Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/316 E. , 2021/3735 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/316
Karar No:2021/3735
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU :… İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının iptale ilişkin kısmını davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Balıkesir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile imzalanan taahütname kapsamında yürütülen “İşbaşı Eğitim Programı”nın sonlandırılmasına ve 12 (on iki) ay süre ile işbaşı eğitim programı düzenlenmemesine ilişkin … tarih ve … sayılı işleme karşı yapılan itirazın reddine ve aynı kapsamda 3.660,96-TL kursiyer zaruri giderinin ve iş kazası ve meslek hastalığı sigorta prim tutarının banka hesabına yatırılarak ödendi belgesinin bir örneğinin ulaştırılması, aksi taktirde hukuki yollardan tahsilat yapılacağına dair Balıkesir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; programının sonlandırılmasına ve 12 (on iki) ay süre ile davacıya ait iş yerinde işbaşı eğitim programı düzenlenmemesine ilişkin … tarih ve … sayılı Balıkesir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü işlemine yapılan itirazın reddine yönelik kısmına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; öngörülen azami katılımcı kontenjanından daha az sayıda olacak şekilde anılan programa sadece 4 katılımcı ile katılım sağlandığı, idarece Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği’nin 50. maddesinde öngörülen müeyyidelerin uygulanabilmesi için işverence programdan yararlandırılan katılımcı sayısı kadar istihdama izin vermeyecek şekilde düşük düzeyde istihdam sağlanmasının gerektiği, başka bir anlatımla idarece dava konusu işlemde belirtilen müeyyidelerin uygulanabilmesi için davacının taahhüt ettiği sayının altında sigortalı çalıştırmasının ve bu surette “İşbaşı Eğitim Programı” kapsamında hakkettiği kontenjanın üzerinde katılımcı çalıştırmak suretiyle haksız menfaat etmesinin gerektiği, aksi bir yorumun işverenin kullanmadığı katılımcı kontenjanı için de istihdam düşmesinden sorumlu tutulması anlamına geleceği, bu durumunda hakkaniyete uygun düşmeyeceği, olayda ise davacının ilgili programa 4 adet katılımcı ile katılmış olması nedeniyle 30 ve altında istihdamda bulunulmuş olması hâlinde davacı aleyhine müeyyide uygulanmasının mümkün olduğu, uyuşmazlıkta ise bu durumun gerçekleşmediği anlaşıldığından, 04/09/2014 tarihli işlemle getirilen yaptırımlarda ve bu yaptırımlara ilişkin yapılan itirazın reddine dair 01/10/2014 tarihli işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan program sonlandırılmasına ve 12 ay süreyle işbaşı eğitim programı düzenlenmemesine ilişkin yaptırımın Yönetmeliğin işlem tarihinde yürürlükte olan 50. maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı olarak verildiği, ancak davanın açılması sonrasında anılan maddede değişikliğe gidilerek, işbu davaya konu edilen idari yaptırımların kısmen kaldırıldığı, ancak yeni düzenlemenin davacıya tatbiki hâlinde davacının hakkettiğinden daha fazla sayıda katılımcı çalışmamış olması nedeniyle herhangi bir idari yaptırım uygulanmayacağı görüldüğünden, davacının lehine olan hüküm dikkate alındığında davacının işyerindeki İşbaşı Eğitim Programının sonlandırılmasına ve 12 (on iki) ay süre ile davacıya ait iş yerinde “işbaşı eğitim programı” düzenlenmemesine ilişkin idari yaptırımlarda bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı;
