Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1971 E. , 2021/4129 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1971
Karar No:2021/4129
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1. … Odaları Birliği … Odası
2. … Odaları Birliği … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nca 11/03/2019 tarihinde gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı “Ankara Atatürk Kültür Merkezi (AKM) 1. Etap Millet Bahçesi ile Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; idarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullarından biri olan “dava açma ehliyeti”, her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, idarenin işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilgisinin varlığını ifade ettiği, aksi durumun kabulünün, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getireceği, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanuni düzenlemenin amacına aykırı olacağı, iptal davası açılabilmesi için idarî işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin somut, güncel ve meşru bir menfaat olması ve iptali istenen işlem ile davacı arasında makul ve ciddi bir alakanın bulunması gerektiği, ilgili mevzuat uyarınca, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunduğu, nitekim, konuyla ilgili düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacaklarının açık bir biçimde yer aldığı, dava dilekçesinde, davacı Odaların, mesleğin ve meslektaşların hak ve çıkarlarını korumak, şehir planları ve uygulamalarının planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun yapılmasını denetlemek, bu konudaki eksiklikleri ve yanlışlıkları ortadan kaldırmak için gerekli çalışmaları yapmakla yükümlü olduğu belirtilmiş, ancak dava konusu ihale işleminin davacı Odaların ve şehir plancılığı, harita ve kadastro mühendisleri mesleği mensuplarının ne tür bir menfaatini ihlâl ettiği hususunun ise açık ve anlaşılır biçimde ortaya konulamadığı, dava konusu olay ile ilgili olarak ileri sürülen iddiaların imar planına yönelik olduğu, bu nedenle dava konusu ihale işlemi ile davacı Odaların kuruluş ve görev alanı birlikte değerlendirildiğinde, davacı Odaların, dava konusu ettiği ihale ile arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat alakasının bulunmadığı, iptali talep edilen ihale işleminin davacı Odaların menfaatini etkilemediği, davacı Odaların kuruluş amaçlarıyla bir ilgisinin bulunmadığı, dava dilekçesinde de dava konusu ihale işleminin meslek mensuplarının ne tür bir menfaatini ihlâl ettiğinin açıklanamadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın ehliyet yününden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu oldukları, ihalenin yapıldığı alanda imar planı bulunmadığı, imar planına karşı dava açma ehliyeti bulunan Odaların ihaleye karşı dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerektiği, uyuşmazlığa konu alanın şehircilik ve kent planlaması açısından önemli olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı Odaların menfaatlerinin etkilenmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Toplu Konut İdare Başkanlığı’nca 11/03/2019 tarihinde … ihale kayıt numaralı “Ankara Atatürk Kültür Merkezi (AKM) 1. Etap Millet Bahçesi ile Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi” ihalesi gerçekleştirilmiştir.
Anılan ihalenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 135. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında, “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir. Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.” kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, iptal davaları, idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından, tamyargı davaları da idarî eylem e işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinde, “Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir. Birliğin kuruluş amacı: a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek; Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak; b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir. Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.” kuralı yer almıştır.
17/07/2002 tarih ve 24818 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Ana Yönetmeliği’nin 6. maddesinde, “a) Ülke ve kamu çıkarları çerçevesinde şehir ve bölge planlaması mesleği ile ilgili bütün konularda mesleğin ve meslektaşların görev ve yetkilerini düzenlemek, b) Oda üyelerinin birbirleri ile ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak, meslek haklarına sahip çıkmak, kent planlama ve bilimini geliştirmek, c) Ülke içinde ve dışında tüm resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yaparak uygulama ve kuram alanında mesleğin gelişmesini sağlamak üzere her türlü etkinlikte bulunmak, d) Ülkenin ve kamunun çıkarlarının korunması doğrultusunda meslek alanına giren konularda doğal kaynakların ve kamusal varlıkların korunması ve geliştirilmesi, ülkenin sanatsal ve teknik gelişmesi için gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak, d) Şehir ve Bölge Planlama eğitiminin ve öğrenciliğin sorunlarını incelemek, diğer ülkelerde uygulanan modellerden de yararlanarak öneriler geliştirmek, geliştirilen modellerin gerçekleştirilmesi için girişimlerde bulunmak, bu konularda oluşturulacak öğretim elemanı ve öğrenci komisyonları (ya da kolları) ile etkinliklerde bulunmak.” Odanın başlıca amaçları olarak sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1- Temyize konu Mahkeme kararının, davacılardan Türk Mühendis ve Mimar Odaları (TMMOB) Birliği Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası’na (Ankara Şubesi) ilişkin olarak davanın ehliyet yönünden reddine dair kısmında hukukî isabetsizlik görülmemiştir.
