Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3960 E. , 2021/5243 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3960
Karar No : 2021/5243
DAVACI : … Mühendisleri Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/09/2019 tarih ve 8864 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının (a) bendi ile 1 ve 2 no’lu eklerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
01/10/2019 tarihinden itibaren, elektrik piyasası tarifelerini belirleyen maliyet bileşenlerinde oluşan artışlar nedeniyle görevli tedarik şirketlerinden elektrik satın alan tüketicilerin tükettiği elektrik tarifelerine ağırlıklı ortalama birim fiyatlarında %14,90 zam yapıldığı, 6446 sayılı Kanun gereği EPDK’nın elektriği yeterli, kaliteli ve düşük maliyetli sunmakla yükümlü olduğu, tarifelerin Kanun’un 17. maddesinde yer verilen tarife konusu faaliyete ilişkin maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanması kuralına aykırılığın bulunduğu, Kurul kararının yeterli açıklıkta ve denetime elverişli olmadığı, Kurum Başkanı tarafından basına yapılan açıklamada iptali istenen işlemin amacının dağıtım şirketlerinin zarar etmesini önlemek olduğunun belirtildiği, Kurumun yasayla tanımlı böyle bir amacının bulunmadığı, 2018-2019 yılı zam oranlarının elektrik arz fazlasına rağmen elektrik üretim ve dağıtım maliyetlerinin tüketicilere gereğinden fazla yansıtıldığı, elektrik üretimi ve dağıtımının bir bütün olarak kamu hizmeti niteliğinde olduğu, davalı idarenin işlemlerinde dağıtım şirketlerinin kâr marjı yanı sıra tüketicilerin ucuz ve kaliteli hizmet alma hakkını korumasının yasal zorunluluk olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usûle ilişkin olarak, davacının sübjektif ehliyetinin bulunmadığı, davanı süresinde açılmadığı ileri sürülmüş; esasa ilişkin olarak ise Kurul kararı kapsamında düzenlenen faturalar incelendiğinde tüketicilerin ödeyeceği bedellere ilişkin bilgilerin sade ve anlaşılabilir nitelikte olduğunun görüldüğü, tarifelerin belirlenmesi ve uygulanmasının Kurumun yetkisinde olduğu, dava konusu Kurul kararının alınmasında hiçbir özel amaç ile hareket edilmediği, gerçekleşen fiyat artışlarının tarifeye etki eden parametrelerde yaşanan değişimin bir yansıması olarak ortaya çıktığı, tarifelerde yaşanan artışın en önemli sebebinin EÜAŞ toptan satış tarifesinde oluşan değişimin olduğu, EÜAŞ’ın görevli tedarik şirketlerine tarifesi düzenlemeye tâbi tüketiciler için toptan satış tarifesinden elektrik sattığı, EÜAŞ’ın … sayılı Kurul kararıyla onaylanan tarifesine göre, görevli tedarik şirketlerine yapılacak satış bedelinin önceki dönem 20,5159 Krş olmasına karşın yeni dönemde 34,8654 Krş çıktığı, görevli tedarik şirketlerinin EÜAŞ dışında başka kaynaktan temin ettiği enerjiye ilişkin maliyetler için piyasa takas fiyatı tahminlerinin dikkate alındığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’İN DÜŞÜNCESİ :
Dava; 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 30/09/2019 tarih ve 8864 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının (a) bendi ile 1 ve 2 no’lu eklerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin, usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 4. maddesinde, “Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur.” hükmüne yer verilmiş; 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde, “Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak.” Kurul’un görevleri arasında sayılmış; 5. maddesinin 7. fıkrasının (e) bendinde; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun, ilgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketinin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini inceleme ve onaylama konularında yetkili olduğu; (f) bendinde; İletim, dağıtım, toptan satış ve perakende satış için yapılacak fiyatlandırmaların ana esaslarını tesbit etmek ve gerektiğinde ilgili lisans hükümleri doğrultusunda revize etmeye yetkili olduğu; Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığının ise; 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile “Bu Kanun ve diğer kanunlarla Kuruma verilen elektrik piyasası ile ilgili düzenleme, rekabet şartlarını oluşturma, tüketici haklarının korunması ile tüketici şikayetlerinin incelenmesi çalışmalarını yapmak….” (d) bendi ile de; Tarifeler Dairesi Başkanlığı’nın, bu Kanun ve diğer kanunlarla Kuruma verilen tarife belirleme, elektrik ve doğal gaz tarifelerine esas yatırım planlarının onaylanması, yatırım tavanlarının belirlenmesi ve talep tahminlerinin onaylanması ile ilgili işleri yapmakla görev ve yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
