Danıştay Kararı 13. Daire 2021/3310 E. 2021/4487 K. 13.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3310 E.  ,  2021/4487 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3310
Karar No:2021/4487

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : Sınırlı Sorumlu … Kooperatifi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): …Deniz Ürünleri Üretimi İhracat İthalat ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:Muğla ili, Milas ilçesi sınırları içerisinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki … Dalyanı’nın ıslah amaçlı ve projeli olarak 7 yıl süreyle kiraya verilmesi için davalı idare tarafından Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yatırımlarında İhtiyaç Duyulan Su ve Su Alanları ile Deniz ve İç Sulardaki Su Ürünleri İstihsal Hakkının Kiraya Verilmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) uyarınca 21/07/2021 tarihinde pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Yönetmelik’in 7. maddesine göre yapılan avcılık yoluyla istihsal hakkının kiralanmasında ilgili kooperatiflerin öncelik hakkı bulunmakta ise de, Yönetmelik’in 9. maddesine göre yapılan ıslah amaçlı projeye dayalı kiralama işlemlerinde kooperatiflerin öncelik hakkının bulunmadığı, bu tür kiralamalarda belirlenen bedel ve süre üzerinden projeleri onaylanan isteklilerin katılabileceği bir ihale yapılması ve artırım sonucuna göre ihalenin sonuçlandırılması gerektiğinin açık olduğu, dava konusu olayda; avcılık yoluyla istihsal hakkının kiralanmasına değil projeye dayalı ıslah amaçlı kiralama işine ait ihalenin, Yönetmelik’in (7. maddesine göre değil) 9. maddesine göre yapıldığı, dolayısıyla davacının öncelik hakkının bulunmadığı, usûle ve mevzuata uygun olarak yürütülen işlemler sonucunda ihalenin fiyat teklifi daha yüksek olan müdahil üzerinde bırakıldığı; bu durumda, davacının öncelik hakkının bulunmadığı projeye dayalı ıslah amaçlı kiralama işine ait ihalede işlemlerin usûle ve mevzuata uygun olarak yürütülüp sonuçlandırıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca … Dalyanı’nın öncelikle kendilerine kiralanması gerektiği, Yönetmelik’in 7. maddesinin de bu yönde olduğu, normlar hiyerarşisi gereği Yönetmelik hükmünün Kanun’da yer alan düzenlemeye aykırı olamayacağı, bu bakımdan ihmal edilebilirlik ilkesi gereği Yönetmelik’in 9. maddesinin somut olay bakımından dikkate alınmaması gerektiği, Kanun ile koopeatiflerin ve bölge halkının desteklenmesinin amaçlandığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu ihalenin … Dalyanı’nın ıslah amaçlı ve projeli kiralanması amacıyla gerçekleştirildiği, avcılık yoluyla istihsal hakkının ihale edilmesi hâlinde kooperatiflerin önceliğinin bulunduğu, ıslah amaçlı projeli olarak yapılacak kiralamalara ilişkin ihalelerde kooperatiflerin önceliğinin bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu ihalenin … Dalyanı istihsal hakkının ıslah amaçlı ve projeli kiralanması amacıyla gerçekleştirildiği, Yönetmelik’in 7. maddesinin değil 9. maddesinin uygulandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.