Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2016/4439 E. , 2021/5420 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2016/4439
Karar No:2021/5420
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …İflas İdaresi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Fon’a devredilen …A.Ş. İle …A.Ş.’den kredi kullanan Otomobilcilik ve Ticaret A.Ş.’nin kefili olan davacı müflis …hakkında düzenlenen 13.154.730,33-TL tutarlı, …tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 20/03/2014 tarih ve E:2011/2135, K:2014/1068 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; …A.Ş.’nin …A.Ş.’den çektiği kredilere karşılık olmak üzere …A.Ş. tarafından 07/06/1999 ve 15/07/1999 tarihli 6.350.000,00 USD tutarında banka teminat mektupları düzenlendiği, söz konusu kredilerin anılan şirket tarafından ödenmemesi üzerine kredi tutarı ve faizi olarak …A.Ş. tarafından …A.Ş.’den 4.078.827,85-TL tahsil edildiği, anılan ödemenin tahsili için genel kredi sözleşmelerinde kefil olarak imzası bulunan müflis adına ve şirket adına 08/11/2000 tarihli ihbarname düzenlenmesi ve taraflara tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine anılan şirket ve müflis hakkında icra takibine başlandığı, davalı idarece kredi risklerinin temlik alınmasının ardından söz konusu icra takibinden, herhangi bir haktan feragat anlamına gelmemek üzere, 6183 sayılı Kanun uyarınca takibat yapılabilmesi için sarfınazar edildiği, yine söz konusu şirketçe Fona devredilen …A.Ş.’den 10/03/1999 tarihli sözleşme ile çekilen 20.922,05-TL kredi için müflisten müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza alındığı, söz konusu meblağın şirket ve müflis tarafından ödenmemesi üzerine 25.450,25-TL için ilgililer hakkında ihtarname düzenlenmesine ve adı geçenlere tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı, ardından şirketin adı geçen kredi riskinin davalı Fon tarafından devir ve temlik alındığı, söz konusu alacağa ilişkin …Asliye Ticaret Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile anılan meblağın şirket ve müflisten müteselsilen tahsiline karar verilmesinin ardından anılan söz konusu Fon alacaklarının şirket ve müflisten tahsiline dair …tarih ve …sayılı Fon Kurulu kararının alındığı, ardından yasal faiz oranı ve gider vergisi uygulanmak suretiyle belirlenen meblağın tahsili amacıyla öncesinde ödemeye çağrı mektubu, sonrasında da dava konusu ödeme emrinin tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı, öte yandan ödemeye çağrı mektubuna karşı açılan davada, davacı tarafından posta ücretinin yatırılmadığından bahisle 30.06.2015 tarih ve E:2014/1638, K:2015/1718 sayılı kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının borçlu ve müteselsil kefil olduğu kredi ve tahsil edilen banka teminat mektuplarından kaynaklanan borçlardan sorumlu olduğu anlaşıldığından, söz konusu meblağlar üzerine yasal faiz uygulanarak belirlenen miktarın tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ödeme emrine konu borcun Otomobilcilik ve Ticaret AŞ’nin kullandığı hangi kredilerden kaynaklandığının, borç tutarının hangi şekilde hesaplandığının davalı idarece açıkça ortaya konulmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emrine konu borç tutarının …’in kefalet tutarları üzerinden hesaplandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
…A.Ş.’nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi …tarih ve …sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Fon’a devredilmiştir.
…A.Ş.’nin (Banka) hâkim ortaklarından olan …A.Ş.’nin …’tan kullandığı kredinin teminatını oluşturmak üzere …T.A.Ş tarafından …’in kefaleti ile …hitaben 07/06/1999 tarihli 5.000.000-USD ve 15/07/1999 tarihli 1.350.000-USD tutarlı teminat mektupları düzenlenmiştir. …A.Ş.’nin edimlerini yerine getirmemesi üzerine söz konusu teminat mektupları nakde çevrilerek …T.A.Ş. tarafından …02/08/2000 tarihinde 6.350.000-USD’ın karşılığı olarak toplam 4.030.668,85-TL ödeme yapılmıştır. Tazmin olan teminat mektupları nedeniyle … A.Ş. tarafından …’e herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili amacıyla …İcra Müdürlüğü’nün E:…sayılı dosyası ile borçlu firma ve kefili … hakkında takibe geçilmiştir. Firmanın kredi risklerinin Fon tarafından 10/08/2001 tarihinde temlik alınmasının ardından Fon Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararı ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülen icra takibinden haktan feragati tazammum etmemek üzere sarfınazar edilerek 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibe başlanmıştır.
Anılan şirket lehine 10/03/1999 tarihinde …tarafından 20.922,05-TL tutarında kesin teminat mektubu düzenlenmiştir. …tarafından firmaya kullandırılan gayrinakdi krediye istinaden düzenlenen 25.000-TL tutarındaki genel kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla …’in imzası alınmıştır. Tazmin olan teminat mektubu tutarı ve ferilerinin …A.Ş. tarafından ödenmemesi üzerine 21/06/2001 tarihinde borçlu firma ve kefili lehine ihtarname keşide edilmiştir. Bahse konu riskin 10/08/2001 tarihinde Fon tarafından temlik alınması üzerine Fon Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararı ile 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibe başlanmıştır.