6446 sayılı Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır.” hükmü yer almış; Kapsam başlıklı 2. maddesinde; Kanunun; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı, piyasa işletimi ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini kapsadığı, belirtilmiş, Tanımlar ve Kısaltmalara yer verilen 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, dağıtım tesisinin, iletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları ifade ettiği; (ff) bendinde; “Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri,” ifade edeceği; hükmü getirilmiş, Kanunun 9. maddesinde ise Dağıtım Faaliyeti ayrıntılı düzenlenmiş ve birinci fıkrasında, dağıtım faaliyetinin, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütüleceği, dağıtım şirketinin, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu (…); ikinci fıkrasında, dağıtım şirketinin, lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi ve satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmakla yükümlü olduğu; 17. maddesinde de; Tarifeler ve Tüketicinin Desteklenmesi konularına yer verilerek; ç) bendinde; ” (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir.
” kuralı bulunmaktadır.
Kanunun, Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında, düzenlemeye tâbi tarifeler üzerinden elektrik enerjisi satın alan tüketicileri, dağıtım bölgeleri arası maliyet farklılıkları nedeniyle var olan fiyat farklılıklarından kısmen veya tamamen koruyacak şekilde tesis edilmiş ve uygulamaya ilişkin hususları Kurum tarafından hazırlanan tebliğ ile düzenlenmiş fiyat eşitleme mekanizmasının 31/12/2020 tarihine kadar uygulanacağı, tüm kamu ve özel dağıtım şirketleri ile görevli tedarik şirketlerinin fiyat eşitleme mekanizması içerisinde yer alacağı; Geçici 18. maddesinde, 01/01/2016 tarihine kadar, teknik ve teknik olmayan kayıplarının oranı ülke ortalamasının üzerinde olan dağıtım bölgelerinde, diğer dağıtım bölgelerinden farklı düzenlemeler yapılmasına, hedef kayıp-kaçak oranlarının bir önceki yılın gerçekleşmeleri dikkate alınarak ve sonraki uygulama dönemleri de dâhil olmak üzere yeniden belirlenmesine Kurul’un yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Kurul kararında, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve 20/01/2018 tarihli ve 30307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ Kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 1/10/2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Ek-1 ve Ek-2’de yer alan tarife tablolarının onaylanmasına karar verilmiştir. Ek 1’de, Faaliyet Bazlı Tarife Tablosu, Ek 2’de, Nihai Tarife tablosu düzenlenmiştir.
Mevzuat uyarınca; Elektrik piyasasında serbest olmayan tüketiciler, elektrik enerjisi ve/veya kapasite alımlarını davalı idare tarafından belirlenen tarifeler üzerinden sadece bölgesinde bulunduğu görevli tedarik şirketinden yapabilirler. Görevli tedarik şirketleri de, serbest olmayan tüketicilere elektrik tedarik etmek zorundadır. Söz konusu tüketiciler elektrik alabilmek için, bölgelerindeki görevli tedarik şirketi ile Kurul onayına tabi perakende satış sözleşmesi imzalamak zorundadır. Yasaya göre, davalı kurum; serbest olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifesini, serbest olduğu halde ikili anlaşma imzalamayan tüketicilere uygulanacak son kaynak tedarik tarifesini ve dağıtım sistemi kullanıcısı olan tüketicilere ilişkin dağıtım tarifesini onaylamakla görevli ve yetkili olup dava konusu edilen Kurul kararı; dağıtım sistemi kullanıcılarını, elektrik enerjisini görevli tedarik şirketinden alan serbest olmayan tüketicileri, serbest tüketici niteliğine sahip olduğu halde tedarikçisini seçmeyen serbest tüketicileri kapsamaktadır.
