Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2015/780 E. , 2021/5409 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2015/780
Karar No:2021/5409
TEMYİZ EDENLER : 1) (DAVACI) … Kum Madencilik Nakliyat Ticaret Sanayi A.Ş. İflas İdaresi
VEKİLİ : Av. …
2) (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Serik ilçesi, … Beldesi, … Mevkii, … Çayı kenarında stoklanan 68.593,00 m³ (116.609 ton) elek üstü malzemenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışına ilişkin olarak gerçekleştirilecek olan 16/05/2013 tarihli ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; mülga Antalya İl Özel İdaresi ile müflis davacı … şirketi arasında imzalanan sözleşme ile … şirketine 2 yıl süreli 26/06/2003-26/06/2005 tarihleri arasında kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verildiği, daha sonra Estaş şirketi tarafından açılan dava sonucunda … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 11/01/2011 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide A1, A2, B1 ve B2 olarak belirlenen yerlerde bulunan malzemenin davacı şirkete ait olduğunun tespitine karar verildiği, anılan karar üzerine şirketin söz konusu sahadan malzeme alımına başladığı, İl Özel İdaresi görevlilerince 24/12/2012 tarihinde yapılan denetimde, 11/01/2011 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide B2 ile gösterilen 32.200 m3 alınması gereken alan haricinde İl Özel İdaresine ait 35.228 m3 stok malzemenin, toplamda B2 den 67.428 m3 malzeme alınmış olduğu ve İl Özel İdaresine ait 78.630 m3 elek üstü stok malzeme kaldığı tespit edilerek … tarih ve … sayılı Antalya İl Özel İdaresi Encümeni kararıyla … Çayı kenarında stoklanan 68.593,00 m3 elek üstü malzemenin 16/05/2013 tarihli ihaleyle satışına karar verilmesi üzerine davacı tarafından ihalenin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı,
Müflis … şirketine verilen ocak ruhsatı süresinin 26/06/2005 tarihinde sona erdiği, sözleşmenin 14. maddesinde, ruhsat sahası sonunda ocak sahası içinde veya çevresinde veya şantiye sahasında stok malzemenin bulundurulmayacağının, bulunması durumunda ise bu malzeme üzerinden hak iddia edilmeyerek ocak sahasının boşaltılacağının taahhüt edildiği, öte yandan, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, 11/01/2011 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide A1, A2, B1 ve B2 olarak belirlenen yerlerde bulunan malzemenin … ş şirketine ait olduğunun tespitine karar verilmiş ise de, söz konusu kararın, … Hukuk Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla bozulduğu, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce … tarihli kararla bilirkişi raporu ekindeki krokide A1, A2 ve B1 olarak belirtilen yerlerdeki malzemenin … şirketine ait olduğunun tespit edildiği, diğer alanlarda bulunan malzemeler (bu davaya konu malzeme B3 alanında yer almaktadır) hakkında dava konusu yapılmadığından herhangi bir karar verilmediği, dolayısıyla ruhsat süresi sona erdikten sonra depolanan, sözleşme ile “bu süreden sonra çıkarılan ve stoklanan malzeme üzerinden hak iddia edilmeyerek ocak sahasının boşaltılacağının” taahhüt edilen ve … Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından şirkete ait olduğu yönünde bir tespit yapılmayan 68.593,00 m3 elek üstü malzemenin satışına ilişkin dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiş; karar davacı ile vekâlet ücreti yönünden davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihale konusu stok malzemenin mülkiyet problemi bulunduğu, ruhsat kapsamında ve rüsum bedelleri alınarak stoklanan malzemeyi Hazine arazisinden alarak özel mülkiyete tâbi