Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3939 E. , 2021/5365 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3939
MÜDAHALE İSTEMİ HAKKINDA KARAR
… Barosu Başkanlığı ile … tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü Mersin Şube Müdürlüğünce, Mersin ili bölgesindeki Çamlıyayla Cehennemderesi YHGS, Gülnar Azıtepe DA, Hopur-Topaşır YHGS, Kadıncık Vadisi YHGS, Mut Kesteldağı YHGS, Hisar Dağı-Gedik Dağı YHGS, Hisar Dağı-Gedik Dağı YHGS, Silifke Cılbayır DA, Silifke Kırtıl DA Silifke Seyranlık (Ağıl Dere) sahalarında toplamda 39 adet yaban keçisi kotası avlattırılması için yapılan 01/06/2021 tarihli ihalelerin iptali istemiyle … Bakanlığı’na karşı açılan davada, davanın kısmen ehliyet yönünden kısmen de esastan reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davacılar tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, …Turizm Ziraat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. … tarafından verilen davalı idare yanında davaya müdahale istemini içeren dilekçe incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 66. maddesinde ise üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, müdahale isteminde bulunan … Turizm Ziraat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin davaya müdahalede hukukî yararının bulunduğu anlaşıldığından, davalı idare yanında MÜDAHALE İSTEMİNİN KABULÜNE, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3939
Karar No: 2021/5365
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- … Barosu Başkanlığı
2- …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): … Turizm Ziraat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğü Mersin Şube Müdürlüğünce, Mersin ili bölgesindeki Çamlıyayla Cehennemderesi YHGS, Gülnar Azıtepe DA, Hopur-Topaşır YHGS, Kadıncık Vadisi YHGS, Mut Kesteldağı YHGS, Hisar Dağı-Gedik Dağı YHGS, Hisar Dağı-Gedik Dağı YHGS, Silifke Cılbayır DA, Silifke Kırtıl DA Silifke Seyranlık (Ağıl Dere) sahalarında toplamda 39 adet yaban keçisi kotası avlattırılması için yapılan 01/06/2021 tarihli ihalelerin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Mersin Barosu Başkanlığı yönünden;
Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesinde sayılan baroların görevleri göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu ihale işleminin davacı Baro tüzel kişiliğinin hak ve menfaatlerini doğrudan etkilemediği gibi, avukatlık mesleğine yönelik de herhangi bir etkisinin olmadığı; öte yandan, anılan Kanun ile barolara verilen “hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak” görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel alâkası bulunmayan konularda da dava açma imkânı vermeyeceği, aksinin kabulü hâlinde baroların başta diğer kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını ilgilendiren konular olmak üzere menfaat alâkalarının bulunmadığı her konuda dava açabilmeleri sonucununun doğacağı ve bunun ise idarî yargıda dava açma ehliyetine ilişkin düzenlemenin amacına aykırı olacağı dikkate alındığında, dava konusu ihale işlemleri ile Mersin Barosu Başkanlığı’nın menfaat alâkası bulunmadığından Baro’nun dava konusu ihale işlemlerinin iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı;
Davacı … yönünden incelendiğinde ise; yaban keçisinin Bern Sözleşmesi’nin II no’lu eki listede bulunmakla birlikte ülkemiz tarafından sözleşmeye ihtirâzi kayıt konulan listede yer aldığı, ”Koruma altına alınan yaban hayvanları memeliler” listesinde yaban keçileri “av turizmi hariç” ibaresiyle yer aldığı, anılan yaban hayvanlarının av kapsamına alınmasında yürürlükteki mevzuat hükümlerine herhangi bir aykırılık bulunmadığı, avlanma kotalarının belirlenmesinde uyulması gereken usûl ve esaslara uygun hareket edildiği, ihale konusu her bir avlak ve yaban hayatı geliştirme sahasına ilişkin ayrı ayrı olarak yaban keçisi türüne ait envanter çalışmasının detaylı şekilde (erkek/dişi, yaşları) yapılarak tespit edildiği, “Av Turizmi Uygulama Talimatı ve Av Komisyonu Kararıyla” avına izin verilen tür, cinsiyet, avlanma dönemi ve avlanma şeklinin belirlenmiş olduğu, alanında uzman öğretim üyelerince yapılan çalışma neticesinde hazırlanan 09/06/2021 tarihli “Av Turizmi ve Bu Kapsamda Yabankeçisini Hasat Değerlendirmesi Çalışması” ve ekinde 2021/2022 yılı için her bir avlak ve yaban hayatı geliştirme sahasının ayrı ayrı olmak üzere toplam alanı, dişi erkek yavru sayıları, popülasyon yoğunluğu, popülasyonun sürdürülebilir hasat miktarı hesaplanarak, hayvan neslinin devamının sağlanabilmesi için yapılan bilimsel araştırma neticesindeki hesaplamalar neticesinde kota sayılarının belirlendiği, belirlenen kotaların tüm dünyada kabul edilen yöntemlerle yapılan hesaplamalarla örtüştüğü, avlanacak hayvan sayılarının