01/10/2014 tarihli işlemin 3.660,96-TL kursiyer zaruri giderinin ve iş kazası ve meslek hastalığı sigorta prim tutarının banka hesabına yatırılarak ödendi belgesinin bir örneğinin ulaştırılması, aksi takdirde hukuki yollardan tahsilat yapılacağına dair kısmına yönelik olarak yapılan değerlendirmede ise, davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli (icrai) işlem niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin, “İşbaşı Eğitim Programı”nın sonlandırılmasına ve 12 (on iki) ay süre ile davacıya ait iş yerinde işbaşı eğitim programı düzenlenmemesine ilişkin idari yaptırımlara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin kısmının iptaline; 3.660,96-TL kursiyer zaruri giderinin ve iş kazası ve meslek hastalığı sigorta prim tutarının banka hesabına yatırılarak ödendi belgesinin bir örneğinin ulaştırılması, aksi taktirde hukuki yollardan tahsilat yapılacağına dair kısmı yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmı davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, Aktif İş Gücü Yönetmeliği’nin 50/3 maddesine uygun olarak işlem tesis edildiği, kararın aleyhe olan kısmının bozulması lehe olan kısmının onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin usul yönünden kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava tarihinden sonra yeni düzenlemenin davacıya tatbiki hâlinde davacının hakkettiğinden daha fazla sayıda katılımcı çalışmamış olması nedeniyle herhangi bir idari yaptırım uygulanmayacağı görüldüğünden 12 (on iki) ay süre ile davacıya ait iş yerinde işbaşı eğitim programı düzenlenmemesine ilişkin idari yaptırımlarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bu kısmının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının “İşbaşı Eğitim Programı”nın sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Balıkesir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü işlemine yapılan itirazın reddine yönelik kısmına gelince;
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Davacının işlettiği iş yerinde Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca, 4 adet katılımcının 11/07/2014 tarihinden itibaren istihdam edilmesi ilişkin olarak Balıkesir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile davacı arasında “İşbaşı Eğitim Programı Tip Sözleşmesi” imzalanmıştır.
Davalı idarenin yapmış olduğu inceleme neticesinde, … tarih ve … sayılı işlemle, davacının iş yerinde 11/07/2014 tarihi itibarıyla uygulanmaya başlanılan İşbaşı Eğitim Programı kapsamında taahhüt edilmiş olan Haziran/2014 ve Temmuz/2014 ayı personel sayılarının Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Listelerinde 75 ve 71 kişi gelmesi sonucunda son 3 ay çalışan ortalamasının 72,67 olduğu, bunun sonucu olarak Temmuz/2014 çalışan sayısının 71 kişi gelmesinden dolayı son 3 (üç) aylık çalışan sayı ortalamasının başvuru yapılan aya ait taahhütten daha yüksek çıktığının tespit edildiğinden davacının iş yerinde uygulanan “İşbaşı Eğitim Programı”nın sonlandırılmasına, 12 (on iki) ay süre ile davacıya ait iş yerinde işbaşı eğitim programı düzenlenmemesi’ gerektiği bildirilmiştir.
Bu işleme karşı davacı tarafından 18/09/2014 tarihli dilekçe ile itirazda bulunulmuş, itirazının reddine ve aynı kapsamda 3.660,96 TL. kursiyer zaruri giderinin ve iş kazası ve meslek hastalığı sigorta prim tutarının banka hesabına yatırılarak ödendi belgesinin bir örneğinin ulaştırılması, aksi takdirde hukuki yollardan tahsilat yapılacağına ve ayrıca on iki ay süreyle program düzenlenmeyeceğine dair Balıkesir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun ”Doğrudan temin” başlıklı 22. maddesinin birinci fıkrasında, maddede belirtilen hâllerde ihtiyaçların ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temin usulüne başvurulabileceği kurala bağlanmış; aynı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendinde, Türkiye İş Kurumu’nun, 4904 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde yer alan ”İşgücü piyasası verilerini, yerel ve ulusal bazda derlemek, analiz etmek, yorumlamak ve yayınlamak, İşgücü Piyasası Bilgi Danışma Kurulunu oluşturmak ve Kurul çalışmalarını koordine etmek, işgücü arz ve talebinin belirlenmesine yönelik işgücü ihtiyaç analizlerini yapmak, yaptırmak ve iş ve meslek analizleri yapmak, yaptırmak, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri vermek, verdirmek, işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmaya yönelik işgücü yetiştirme, mesleki eğitim ve işgücü uyum programları geliştirmek ve uygulamak, istihdamdaki işgücüne eğitim seminerleri düzenlemek” hâllerinde de doğrudan temin usulüyle ihtiyaçların karşılanabileceği belirtilmiştir.
