Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/1090 E. , 2021/4483 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1090
Karar No:2021/4483
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Petrol Ürünleri Nakliyat A.Ş.
(Eski Unvanı: … İnşaat Petrol Ürünleri Nakliyat A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: “Siirt İli, … Yolu Üzeri … . Km No:… ” adresinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 20. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca istasyondaki tüm piyasa faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile … tarih ve … sayılı mühürleme tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda Siirt KOM Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan denetim sırasında alınan numunelerin analizi sonucunda ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun TÜBİTAK MAM raporuyla tespit edildiği dikkate alındığında, 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca işlem yapılmasının Siirt Emniyet Müdürlüğü’nden istenilmesine ilişkin Denetim Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme istinaden gerçekleştirilen istasyonun mühürlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı mühürleme tutanağının 5015 sayılı Kanun’un verdiği yetki uyarınca, yetkili makam tarafından çıkarılan Yönetmeliğe dayalı olarak tesis edilen işlemler olduğundan, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 12/08/2015 tarihinde yapılan denetim sonucu düzenlenen tutanaktan, 4 yer altı tankından 1. tankın boş olduğu, 2. ve 3. tanklardan alınan numunelerin geçerli sonuç vermesine karşın 733 litre motorin bulunan 4 no.lu tanktan alınan numunenin geçersiz sonuç verdiğinin tespiti üzerine, yakıtın bağlı olduğu tankın seviye ölçümünün yapıldığı, yaklaşık altı parmak yüksekliğinde yakıt olduğu tespit edilerek TÜBİTAK ile teyit yapıldığı, TÜBİTAK ile yapılan görüşmede yakıtın dip numune olduğu belirtilmiş olmakla birlikte, her ne kadar dip numunesi seviyesinde görünse de MRX003 ulusal marker saha kontrol cihazı ile yapılan ölçümdeki numunenin hiç bir şekilde ulusal marker içermediğinden yasal işlem yapılması gerektiğinin bildirildiği, İl Özel İdaresi ekiplerince 50.000 litrelik tankın içinde bulunan sadece 733 litre olan ürünün 286 litresinin çekilebildiği, numune alınan ürünün dip numunesi olduğu, kaldı ki, denetim tarihi itibarıyla tankta 6 aydır hareket olmadığının ileri sürüldüğü ve aksine bir bilginin dosyada bulunmadığı;
Bu durumda, 4 no.lu tanktan teknik düzenlemelere aykırı şekilde akaryakıt numunesi alındığı, öte yandan uzun zamandır tanka yakıt ikmalinin yapılmaması nedeniyle kaçakçılık fiiline konu edilmesi gereken ulusal marker seviyesi geçersiz bir akaryakıtın satışının yapılmasının da söz konusu olmadığı anlaşıldığından, kaçakçılık fiilinin işlendiğinden bahisle davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunun mühürlenerek faaliyetten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna vaılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun değişik 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, numune alınan tankın içinde bulunan 733 litre yakıtın 286 litresi çekilebildiğinden geride kalan 360 litre yakıtın dip seviyesi olarak kabul edilmesi gerektiği, şirket yetkilisi hakkında yürütülen ceza davasında pompa hareketlerinin aktif olduğunun tespit edildiği, ceza davasında tespit edilen maddi olguların hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
“Siirt İli, … Yolu Üzeri … . Km No:… ” adresinde faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 12/08/2015 tarihinde yapılan denetimde 4 numaralı tanktan alınan numunenin analizi sonucunda TUBİTAK MAM tarafından düzenlenen … tarih ve … sayılı analiz raporuyla numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiği Denetim Dairesi Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işlemi ile Siirt Emniyet Müdürlüğü’ne bildirilmiş, … tarih ve … sayılı mühürleme tutanağı ile yer altı tankları ve tabancaları mühürlenmek suretiyle istasyondaki piyasa faaliyetleri durdurulmuş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle “İdarî yaptırımlar” başlıklı 20. maddesinin 8. ve 9. fıkralarında, “5607 sayılı Kanun’da belirtilen kaçakçılık fiillerinin işlendiği tespit edilen rafineri hariç her türlü tesiste lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar Kurum tarafından geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Lisans sahibine verilen idari para cezası ödenmeden lisansa konu tesis için lisans verilmez.