taşınmaz üzerinde stoklamış olmasına rağmen mülkiyeti çekişmeli olan malzeme hakkında idarece mülkiyet kendisine aitmiş gibi tasarrufta bulunulmasının hukuka aykırı olduğu, stok sahasında bulunan malzemenin davalı idareye ait olmadığı, mülkiyet hususunun çekişmeli olduğunun kanıtının ise … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … Değişik iş numaralı dosyada verilen tedbir kararı olduğu, tedbir kararı ile … ve … sayılı parsellerde bulunan stok malzemenin davalı idare tarafından alımının tedbiren durdurulmasına karar verildiği, anılan karar gereği idarece stok sahasında malzeme alımı yapılamayacağı gibi herhangi bir tasarrufta bulunulmasının dahi mümkün olmadığı, Mahkemece tedbir kararı dikkate alınmayarak karar verildiği, elde edilen malzemenin Hazine arazisi dışında özel mülkiyete tâbi olan alanlarda stoklandığı, karar gerekçesindeki ocak sahasının boşaltılacağı taahhüdünün bulunduğu yöndeki tespitin yerinde olmadığı, malzemenin özel mülkiyete tâbi alanda stoklandığı,
Davalı idare tarafından, davanın reddine karar verilmiş olduğu hâlde lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuş; davacının savunması alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi ile davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Antalya Valiliği İl Özel İdare Müdürlüğü ile müflis … Kum Ticaret Sanayi A.Ş. arasında imzalanan sözleşme ile Antalya ili, Serik ilçesi, … Köyü sınırları içerisinde… Çayı, … Mevkiinde … parselde kayıtlı 22.156 m2 lik sahada İl Daimi Encümeninin … tarih ve … sayılı kararına istinaden 2 yıl süre ile Müflis … şirketine 26/06/2003 tarihinden başlayıp 26/06/2005 tarihinde sona ermek üzere kum-çakıl ocağı işletme ruhsatı verilmiştir.
Sözleşmenin 14. maddesinde, “Ruhsat süresi sonunda ocak sahası içinde veya çevresinde veya şantiye sahasında stok malzeme bulundurulmayacak olup, bulunması durumunda ise bu malzeme üzerinde herhangi bir hak iddia edilmeyerek ocak sahası boşaltılacaktır.” kuralına yer verilmiştir.
Müflis Estaş şirketi tarafından imzalanan taahhütnamenin 4. maddesinde “Ruhsat almadan veya sürem dolduktan sonra çalışma yapmayacağım. Ruhsat süresi dolduktan sonra şantiye ve ocak sahası veya çevresinde stok malzeme bulundurmayacağım. Ruhsat süresi sonunda ocak sahasını terk edeceğim. Stok malzeme iddiasında bulunmayacağım.” şeklinde taahhütte bulunulmuştur.
Mülga Antalya İl Özel İdaresi’nce Antalya ili, Serik ilçesi, … Beldesi, … Mevkii, … Çayı kenarı sıırarında stoklanan 68.593,00 m³ (116.609 ton) elek üstü malzemenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle 349.827,00-TL muhammen bedel üzerinden satışına ilişkin olarak 16/05/2013 tarihinde ihalıe gerçekleştirileceğinin ilan edilmesi üzerine müflis Estaş şirketi tarafından ihaleye çıkarılan stok malzemenin mülkiyetinin kendilerine ait olduğundan ihaleye çıkarılamayacağı iddiasıyla ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan daha önce müflis … şirketi tarafından Antalya ili, Serik ilçesi, … beldesi … Mevkii … ve … parsel sayılı taşınmazda bulunan ve kiraladığı taşınmazda yer alan stok malzemelerinin İl Özel İdaresi tarafından alınmaya başladığının tespiti ile stok malzemenin alımının durdurulması talebiyle açılan davada … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve … Değişik iş numaralı kararıyla tedbir talebinin kabulü ile söz konusu taşınmazların Fen Bilirkişisi … ‘nın raporunda A ve S harfi olarak gösterilen kırmızıya boyalı kısımlarında yer alan stok malzemenin İl Özel İdaresi tarafından alımının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