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu’nun Amaç ve Kapsam başlıklı 1. maddesinin 3. fıkrasında, ”Kurum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşu olup özel hukuk hükümlerine tâbi, tüzel kişiliği haiz, idari ve mali bakımdan özerk bir kamu kuruluşudur.” kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, açılan davanın görev ve yetki yönünden öncelikle inceleneceği, 15/1-(a) maddesinde, idari yargının görevine girmeyen davaların görev yönünden reddedileceği, 14. maddesinin altıncı fıkrasında, idari yargının görevsizliğinin sonradan anlaşılması hâlinde davanın her aşamasında 15. madde hükmünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin, genel ehliyetini kullanarak sözleşme serbestisi ve tarafların eşitliği gözetilerek gerçekleştirdiği sözleşmelerin özel hukuk hükümlerine tâbi olması ve dolayısıyla bunların yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapılmasına karşılık; 2577 sayılı Kanun’un idari dava türlerinin sayıldığı 2/1-c maddesinde ibelirtildiği üzere “genel hizmetlerden birinin yürütülmesi” amacıyla ve kamusal nitelikte üstün hak ve yetkilere dayanarak yaptığı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde ise idari yargı yerleri görevlidir.
İdari işlemler, idari makamların, kamu gücü kullanarak, idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran, muhataplarının hukuki durumlarında değişiklik yapan tek yanlı irade açıklamalarıdır. Buna göre, idari işlemlerin “idari makamlarca tesis edilmiş olma”, “tek yanlı olma” ve “icrailik niteliğini taşıma” unsurlarını bünyesinde barındırması gerekmektedir.
Öte yandan, bir sözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşıması, taraflardan birinin idare olması ve özel hukuk hükümlerini aşan, kamu hukukuna özgü ve kamu hukukundan doğan şart ve hükümleri içermesi zorunludur. Taraflardan biri idare olmakla birlikte, tarafların özgür iradeleriyle imzalanan ve idari sözleşme niteliği taşımayan bir sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerlerince çözümlenecektir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve diğer ihale mevzuatı çerçevesinde ihale aşamasında tesis edilen işlemlerden doğabilecek uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince, ihale safhası tamamlanıp taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan ve sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği yerleşik hâle gelmiş yargı içtihatlarınca kabul edilmektedir. Bu kabul ihale mevzuatı uyarınca akdedilen sözleşmelerin özel hukuk sözleşmesi olarak nitelendirilmesinden kaynaklanmaktadır.
Doğrudan temin bir ihale usulü olarak kabul edilmese de 4734 sayılı Kanun hükümlerine dayalı olarak gerçekleştirilen alım usulü ile taraflar arasında sözleşme imzalandığı, davacı ile Balıkesir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü arasında imzalanan “İşbaşı Eğitim Programı Tip Sözleşmesi”nde, yüklenicinin, kursiyerlerin ve idarenin görev ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemelere yer verildiği; yaptırımı gerektiren ve sözleşmenin tek taraflı feshine neden olabilecek hâllerin tek tek sayıldığı, buna göre, taraflar arasında akdedilen, tarafların özgür iradeleriyle imzaladıkları ve sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşımayan, uyuşmazlık konusu doğrudan temin usulüyle yapılan alım sonrası imzalanan hizmet alımı sözleşmesinin özel hukuk hükümlerine tâbi olduğu sonucuna ulaşıldığından bu sözleşmenin uygulama aşamasından kaynaklı uyuşmazlıkların adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemde yer alan, “İşbaşı Eğitim Programı”nın sonlandırılmasının özel hukuk hükümlerine tâbi hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmakta olup, dava konusu işlemin bu unsurları yönünden davanın görüm ve çözümünde adli yargı görevli olduğundan temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen reddine;
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı ile on iki ay süreyle işbaşı eğitim programı yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne;
4. Temyize konu Mahkeme kararının “İşbaşı Eğitim Programı”nın sonlandırılması yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.