Davalı idarenin, dağıtım sistemine bağlı olan kullanıcılara (üretici ve tüketicilere) uygulanacak olan dağıtım tarifelerini onaylama konusunda görevli ve yetkili olduğu tartışmasız olup dağıtım lisansı sahibi dağıtım şirketlerinin gelir düzenlemelerinin sonucu olarak bu dağıtım tarifelerinin düzenlendiği, mevzuat uyarınca, tarifelerin, Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanması ve Kurula sunulması gerektiği, Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri gereğince hesaplanan yıllık dağıtım gelir tavanı da dikkate alınarak elektriğin dağıtımı için geçerli olacak fiyatların hesaplanması gerektiği açıktır.
Davacı …Mühendisleri Odası tarafından; dava konusu edilen karara ilişkin mevcut tablo sonucu tüketiciye, yüksek maliyetli ve düşük kaliteli elektrik sunumunun sözkonusu olduğu, tarifelerin, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maaliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanması gerektiği yolundaki yasa hükmüne aykırı olduğu, kararın açık ve ayrıntılı olmadığı, artış gerekçesi olarak maliyet bileşenlerindeki artışın gösterildiği ancak hangi kalemden kaynaklandığının belirtilmediği, hiçbir teknik ve objektif ölçüte dayanmaksızın keyfi bir şekilde bir önceki dönemle karşılaştırıldığında %14,90 artışa gidildiği, davalı idarenin iş ve işlemlerinde kamu yararını gözetmesi gerekirken dağıtım şirketlerinin kar marjını önceliklemesinin hukuka aykırı olduğu, öne sürülerek dava konusu kararın iptali istenilmiştir.
Dava konusu Kurul kararı ile onaylanan dağıtım tarifesi içerisinde yer alan üreticiler hakkındaki bedellerin hukuki dayanağının, 4628 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (e) ve (f) bentleri ile 6446 sayılı Kanun’un 9. ve 17. maddeleri hükümleri olduğu görülmektedir.
Dağıtım tarifesi; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme – bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti, iletim tarifesi kapsamında oluşan maliyetler gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşmaktadır.
Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ, Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslarda yapılan düzenlemelerle belirlenen sayaç okuma, perakende satış hizmet bedeli, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin 01/01/2016 tarihinden itibaren yürürlüğe giren tarife tablolarında yer aldığı, mevzuat uyarınca teknik ve teknik olmayan kayba ilişkin maliyet, elektriğin iletimi ve dağıtımına ilişkin maliyet ile sayaç okumaya ilişkin maliyetin Dağıtım Bedeli altında, perakende satış hizmetine ilişkin maliyetin ise, Perakende Enerji Bedeli altında tüketicilere yansıtıldığı görüldüğünden dağıtım hizmetinden yararlanan her tüketicinin Kurul onaylı bu dağıtım bedelini ödemesi gerekmektedir. Zira, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 4628 sayılı Kanunun verdiği yetki ile kayıp-kaçak bedelini, sayaç okuma bedelini, perakende satış hizmet bedelini, iletim sistemi kullanım bedelini ve dağıtım bedelini belirlemekte olup tüketiciye sunulan her türlü mal ve hizmette olduğu gibi elektrik için de oluşan tüm maliyetin tüketiciye yansıtılması piyasa koşullarının gereğidir.