yaban hayvanı popülasyonlarının gelişimini engellemeyeceği ve sürdürülebilirliğini tehlikeye atmayacağının bilimsel verilerle ortaya konulduğu, dolayısıyla dava konusu ihalelelerin kapsamlı, teknik, somut ve bilimsel verilere dayanarak yapılan analizler sonrasında gerçekleştirildiği, akdedilen sözleşmenin ilgili maddesine ihtirazı kayıt koyulmuş olması nedeniyle, uluslararası sözleşmelere de aykırılık teşkil etmeyen ve yürürlükte mevzuat hükümleri çerçevesindeki işlemlere dayalı olarak gerçekleştirildiği anlaşılan dava konusu ihale işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle … Barosu Başkanlığı yönünden davanın ehliyet yönünden, … yönünden ise dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, hayvanların yaşam hakkının korunması gerektiği, söz konusu yaban keçilerinin avlanmasının gerek evrensel ilkelere, gerekse Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, kesin koruma statüsündeki yaban keçilerini korumak için tedbirler alınması gerekirken azınlıkta kalan bireylerin zevk ve çıkarları uğruna spor ya da turizm adı altında bu hayvanların öldürülmesinin evrensel değerlere ve hukuka aykırı olduğu, kamu yararının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, avlanma ve avlattırma işinin 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu kapsamında yapıldığı, avlanma işinin koruyucu veterinerlik vazifesi gördüğü, yaban hayvanı popülasyonunun olması gereken seviyelerde tutulması gerektiği, ava konu türlerin neslinin tükenmekte olan türlerden olmadığı, Türkiye’nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi’nde yaban keçisi avı için çekince koyduğu, avlanmanın doğal dengeyi bozmasının söz konusu olmadığı, doğal dengenin sağlanmasında regülatör görevi gördüğü belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Davacı Baro’nun temyiz isteminin reddi ile davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmın onanması, diğer davacı gerçek kişinin temyiz isteminin ise kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Adana Şube Müdürlüğü bünyesinde, Mersin ili bölgesindeki Çamlıyayla Cehennemderesi YHGS, Gülnar Azıtepe DA, Hopur-Topaşır YHGS, Kadıncık Vadisi YHGS, Mut Kesteldağı YHGS, Hisar Dağı-Gedik Dağı (yaban keçisi-teke avı için) YHGS, Hisar Dağı-Gedik Dağı YHGS (Hatalı boynuzlu/çelek yaban keçisi avı için), Silifke Cılbayır DA, Silifke Kırtıl DA Silifke Seyranlık (Ağıl Dere) sahalarında toplamda 39 yaban keçisi kotası avlattırılması işi için Mersin Şube Müdürlüğünce gerçekleştirilen 01/06/2021 tarihli ihalelerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır
İLGİLİ MEVZUAT:
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını, geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır.
Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını, bunların korunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesini, avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcıların eğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunların takibi ve cezalarını kapsar.” kuralına yer verilmiştir.
09/01/1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanarak, 20/02/1984 tarih ve 18318 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye’nin de tarafı olduğu Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma (Bern) Sözleşmesi’nin 2. maddesinde, “Akit Taraflar, ekonomik ve rekreasyonel gereksinimleri ve yerel olarak risk altında bulunan alt türler, varyeteler veya formların isteklerini dikkate alırken, yabani flora ve faunanın, özellikle ekolojik, bilimsel ve kültürel gereksinimlerini de karşılayacak düzeyde, popülasyonlarının devamı veya bu düzeye ulaştırılması için gerekli önlemleri alacaktır”; 6. maddesinde, “Her Akit Taraf II no’lu ek listede belirtilen yabani fauna türlerinin özel olarak korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır (…)”; 7. maddesinde, “(1) Her Akit Taraf, III no’lu ek listede belirtilen yabani faunanın korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari önlemleri alacaktır. (2) III no’lu ek listede belirtilen yabani faunanın her türlü işletme şekli 2. maddenin şartları göz önünde bulundurularak, popülasyonlarının varlığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde düzenlenmiş olacaktır. (3) Alınacak önlemler, a) Kapalı av mevsimlerini ve/veya işletmeyi düzenleyen diğer esasları, (…) kapsayacaktır.” düzenlemelerine yer verilmiş; Sözleşme’nin “Kesin koruma altına alınan fauna türleri” başlıklı II no’lu eki listede Capra Aegagrus (Yaban keçisi), ”Korunan Fauna Türleri” başlıklı III no’lu eki listede Rupicapra Rupicapra (Dağ keçisi) türleri sayılmıştır. Ayrıca, yaban keçisi, ülkemiz şartlarında kesin koruma altına alınamayacak fauna türlerine dair ihtirâzi kayıt listesinde yer almıştır.