Asıl borçlu …A.Ş. hakkında …tarih ve …sayılı ödemeye çağrı mektubu düzenlenmiş ardından …tarih ve …sayılı dava konusu ödeme emri ile, müflis …’in …T.A.Ş.’den kaynaklı kredilere olan kefaleti nedeniyle 13.123.145,95-TL, …A.Ş.’den kaynaklı krediye olan kefaleti nedeniyle 31.584,38-TL olmak üzere toplam 13.154.730,33-TL borcun ödenmesi istenilmiştir.
Ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
01/11/2005 tarih ve 25983 sayılı Mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11. maddesinde; bu Kanun’un yayımı tarihinden önce, 26/12/2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanun’un 14, 15, 15/a, 16, 17, 17/a ve 18. maddeleri, Ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6. maddeleri ile Geçici 4. maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği kurala bağlanmıştır.
4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun “Denetlemeler sonucunda alınacak tedbirler” başlıklı 14. maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendinde; Fon’un, anılan maddenin (4) numaralı fıkrasına göre temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankanın; anılan fıkrada belirtilen şekilde kullanılan kaynaklarının veya uğradığı zararın vereceği süre içinde iade veya tazmin edilmesini ve hisselerin Kurulca uygun görülecek gerçek ve tüzel kişilere devredilmesini istemeye yetkili olduğu belirtilmiş; 15. maddesinin üçüncü fıkrasında; “Fon her türlü vergi, resîm ve harçtan muaftır. 14. maddesinin (6) numaralı fıkrasının (b) bendi ile verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla, Fon kaynakları ile her türlü alacaklarının ve hisseleri kısmen veya tamamen Fon’a intikal eden bankaların; yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarından, bu ortakların yönetim ve denetimini doğrudan ya da dolaylı olarak tek başına veya başkalarıyla birlikte elinde bulundurdukları şirketlerden ve iştiraklerinden, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, genel müdür ve yardımcıları, kredi komitesi başkan ve üyeleri ile imzaları bankayı ilzam eden memurları ve bunların eş ve çocuklarından olan alacakları ile hisseleri Fon’a intikal eden diğer bankaların bunlardan olan alacaklarından Fon tarafından devralınanlar ile (7) numaralı fıkranın (b) bendinde belirtilen kişilere ait olup Fon tarafından devralınan alacakların takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Fon devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlar. Bu alacaklar, Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanır ve birikmiş alacak tutarına, 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır. Ancak Fon, her türlü alacakları ve devraldığı alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre başlatılmış bulunan takipler ile alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam edilebileceği gibi, takibi devam ettirmekten ve/veya davanın takibinden sarfinazar ederek devraldığı alacağın kaldığı yerden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline de karar verilebilir.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4389 sayılı Kanun’un 15/3. maddesiyle, Fon’un devraldığı alacaklarla ilgili olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı Kanun hükümlerine göre başlatılmış bulunan takip ve alacağın tahsiline yönelik davalara kaldığı yerden devam etme imkânı yanında, icra takibinden veya davanın takibinden sarfınazar ederek devraldığı alacağın kaldığı yerden 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline karar verebilmesine de imkân tanınmış, ancak 2004 sayılı Kanun’a göre devam eden takipten veya alacağın tahsiline yönelik davadan sarfınazar edilmeksizin, bir taraftan da 6183 sayılı Kanun’a göre takibe başlanılmasına imkân tanınmamıştır.
Bu itibarla, Fon Kurulu tarafından, devralınan alacaklarla ilgili olarak 6183 sayılı Kanuna göre takibe başlanılması ve 2004 sayılı Kanuna göre yürütülen takip veya alacağın tahsiline ilişkin davalardan sarfınazar edilmesi yolunda bir karar alınmış ve bu suretle sarfınazar iradesi ortaya konulmuş olsa bile, 2004 sayılı Kanun uyarınca yürütülen icra takibinden ve alacağın tahsiline yönelik davalardan sarfınazar edilmesi bu konuda ilgili icra müdürlüğü veya alacağa ilişkin davanın açıldığı mahkemeye verilecek dilekçeyle gerçekleşek olup, aksi hâlde aynı alacağın mükerrer olarak takip edilmiş olacağı kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta ise, davacının kefili olduğu …A.Ş.’nin …’den kullandığı kredilerden kaynaklı alacaklarıyla ilgili olarak …İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan E:…sayılı icra takibinden sarfınazar edilmeksizin, 6183 sayılı Kanun uyarınca takibe geçilerek dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, bu takipten dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra 08/06/2004 tarihinde sarfınazar edildiği görüldüğünden, İdare Mahkemesi’nce belirtilen bu husus dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.