Böylelikle, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetlerin tüketicilere yansıtıldığı, üreticiler için onaylanan sistem kullanımına ilişkin fiyatların bu maliyetlerden arındırıldığı, üreticiler için onaylanan fiyatlarda, enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan sadece birisi olduğu, dağıtım şirketlerinin dağıtım gelir tavanı bileşenleri ve nitelikleri de dikkate alındığında fiat artışının doğrudan enflasyon oranları ile sınırlı olmadığı, EÜAŞ için onaylanan toptan satış tarifesinin de bir rolü bulunduğu, 6446 Sayılı Yasanın 26 ıncı maddesi uyarınca teknik ve teknik olmayan kayıp enerjinin EÜAŞ’tan temin edildiği ve bu nedenle oluşan maliyetin dağıtım tarifelerinde dikkate alındığı ve böylece tüketiciye uygulanan dağıtım sistem kullanım bedellerinin EÜAŞ fiyatlarından etkilendiği, bu maliyet kalemlerinin üreticiler için onaylanan dağıtım bedellerinin hesaplanmasında dikkate alınmadığından; üretici dağıtım bedellerini kayıp enerji maliyeti hariç olarak belirlenen sistem işletim dağıtım bedeli ile karşılaştırmanın daha doğru olacağı, dağıtım seviyesinde oluşan kayıp enerji maliyetinin dağıtım seviyesinden bağlı üreticilere yansıtılmamasının temel sebebinin; dağıtım seviyesinden bağlı üreticilerin dağıtım sistemine enerji verirken teknik kayıpları da azaltma yönünde sistemin faydasına çalışıldığı, bu nedenle üretici dağıtım bedellerinin, tüketici dağıtım bedellerine göre oldukça düşük seviyelerde belirlendiği, buna göre üretici dağıtım bedelinin tüketicilere uygulanan dağıtım bedelinin 9 da biri, sistem işletim dağıtım bedelinin ise 6 da biri civarında olduğu, tüketicilerin katlandığı dağıtım bedelinin çok çok altında sistem kullanım bedeli ödeyen üreticilerin ürettikleri enerjinin satışı, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dair Destekleme Mekanizmasına dahil olmaları halinde de, hesaplanan fiyatların, santralın türüne göre belirlenen ve dolar kuru üzerinden hesaplanan fiyat/piyasa takas fiyatı (PTF) üzerinden yapıldığı, YEKDEM sistemine dahil olan üreticilerin ürettikleri ve satışını yaptıkları enerjiden elde ettikleri gelir ile iletim sistemini kullanmaları nedeniyle tarife kapsamında ödeyecekleri iletim bedellerinin birbirinden farklı konular olduğu, dava konusu kurul kararı uyarınca, üreticilerin elde edecekleri gelir ile dağıtım sistemine enerji vermeleri durumunda ödemekle yükümlü oldukları dağıtım bedelleri kıyaslandığında, üretici dağıtım bedellerinin bu gelirlerin yakaşık %5,7’si civarında olduğu görülmektedir.
Dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanacak dağıtım tarifesi fiyatlarını etkileyen en önemli unsurlardan birinin de, dağıtım şirketlerinin dağıtım gelir tavanı olduğu, her bir tarife yılı için ayrı ayrı belirlenen ve o yıl için genellikle sabıt olan dağıtım gelir tavanlarının Kurul tarafından onaylandığı ve bu sabit olan dağıtım gelir tavanının bir kısmının üreticilere, bir kısmının tüketiciler yansıtıldığı, dolayısıyla üreticilerin ve tüketicilerin dağıtım bedelleri arasında ters oran bulunduğu, 2020 yılı için bir önceki yıla oranla gelir tavanında % 40ila %45 oranında bir artış meydana geldiği, dağıtım gelir tavanı sistem işletim ve kayıp enerji gelir tavanlarının toplamından oluştuğu, sistem işletim gelir tavanı dağıtım şirketlerinin TEİAŞ’a ödemiş oldukları sistem kullanım ve sistem işletim bedellerini de içerdiği, dolayısıyla bu kalemlerdeki artışların dava konusu tarifedeki artışı da etkilediği, anlaşılmaktadır.