2 – Temyize konu Mahkeme kararının, davacılardan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası’na ilişkin olarak davanın ehliyet yönünden reddine dair kısmına gelince;
Dava konusu işlem davalı idare tarafından gerçekleştirilen ihaledir. Davacı, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu ile kurulmuş olan bir kamu hukuku tüzel kişisidir. Davacı Odanın görev ve yetkileri Anayasa’nın 135. maddesi ve 6235 sayılı Kanun’un 2. maddesinde, “meslek mensuplarının ortak ihtiyaçlarını karşılamak ve bu kişilerin menfaatlerini korumak, meslek mensuplarının faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak ve meslek disiplinini ve ahlakını korumak” olarak belirtilmiştir. Ayrıca Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası Ana Yönetmeliği’nin 6. maddesinde Odanın amaçları özel olarak sayılmıştır.
İdari yargılamada ehliyet, öğretide sübjektif ehliyet ve objektif ehliyet olarak ikiye ayrılmaktadır. Objektif ehliyet taraf ehliyeti ve dava ehliyeti olarak medeni kanundaki hak ehliyeti ile fiil ehliyetine tekabül etmektedir. Sübjektif ehliyet ise 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde yer alan “menfaatleri ihlâl edilenler” ifadesi ile tanımlanmış, ancak daha detaylı bir şekilde yargı içtihatlarıyla somutlaştırılmıştır. Öğreti ve Danıştay içtihatları uyarınca davacının sübjektif ehliyetinin var olabilmesi için dava konusu idari işlemin davacının meşru, güncel ve kişisel bir menfaatini ihlâl etmiş olması aranmaktadır. (Bahtiyar Akyılmaz, Murat Sezginer, Cemil Kaya, Açıklamalı-İçtihatlı İdari Yargılama Hukuku, 1. Baskı, Ankara, Savaş Yayınevi, 2019, s. 559.)
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının sübjektif ehliyetinin varlığı, idari işlemin doğrudan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşuna yönelik tesisine veya mensuplarının hak ve menfaatlerini ilgilendirmesine bağlıdır.
Uyuşmazlık, davalı idare tarafından gerçekleştirilen ihalenin dayanağı olan imar planlarının çevre ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu iddiasıdır. Kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütü olan davacı TMMOB Şehir Plancıları Odasının kamu yararı doğrultusunda şehir planlaması mesleği ile ilgili alanlarda doğal ve kamusal varlıkların korunması ve geliştirilmesi mevzuat tarafından kendisine verilen görevler olduğu ve mevzuatın kendisine vermiş olduğu görevleri yerine getirebilmesi için yapılan ihaleye karşı dava açmasında menfaati bulunduğu açıktır. Bu nedenle dava konusu işlem bakımından davacı TMMOB Şehir Plancıları Odasının ehliyetli olduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar temyize konu kararda Dairemizin 07/03/2019 tarih ve E:2018/1547, K:2019/710 sayılı kararıyla 06/02/2019 tarih ve E:2018/3068, K:2019/249 sayılı kararı emsal gösterilmişse de ilgili kararlarda dava konusu işlemin davacı meslek kuruluşunun meslek mensuplarının ne tür menfaatlerini ihlâl ettiği hususunun açık ve anlaşılır bir şekilde ortaya konamadığı, bu nedenle dava konusu işlem ile Oda arasında somut, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle verildiği, ancak uyuşmazlık bakımından dava dilekçesinde; ihaleye dayanak olan imar planlarına karşı dava açıldığı, Milli Komite kararı olmaksızın imar planı hakkında karar verilemeyeceği, onaylı imar planı bulunmayan alanda ihaleye çıkılamayacağı, dava konusu ihalenin şehircilik ilkelerine aykırı olduğu, otopark inşaatı alanının doğal değerlere aykırı olduğu, ihale ile kent estetiği ve halkın esenliği ilkelerine aykırı davranıldığı ileri sürülerek dava konusu ihale ile davacı Odanın amacı ve faaliyet konusu arasındaki ilişkinin ortaya konulduğu görülmektedir. Bu durumda, İdare mahkemesinin TMMOB Şehir Plancıları Odası yönünden ilk inceleme aşamasındaki değerlendirmesini tamamlayarak bir karar vermesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın TMMOB Şehir Plancıları Odası’na ilişkin olarak ehliyet yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası’nın (… Şubesi) temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası’na (… Şubesi) ilişkin olarak ehliyet yönünden reddine dair kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
3. Davacı TMMOB Şehir Plancıları Odası’nın temyiz isteminin kabulüne;
4. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacı TMMOB Şehir Plancıları Odası’na ilişkin olarak ehliyet yönünden reddine idair kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA oyçokluğuyla,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 02/12/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, davacı TMMOB Şehir Plancıları Odası’na ilişkin olarak ehliyet yönünden reddine dair kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla, kararın bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.