Müflis … şirketi tarafından … beldesinde taş ocağı ruhsatnamesi ile uzun süredir kum-çakıl ocağı işletmeciliği yaptığı, çalışmalar sırasında işlenerek mamul hâline getirilen bir kısım malzemenin piyasaya arz edilememesi nedeniyle stokladığındığı, bir kısım malzemenin elek üstü malzeme olarak kırma tesisi olmaması nedeniyle stoklandığı, malzemenin stokladığı yerlerin tapusu bulunan özel mülkiyete ait yerlerden bulunduğu belirtilerek malzemelerin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesi ile aralarındaki çekişmenin giderilmesi istemiyle Antalya İl Özel İdaresi’ne karşı el atmanın önlenmesi davası açılmış,
… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla “… Dava konusu malzemelerin stoklanma işleminin davacı şirket tarafından ruhsatlı olarak çalıştığı dönem içerisinde stoklandığı bu malzemelerin çalışılan yerden ayrı olarak tapulu alana nakledilerek stoklanma işleminin gerçekleştirildiği, stoklama işlemi yapılırken davalı idare tarafından herhangi bir engelleme de bulunmadığı gibi dosya kapsamından anlaşılmakla malzemelerin ruhsat dönemi içerisinde elde edilmiş davacı şirkete ait olduğu anlaşılmış olup…” gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile Fen bilirkişisinin 11/01/2011 tarihli krokili raporunda A1, A2, B1, B2 olarak belirtilen yerlerde bulunan malzemelerin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş,
Karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine … Hukuk Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla “… Davacı firma ile davalı idare arasında kum ve çakıl ocağı açılması ve işletilmesine ilişkin (29/07/1999-29/07/2001), (15/03/2001-15/03/2002), (16/05/2002-16/05/2003), (26/06/2003-26/06/2005) dönemlerini kapsayan sözleşmeler imzalanmış olup sözleşmelerde davacının ocak sahalarından alabileceği rezerv miktarları m3 cinsinden gösterilmiştir. Sözleşmelerin 14, 16 ve 19. maddelerinde; ruhsat sahası dışından veya ruhsat alanındaki rezerv miktarından fazla malzeme alınmayacağı, ruhsat süresi sonunda ocak sahası içinde veya çevresinde stok malzeme bulundurulmayacağı, bulunması hâlinde üzerinde hak iddia edilmeyeceği belirtilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafından özel mülkiyete konu stok sahasına nakledilen malzemeye ilişkindir. Sözleşme kapsamındaki ruhsatlı sahalardan davacının çıkarabileceği tüvanan malzeme miktarı sözleşmede önceden belirlenmiş olup davaya konu stok sahasında ise 106.500 m3’ü elek altı, 475.600 m3’ü elek üstü olmak üzere toplam 582.100 m3 malzeme bulunduğu saptanmıştır. Stok sahasında bulunan malzeme miktarının ruhsatlı alanlardaki rezerv miktarından fazla olması nedeniyle tümünün ruhsat dönemi içinde elde edilmiş malzeme olarak kabulüne imkân yoktur. Davalı vekili de stokun bir bölümünün ruhsat kapsamı dışında rüsum bedeli ödenmiş malzemeden oluştuğunu kabul etmiştir. Bu durumda mahkemece davaya konu stok sahasındaki malzemenin ne miktar tüvanan malzemeden elde edilebileceği bilirkişiye hesaplattırılarak bulunacak tüvanan malzeme miktarının ruhsatlı sahalardaki rezerv miktarı ve ruhsat dışı sahalardaki rüsumu ödenmiş malzeme miktarı toplamından fazla olup olmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.” gerekçesiyle anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, “… Mahkememiz dosyası Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda rapor aldırılmak üzere … Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yoluyla tevdi edilmiş ve bilirkişilerden … ilamı doğrultusunda rapor aldırılmıştır. Hazırlanan bilirkişi raporunda 282.682 m3 elek üstü ve 106.500 m3 elek altı malzemenin davacıya ait malzeme olduğu kanaat olarak bildirilmiştir.