Elektrik piyasası, birden fazla faaliyetin farklı aktörler tarafından yürütüldüğü çok taraflı bir piyasadır. Piyasada yer alan tarafların, kendi kuruluş amaçları doğrultusunda faydalarını en yüksek seviyede tutma çabası içinde olmaları ekonomik ilkeler ile uyumludur. İşte bu ekonomik gerçeklik ile, kanunla yetkilendirilmiş olan davalı idarenin; yetkisini kullanırken, tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasını sağlaması, tarifesi düzenlenen şirketin, düzenlenen faaliyetini sürdürebilmesi için gereken gelir ihtiyacını mevzuat çerçevesinde belirlemesi, 6446 sayılı Kanun’un amacı gözetilerek dağıtım tarifesi içerisinde dikkate alınan unsurların, üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda makul bir dengeyi gözetmesi neticesi, tesis edilen ve 01/10/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak elektrik tarife tablolarına ilişkin alınan 30/09/2019 tarih ve 8864 sayılı Kurul kararında ve 1 ve 2 no’lu ekinde yer verilen dağıtım tarifesi tablolarında hukuka aykırı bir husus görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 21/12/2021 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın ve davalı idare vekili Av. …’un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava konusu Kurul kararı ile dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçi seçmeyen ve 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlemesi Hakkında Tebliğ kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 01/10/2019 tarihinden itibaren geçerli dağıtım ve perakende satış için geçerli olacak tarife belirlenmiştir.
Tarifede meydana gelen artışın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usûle yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 4. maddesinde, “Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur.” kuralına yer verilmiş; 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde, “Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak.” Kurul’un görevleri arasında sayılmış; 5. maddesinin 7. fıkrasının (e) bendinde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun, ilgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketinin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini inceleme ve onaylama konularında yetkili olduğu; (f) bendinde; İletim, dağıtım, toptan satış ve perakende satış için yapılacak fiyatlandırmaların ana esaslarını tesbit etmek ve gerektiğinde ilgili lisans hükümleri doğrultusunda revize etmeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
6446 sayılı Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır.” kuralı yer almış; 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, dağıtım tesisinin, iletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları ifade ettiği; (ff) bendinde, “Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri,” ifade edeceği kuralı getirilmiş, Kanunun 9. maddesinin birinci fıkrasında, dağıtım faaliyetinin, lisansı kapsamında, dağıtım şirketi tarafından lisansında belirlenen bölgede yürütüleceği, dağıtım şirketinin, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğu; ikinci fıkrasında, dağıtım şirketinin, lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi ve satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmakla yükümlü olduğu; 7. maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendinde, “Dağıtım tarifeleri: Dağıtım şirketleri tarafından hazırlanacak olan dağıtım tarifeleri, elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak hizmetlere ilişkin fiyatları, hükümleri ve şartları içerir. Dağıtım tarifeleri; dağıtım sistemi yatırım harcamaları, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetleri karşılayacak bedellerden oluşur. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlar bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde Kurul tarafından belirlenir. Kurulca belirlenen hedef oranlarını geçmemek kaydı ile teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin maliyetler dağıtım tarifelerinde yer alır ve tüketicilere yansıtılır. Teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6446 sayılı Kanun, dağıtım şirketlerini, dağıtım tesislerini yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmakla yükümlü kılmakta; özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyetinin kamuya ait olduğunu belirtmekte; özelleştirilen elektrik dağıtım tesis ve varlıklarına ilişkin her türlü işletme ile yatırım planlaması ve uygulamasında onay ve değişiklik yetkisini Kurula vermektedir.