Kaçakçılık fiilinin sadece ulusal marker seviyesi ile ilgili olması durumunda, geçici durdurma kararı akredite laboratuvar analiz sonucuna göre verilir. Akredite laboratuvar analiz sonucunun bildirilmesine kadar kaçak akaryakıt satışını engelleyecek idari tedbirler Kurum tarafından alınır.” kuralı yer almıştır.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun “Kaçakçılık suçları” başlıklı 3. maddesinin 11. fıkrasında, “Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışa arz eden veya satan,
c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
Kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, ulusal marker seviyesi geçersiz veya hiç ulusal marker içermeyen akaryakıtı bulundurma ve satışa arz etme fiillerinin kaçakçılık suçu kapsamında olduğu, kaçakçılık fiilinin sadece ulusal marker seviyesi ile ilgili olması durumunda önce ulusal marker seviyesinin geçersiz çıktığı tank ve düzeneklerin mühürleneceği, alınan numunelerin analiz için akredite laboratuvarlara gönderileceği, bu numunelerin analizi sonucunda ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması durumunda, akaryakıt istasyonunun tamamının geçici olarak mühürleneceği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz çıkması üzerine davacı şirket yetkilisi hakkında Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla ceza davası açıldığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede… Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen … tarih E:… , K:20… sayılı kararla davacı şirket yetkilisinin Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, ayrıca anılan kararda, “EPDK Denetim Dairesi Başkanlığı 02/12/2016 tarihli yazısında 4 nolu tanktan alınan numune dip seviyesinde olsa bile akaryakıtın marker seviyesinin geçersiz olduğunu bildirmiştir.
EPDK Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığı 27/12/2016 tarihli yazısında tankta bulunan ürünün bir kısmı çekilebildiği için denetim esnasında akaryakıt seviyesinin emme seviyesinin üzerinde olduğunu bildirmiştir. (Bu halde tankerdeki mevcut 733 litre yakıtın dip seviyesinde olmadığı anlaşılmaktadır.)
… Firmasından 30/04/2015 ve 15/08/2015 tarihleri arasındaki 4 adet pompaya bağlı akaryakıt giriş çıkışları istenmiş, dokümanlar incelendiğinde hareketlerin aktif olduğu gözlemlenmiştir.
Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde; suça konu tankta yapılan ölçümlerde marker seviyesinin geçersiz olduğu, 733 litrenin dip seviyede olmadığı ve ölçüm yapmaya elverişli olduğu…” belirtilmiştir.
Ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararının hukuk hakimi açısından hangi hususlarda bağlayıcı olduğu değerlendirilirken her ne kadar, ceza hakiminin mahkumiyet ve beraate ilişkin verdiği karar kusurun var olup olmadığı ve illiyet bağı gibi hususlarda hukuk hakimini bağlamaz ise de, her mahkumiyet kararının yargılamaya konu fiilin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı vasıfta olduğu kabul edilmelidir (Yargıtay HGK., 10/01/1975, T/406-1, YKD 1975/9 s.33-36). Yargıtay’ın kökleşmiş içtihatlarına göre de ceza hakiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ile suçun davalılar tarafından işlenmiş olup olmadığı hukuk hakimini tamamen bağlayıcıdır. Hukuk hakimi, ceza hakiminin mevcut delil ve işlemleri hatalı takdir ettiği düşüncesi ile aksine bir hüküm kuramaz (Yargıtay 1. HD., 03/07/1981, 8282/8950, YKD 1983/2 s. 177/182).
Bölge İdare Mahkemesi’nce, numune alınan akaryakıtın dip numunesi olduğu gerekçe gösterilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, numune alınan tanktaki akaryakıtın dip numunesi olmadığının ve ölçüm yapmaya elverişli olduğunun Ceza Mahkemesi kararıyla tespit edildiği, numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğunun akredite laboratuvar tarafından yapılan analiz sonucu hazırlanan analiz raporu ile sabit olduğu, bunun aksini ortaya koyan herhangi bir somut tespitin mevcut olmadığı ve 5607 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 11. fıkrası uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı bulundurmanın mühürleme işleminin tesis edilebilmesi için yeterli olduğu dikkate alındığında,
ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt bulundurulduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu mühürleme işlemlerinde hukuka aykırılık, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam … -TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine;
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 13/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.