Dava dilekçesi ile … Beldesi … ve … parseller üzerinde bulunan stok malzeme dava konusu yapılmış ve dosyamız arasında bulunan … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D.İş sayılı dosyasında da … ve … parseller üzerindeki stok malzeme tespit edilmiştir. Her ne kadar mahkememizin 22/10/2010 tarihinde yapılan keşfi neticesinde bilirkişi … tarafından hazırlanan 11/01/2011 tarihli raporda A3, B2 ve B3 ile işaretli kısımlarda da malzeme bulunduğu ve malzeme miktarları tespit edilmiş ise de bu kısımlarda bulunan malzeme… ve … parseller üzerinde değildir. Bu kısımlarda bulunan malzeme dava konusu yapılmadığından bu kısımlardaki malzemeler hakkında karar vermek mümkün değildir. Bu nedenle A3, B2 ve B3 kısımlarında bulunduğu tespit edilen malzemeler yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. A1 alanında bulunduğu tespit edilen 87156 m3; A2 alanında bulunduğu tespit edilen 82008 m3 ve B1 alanında bulunduğu tespit edilen 187816 m3 stok malzemenin bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacıya ait olduğu tespit edildiğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişisinin 11/01/2011 tarihli krokili raporunda A1, A2, B1 olarak belirtilen yerlerde bulunan malzemelerin davacıya ait olduğunun tespitine, diğer alanlarda bulunan malzemeler hakkında dava konusu yapılmadığından bu malzemeler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine … Hukuk Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, söz konusu karar onanmıştır.
… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında bahsedilen Kadastro Teknisyeni … tarafından hazırlanan 11/01/2011 tarihli raporda “… B3 ile işaretli 15340 m2 olup 122720 m3 gelmekte bu kısım Gebiz (Macar) Beldesi içerisinde parsel numarası bulunmayan sahada kalmaktadır.” şeklinde tespite yer verilmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Müflis davacı … şirketi tarafından kum-çakıl işletmeciliği yapılan dönemde gerek ruhsat kapsamında gerekse rüsum bedelleri ödenerek elde edilen yarı mamül-mamül malzemenin bir kısmının özel mülkiyete tâbi alanlarda stoklandığı, İhale Şartnamesi ekinde “Serik ilçesi, … Beldesi, … Çayı kenarında bulunan … A.Ş.’ye ait moloz stoklarında ölçümler yapılmıştır. Bu ölçümler sonucunda stokun alanı 8682,80 m2, hacmi ise 68.593 m3 olarak bulunmuştur.” şeklindeki ifadeyle ihaleye çıkarılacak stok malzemenin kendisine ait olduğunun belirtildiği, üretim faaliyeti dışında bedelini ödeyerek edindiği stok malzemenin Hazine arazisinden alınarak özel mülkiyete tâbi ayrı taşınmazlara taşındığı, malzemenin 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca süresi içerisinde nakledildiği, bu hususların hepsi bir yana bırakılsa dahi malzemenin mülkiyetine ilişkin çekişme olduğu açık olduğundan ihaleye çıkarılamayacağı, idarece mülkiyet kendisine aitmişçesine tasarrufta bulunulamayacağı, Mahkemece belirtilen ocak sahasının boşatılacağı yönde taahhüdünün bulunduğu yöndeki gerekçenin yerinde olmadığı, malzemenin özel mülkiyete tâbi alanda stoklandığı belirtilmiştir.
Davalı idare tarafından … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce alınan bilirkişi raporunda B3 olarak işaretli alandaki 122.720 m3 malzemenin bulunduğu sahanın parsel numarası bulunmayan ve idarelerine ait olduğunun ifade edildiği, satışı yapılmak üzere ihaleye çıkarılan malzemenin bulunduğu sahanın parsel numarası olmayıp bu alanda … şirketi adına Taşocakları Ruhsatnamesi hükümlerine göre verilmiş bir ruhsat bulunmadığı, malzemenin davacıya ait olduğunda dair herhangi bir yargı kararı bulunmadığı gibi davacıya ait olmasının da mümkün olmadığı savunulmuştur.