Görüldüğü üzere, dağıtım tesisinin varlığı, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunludur. Kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyet, dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtılmaktadır. Kanun, dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnaî kurala yer vermemiş olup, dağıtım sistemi kullanıcılarının tamamını yükümlü kılmıştır.
Dava konusu Kurul kararıyla, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına ve görevli tedarik şirketleri tarafından serbest olmayan tüketiciler ile serbest tüketici olmasına rağmen tedarikçisini seçmeyen ve 20/01/2018 tarihli ve 30307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Son Kaynak Tedarik Tarifesinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ Kapsamında tanımlanan düşük tüketimli tüketicilere 1/10/2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Ek-1 ve Ek-2’de yer alan tarife tablolarının onaylanmasına karar verildiği, Ek 1’de, Faaliyet Bazlı Tarife Tablosu, Ek 2’de, Nihai Tarife Tablosu’nun düzenlendiği görülmektedir.
Dairemizin 10/02/2020 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, davaya konu tarifede meydana gelen artışın gerekçesine ilişkin ayrıntılı açıklamanın ve tarifenin belirlenmesine ilişkin tüm kalemlerin (alt başlıklar hâlinde) bir önceki tarifeye ilişkin kalemlerle karşılaştırma yapılmak suretiyle tablo şeklinde ayrıntılı olarak istenilmiştir.
Ara kararına verilen cevabi yazıda:
– Abone gruplarının vergi, fon ve paylar dâhil olarak ağırlıklı ortalama elektrik enerji fiyatlarında 01/10/2019 tarihinden itibaren %14,90 oranında nihai artış yaşandığı,
– Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi hakkında Tebliği’nin 5/3 maddesi uyarınca dağıtım gelir tavanı ve talep tahmini dikkate alınarak hesaplandığı,
– Dağıtım gelir tavanının, sistem işletim gelir tavanı ile kayıp enerji gelir tavanı unsurlarından oluştuğu, dağıtım gelir tavanları, perakende satış tarife dönemi için belirlenen ve çeyrek dönem ağırlıklarına göre tarife hesaplamalarına dâhil edildiği,
– Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’in 19. maddesi uyarınca tüketici grupları bazında perakende satış fiyatları onaylanırken görevli tedarik şirketlerinin enerji tedarik maliyetlerinin dikkate alındığı, görevli tedarik şirketlerinin EÜAŞ, dengeleme ve uzlaştırma piyasası, ikili anlaşma ve mikrokojenerasyon kapsamında aldığı enerjiye ilişkin maliyetlerin 2019 Temmuz – Eylül dönemi için hesaplamasında EÜAŞ alımı için EÜAŞ tarafından şirketlere bu dönemde uygulanacak satış fiyatı (20,5159 kr/kWh), diğer kaynaklar için ise piyasa takas fiyatı (PTF) tahmini olarak 300 TL/MWh kullanıldığı, 2019 Ekim – Aralık 2019 dönemi için yapılan hesaplamada ise EÜAŞ alımı için EÜAŞ tarafından şirketlere bu dönemde uygulanacak satış fiyatı (34,8654kr/kWh), diğer kaynaklar için ise şirketlerin piyasa takas fiyatı (PTF) tahmini olarak 307,08 TL/MWh kullanıldığı,
– EÜAŞ Toptan Satış Tarifesinin hem EÜAŞ alımları nedeniyle enerji bedelini hem de
kayıp enerji maliyeti üzerinden dağıtım bedelini etkilediği görülmüştür.
Bu itibarla, davalı EPDK’nın dağıtım tarifelerini belirleme yetkisini kullanırken, tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasını sağlamayı ve dağıtım faaliyetinin sürdürülebilmesi için gereken gelir ihtiyacını mevzuat çerçevesinde belirlemeyi esas aldığı, 6446 sayılı Kanun’un amacı gözetilerek dağıtım tarifesi içerisinde dikkate alınan maliyet unsurlarının, üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda makûl bir dengenin gözetildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.