14/04/2016 tarih ve 29684 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Av Turizmi Kapsamında Avlanmalara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinin birinci fıkrasında, sürdürülebilir avcılık ve doğal hayatın korunması ilkeleri gözetilerek, popülasyonları ve yıllık artım miktarları belirlenmiş av ve yaban hayvanlarının av turizmi kapsamında yerli ve yabancı avcılarca avlanmalarına yönelik usul ve esasları belirlemek, bu Yönetmeliğin amaçları arasında sayılmış; “Tür ve cinsiyet ile kotaların belirlenmesi ve avlanma şekli” başlıklı 29. maddesinde, “(1) Özel avlak dışındaki avlak ve sahalarda avlanacak av ve yaban hayvanlarının tür, cinsiyet ve kotaları; etüt-envanter ve izleme çalışmalarıyla ildeki şube müdürlüğünce belirlenir ve Genel Müdürlüğe bildirilir. (2) Genel Müdürlüğe bildirilen kotalar; Komisyonca değerlendirilir, gerekçesi belirtilmek suretiyle değişiklikler de yapılarak onaylanır, av yılı av turizmi uygulama talimatı ile yürürlüğe girer. (3) Av organizasyonları, bek ve yürüyüş avı ile sürek avlanma şekilleriyle yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, av ve yaban hayvanlarının yaşadıkları tabiî ortamları ile birlikte korunacakları, geliştirilecekleri, avlanmalarının kontrol altına alınacağı, avcılığın ve av turizminin düzenleneceği, özel avlak dışındaki avlak ve sahalarda avlanacak hayvanların tür, cinsiyet ile kotalarının envanter çalışmalarıyla belirleneceği ve bunun sonucunda avlanma planlanması yapılacağı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, ülkemizin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi’nde yabanî hayvanların toplam sayısının taraf ülkelerce ulaştırılacağı düzey olarak hayvanların özellikle çevresel, bilimsel ve kültürel ihtiyaclarını da karşılayabilecekleri bir seviye belirlenmiş ve sayılarının bu düzeye ulaştırılması veya bu düzeyde devamlılığının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması öngörülmüştür. Yine, kapalı av mevsimlerini düzenleyen esaslar da Sözleşme’nin III no’lu eki listede yer alan yabanî hayvanların korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idarî tedbirler kapsamında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece Mersin ili bölgesindeki yaban hayatı geliştirme sahalarında, toplam 39 adet yaban keçisinin avlattırılmasına ilişkin ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında 01/06/2021 tarihinde gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
İhale konusu yaban hayvanlarından yaban keçisi, 4915 sayılı Kanun’un 4. maddesine istinaden Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca belirlenen ve 29/04/2015 tarih ve 29341 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ”Koruma altına alınan yaban hayvanları memeliler” listesinin 119. sırasında “av turizmi hariç” ibareleriyle yer almaktadır.
Anılan yaban hayvanlarının, 4915 sayılı Kanun ve Bern Sözleşmesi uyarınca sayılarının neslin devamına yetecek düzeye çıkarılması, sayıların yeterli düzeyde bulunması durumunda ise bu durumun sürdürülmesinin temin edilmesi gerektiği açıktır. Bu durumu destekler yönde, davalı idare tarafından hazırlanan koruma altına alınan hayvanlar listesinde uyuşmazlık konusu ihalede yer alan yaban hayvanları da yer almaktadır. Her ne kadar davalı idarece söz konusu yaban hayvanlarının listede “av turizmi hariç” ibaresiyle yer aldığı ve yaban keçisinin Bern Sözleşmesi’nin II no’lu eki listede bulunmasına rağmen ülkemiz tarafından ihtirâzi kayıt konulan listede de yer aldığı, bu nedenle anılan yaban hayvanlarının av kapsamına alınabileceği belirtilmiş ise de, yapılacak uygulamalar ile ortaya çıkacak muhtemel sonuçlar dikkate alındığında faaliyetin kapsamlı, teknik, somut ve bilimsel verilere dayanarak yapılan analizler kapsamında gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davalı idare tarafından 12/07/2011 tarih ve 915 sayılı Genel Müdür Olur’u çerçevesinde hazırlanan “Bakanlığımızca Korunan Ancak Av Turizmi Kapsamında Avına İzin Verilen Türler İçin Yıllık Avlanma Kotası Belirleme Esas ve Usulleri”nde avlanacak yabanî hayvan kotasının belirlenmesi amacına yönelik olarak hazırlanması gereken rapor formlarının da analizlere dayanması gerektiği bilimsel kıstasların ayrıntısının önemini gösterir niteliktedir. Söz konusu formların her bir sahanın özelliğine göre ayrıştırıldığı, raporlarda avlanmanın yapılacağı toplam alanın miktarı, sahada serbestçe otlattırılan çiftlik hayvanlarının sayısı, avlattırılacak tür ile beslenen yırtıcıların yoğunluğu, avlattırılacak türün sahadaki toplam hayvan sayısı, tarım alanları, göl, gölet ve yerleşim alanları gibi avlattırılacak türün kullanmayacağı alanların çıkarılması ile hesaplanan türün saha kullanım toplam alanı, hayvan sayısının yoğunluğu, toplamda erkek, dişi ve yavruların sayısı, genetik bozulma görülen (evcil hayvanlarla çiftleşme sonucu oluşan melezlerin sayısı), üreme yeteneği düşük hayvanların sayısı gibi bilgilerin belirlenmesi talep edilmektedir.
