Danıştay Kararı 13. Daire 2015/5835 E. 2021/5288 K. 22.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2015/5835 E.  ,  2021/5288 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/5835
Karar No:2021/5288

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından 35.850,00-TL tutarındaki geçici teminatının irat kaydedilmesi nedeniyle uğradığı zararının 24/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; mülkiyeti davalı idareye ait İstanbul ili, Eyüp ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat yapımı için 02/11/2010 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin davacı üzerinde kaldığı, ihalenin 11/11/2010 tarihinde onaylandığı, 22/11/2010 tarihli yazı ile 15 takvim günü içinde yükümlülüklerin yerine getirilerek sözleşme imzalaması hususunun davacıya bildirildiği, davacı tarafından, tahsis edilen arsanın hukukî anlamda ayıplı olması sebebiyle sözleşmenin imzalanmayacağı bildirilerek geçici teminatın iadesinin istenildiği, söz konusu başvurunun reddi ile geçici teminatın irat kaydedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı; uyuşmazlığa konu ihale ilanının 13/10/2010, 14/10/2010 ve 15/10/2010 tarihlerinde yapıldığı, ihale ilanından sonra, dava dışı şahıslarca davalı idareye karşı açılan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … esasına kayıtlı tapu iptali ve tescil davasında, Mahkemece 22/10/2010 tarihinde “davalıdır” şerhi konulmasına karar verildiği, Tapu Sicil Müdürlüğünce 25/10/2010 tarihinde istenilen şerhin konulduğu, tapu kaydına düşülen “davalıdır” şerhinin, davalı idarenin taşınmaz üzerinde tasarruf yapmasına engel nitelikte olmadığı, bu kapsamda ihaleye çıkılmasına ve ihalenin sonuçlanmasına engel bir durumun bulunmadığı, kaldı ki söz konusu şerhin ihale ilanından sonra yapıldığı, davacı tarafından bu şerh nedeniyle birtakım risklerin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, ihale sözleşmesi imzalandıktan veya inşaat bittikten sonra da söz konusu şerhin her zaman konulabileceği, bu durumun engellenmesi için davalı idarenin hukuken yapacağı bir tasarrufunun bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü risklerin gerçekleşmesi durumunda ihale sözleşmesi kapsamında davalı idarenin sorumluluğuna gidilebileceği, davacının söz konusu şerh nedeniyle ileride gerçekleşmesi muhtemel riskler kapsamında sözleşme imzalamamasının hukuken korunabilir nitelikte olmadığı, davalı idarenin ihale sürecinde herhangi bir kusuru bulunmadığından tazmini gerektirecek nitelikte bir zararının söz konusu olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, üzerinde inşaat yapılacak arsanın “davalıdır” şerhi nedeniyle hukuken ayıplı hâle geldiği, tapu iptali ve tescil davasının davalı idare aleyhine sonuçlanması hâlinde inşaat masraflarının kimden alınacağının belirsiz olduğu, uygulamada inşaat başlar başlamaz müteahhidin kendisine ait taşınmazları satarak üstlendiği işi tamamladığı, somut olayda inşaat tamamlansa bile “davalıdır” şerhi nedeniyle daire ve dükkanların satışında sorun yaşanacağı, bankaların söz konusu şerh nedeniyle konut kredisi vermeyeceği, bu durumun satışları olumsuz etkileyeceği, davacı iyi niyetli şekilde işi almaya ve tamamlamaya hazır olduğu hâlde davalı idarece hukukî yönden ayıplı taşınmaz tahsis edildiği, ayıplı tahsis sebebiyle sözleşme imzalanmamasından davalı idarenin sorumlu olması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Davacı şirket tarafından, sözleşme imzalanmadan önce ihale konusu taşınmaz hakkında “Davalıdır” şerhi konulması nedeniyle oluşabilecek riskler dikkate alınarak sözleşme imzalamaktan imtina edilmesinin hukuken korunabilir nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabul edilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.