tespit edildiğinin kendilerince bilinmediği, ortalama debilerin ve buna bağlı olarak katkı paylarının hatalı hesaplandığı, Celle HES projesi için hazırlanan ve onaylanan değerlerin kendi raporunda ifade edildiği, Celle-Kaplanbükü projesi için belirlenen değerlerin ise bu proje için hazırlanan raporda belirlendiği, Celle Kaplanbükü projesi kapsamında tespit edilen ortalama debi değerinin Celle HES projesi için tespit edilen değer ile aynı olmasının mümkün olmadığı, özel ve teknik bilgi gerektiren konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği, dava konusu işlem ile ihale tarihinden sonra idarenin sözleşmenin mali hükümlerine tek taraflı olarak müdahale ettiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ortalama debi değerlerinin hesabında aynı şartlarda elde edilen ve aynı döneme ait verilerin kullanılması gerektiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.