Davalı idarece ihale kapsamında hazırlanan İhale Şartnamesi eki olarak 3 ayrı harita teknikeri tarafından düzenlenen krokide “26/03/2013 tarihinde Serik ilçesi, Gebiz beldesi, … Çayı kenarında bulunan … A.Ş.’ne ait moloz stoklarında ölçümler yapılmıştır. Bu ölçüm sonucunda stoğun alanı 8682.80 m2, hacmi ise 68593.6 m3 olarak bulunmuştur. Referans taban kotumuz 38.05 olarak hesaplandı.” şeklindeki ifadeye yer verildiği, savunma dilekçesinde ihaleye çıkarılan söz konusu stok malzemenin bulunduğu B3 alanının ruhsat verilen alan olmadığının beyan edildiği, davalı idare ile müflis davacı arasında imzalanan sözleşmenin 14. maddesindeki, “Ruhsat süresi sonunda ocak sahası içinde veya çevresinde veya şantiye sahasında stok malzeme bulundurulmayacak olup, bulunması durumunda ise bu malzeme üzerinde herhangi bir hak iddia edilmeyerek ocak sahası boşaltılacaktır.” kuralı ile müflis davacı tarafından imzalanan taahhütnamenin 4. maddesinde “Ruhsat almadan veya sürem dolduktan sonra çalışma yapmayacağım. Ruhsat süresi dolduktan sonra şantiye ve ocak sahası veya çevresinde stok malzeme bulundurmayacağım. Ruhsat süresi sonunda ocak sahasının terk edeceğim. Stok malzeme iddiasında bulunmayacağım.” şeklindeki düzenlemelerin ruhsat alınan ocak sahası ve çevresi ile şantiye alanında stok malzeme bulundurulmayacağı anlamına geldiği, ihaleye konu stok malzemenin ruhsat verilen alan içinde bulunmayıp davalı idarece de belirtildiği üzere ruhsat sahası dışındaki B3 alanında bulunduğu, dolayısıyla davalı idareye ait olduğu şeklinde yorumlanamayacağı;
Müflis davacı tarafından açılan el atmanın önlenmesi davası kapsamında hazırlanan 11/01/2011 tarihli bilirkişi raporunda “… B3 ile işaretli 15340 m2 olup 122720 m3 gelmekte bu kısım … (… ) Beldesi içerisinde parsel numarası bulunmayan sahada kalmaktadır.” şeklindeki ifadeyle B3 alanında elek üstü malzemenin bulunduğunun tespit edildiği, ancak … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla “… Dava dilekçesi ile … Beldesi … ve … parseller üzerinde bulunan stok malzeme dava konusu yapılmış ve dosyamız arasında bulunan … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … D. İş sayılı dosyasında da … ve … parseller üzerindeki stok malzeme tespit edilmiştir. Her ne kadar mahkememizin 22/10/2010 tarihinde yapılan keşfi neticesinde bilirkişi … tarafından hazırlanan 11/01/2011 tarihli raporda A3, B2 ve B3 ile işaretli kısımlarda da malzeme bulunduğu ve malzeme miktarları tespit edilmiş ise de bu kısımlarda bulunan malzeme 3 ve 1038 parseller üzerinde değildir. Bu kısımlarda bulunan malzeme dava konusu yapılmadığından bu kısımlardaki malzemeler hakkında karar vermek mümkün değildir. Bu nedenle A3, B2 ve B3 kısımlarında bulunduğu tespit edilen malzemeler yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle bilirkişi raporunda B3 alanında da 122720 m3 stok malzemenin bulunduğunun tespit edildiği ancak dava konusu edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği dikkate alındığında mülkiyeti çekişmeli hâlde olan ihaleye konu stok malzemenin ihaleye çıkarılamayacağı anlaşıldığından, dava konusu ihalede hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı …TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi hâlinde kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.