Uyuşmazlık konusu ihale sonucunda avlanmanın yapılacağı sahalarda avlanma için bulunması gereken en düşük hayvan yoğunluğu, bu yoğunluk üzerindeki artış miktarı ile sahada olması gereken en düşük ve en uygun sayısal büyüklüklerinin ne olduğu, hangi nitelikte kaç hayvanın avlanması gerektiği ve bu gerekliliğin hangi bilimsel çalışmalar neticesinde belirlendiği, önceden belirlenen hayvanların uygulama esnasında nasıl tespit edileceği ve özellikle tespit edilenlerin avlanmasının nasıl sağlanacağına ilişkin davalı idare tarafından herhangi bir açıklama getirilememiştir. Dairemizin 22/09/2021 tarih ve 2021/3939 sayılı ara kararı ile davalı idareden avlattırılacak hayvanların neslinin devamına yeterli olup olmadığı yönünde herhangi bir bilimsel araştırma yapılıp yapılmadığı, kotaların hangi kıstaslar dikkate alınarak belirlendiği ve benzeri hususların sorulması üzerine davalı idare tarafından verilen cevapta; yaban hayvanlarının yaşadığı sahalarda hayvan sayısının fazla artışının zararlarına, söz konusu artışın yaban hayvanların yaşadığı ortamlarda artık mevcut olmayan yırtıcılardan dolayı kontrol edilmesi gerektiğine, aksi hâlde yaşlı hayvanlar nedeniyle hem üreme sayısında düşüş yaşanacağına hem de hastalık kaynaklı toplu ölümlerin artacağına ilişkin genel nitelikli bilgilere ve uyuşmazlık konusu ihale sonucunda avlanmanın yapılacağı saha ve bu sahadaki yabanî hayvanlara ilişkin olmayan verilere yer verildiği görülmüştür
Bu itibarla, yaban hayvanlarının sayılarına, avlanacakları sahalara ve avlanmanın sonuçlarına ilişkin somut ihaleler açısından davalı idare tarafından bilimsel, somut ve kapsamlı araştırma ve tespitler yapılmadan gerçekleştirilen dava konusu ihalelerde hukuka uygunluk, ihalenin iptali istemiyle açılan davanın esas yönünden reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, Mahkeme kararının davacı Baro’nun dava konusu ihale işleminin iptali istemi yönünden dava açma ehliyeti bulunmadığına ve bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı usûle uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı … Barosu Başkanlığı’nın temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; davacı Baro’nun dava konusu ihale işleminin iptali istemi yönünden dava açma ehliyeti bulunmadığına ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Davacı …’nun temyiz isteminin kabulüne;
4. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın esastan reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. DAVA KONUSU İŞLEMLERİN İPTALİNE,
6. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece yargılama giderinin yarısı olan …-TL ile davacı Mersin Barosu tarafından yapılan …-TL temyiz yargılama giderinin bu davacı üzerinde bırakılmasına,
7. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece yargılama giderinin yarısı olan …-TL ile davacı … tarafından yapılan temyiz yargılama giderleri toplamı …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak bu davacıya verilmesine,
8. Posta giderleri avansından artan tutarın ve istemleri hâlinde ilk derece aşamasında kullanılmayan ….-TL yürütmeyi durdurma harçlarının davacılara ayrı ayrı iadesine,
9. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan toplam …-TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına,
10. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
11. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.