Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/4920 E. , 2021/5286 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/4920
Karar No:2021/5286
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol İnşaat Gıda Temizlik Hizmetleri
İthalat İhracaat Nakliye Turizm San. ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Madeni yağ üretim lisansı sahibi davacı şirket tarafından temin edilen baz yağının madeni yağ üretim faaliyeti haricinde doğrudan ticarete konu edildiğinin tespit edildiği, bu fiilin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 23. ve 24. maddeleri ile Madeni Yağların Ambalajlanması ve Piyasaya Sunumu Hakkında Tebliğ’in 9. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğundan bahisle fiil tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanunun 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile bu kararın bildirilmesine ilişkin … tarih ve E.… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından yurtdışından ithal edilen Sn-150 Base Oil’in, … Teknik Depolama A.Ş.’ye ait antrepoya teslim edildiği, 02/04/2012 tarihinde … plakalı tanker ile antrepodan çıkarılan ürünün, davacı şirketin tesislerine götürülmeyerek, “… Karayolu … . Km. … ” adresinde faaliyet gösteren … sayılı istasyonlu bayilik lisansı sahibi dava dışı … Petrol Nakliye Gıda Turizm Madencilik İthalat, İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait akaryakıt istasyonuna götürüldüğü ve burada 03/04/2012 tarihinde 5 no.lu yer altı tankına hortum vasıtasıyla boşaltım yapılırken suçüstü yapıldığı, söz konusu durumun yetkililerce tutanak ile kayıt altına alındığı, bu durumda, davacı şirket tarafından, temin edilen baz yağının madeni yağ üretim faaliyeti haricinde doğrudan ticarete konu edilmesi fiilinin işlendiğinin sabit olduğu, davacı şirketin söz konusu fiili işleyerek lisansın verdiği haklar dışında faaliyette bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendinde, dava dilekçelerinin ehliyet yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı belirtilmiş, (6) numaralı fıkrasında ise maddede sayılan hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi hâlinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı ifade edilmiştir. Kanun’un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde ise 14. maddenin (3) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendinde yazılı hususta kanuna aykırılık görülürse davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. Anılan maddede sözü edilen ”ehliyet” kavramının, iptal davası açılabilmesinin idari yargılama usulü bakımından özel bir koşulu olan ”subjektif ehliyeti” kapsadığı gibi, genel dava açma ehliyetini, diğer bir anlatımla ”fiil ehliyeti”ni ya da ”objektif ehliyeti” de kapsadığında duraksama bulunmamaktadır.
2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinin 1. fıkrasında, ehliyetle ilgili olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili düzenlemelerine göndermede bulunulmuş ve sözü edilen Kanun’un 50. maddesinde, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olacağı; aynı Kanun’un 51. maddesinde de, dava ehliyetinin, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği hükmü getirilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 47. maddesinde, başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi topluluklarının ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal topluluklarının kendileriyle ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanacağı; 48. maddesinde, tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insanlara özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil olacağı; 49. maddesinde, tüzel kişilerin, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanacağı; 50. maddesinde, tüzel kişilerin iradesinin organları aracılığıyla açıklanacağı, organların hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokabileceği; 55. maddesinde ise, kamu tüzel kişileri ile ticaret şirketleri hakkındaki kanun hükümlerinin saklı olduğu hükme bağlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 124. maddesinde, ticaret şirketlerinin; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibaret olduğu; 125. maddesinde, ticaret şirketlerinin tüzel kişiliği haiz olduğu, ticaret şirketlerinin Türk Medeni Kanunu’nun 48. maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabileceği ve borçları üstlenebileceği; 126. maddesinde, her şirket türüne özgü hükümler saklı kalmak kaydıyla Türk Medeni Kanunu’nun tüzel kişilere ilişkin genel hükümlerinin ticaret şirketleri hakkında da uygulanacağı; 355. maddesinde, anonim şirketin, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanacağı; 31. maddesinin 1. fıkrasında ise, tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin de tescil olunacağı hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden ve UYAP üzerinden yapılan araştırma sonucu 27/01/2016 tarih ve 8998 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshasında davacı şirketin 19/01/2016 tarihinde ticaret siciline tescil edilen 14/01/2016 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyesi sonuçlandırılarak ticaret sicilinden terkin edildiği hususunun ilan edildiği, dava konu Kurul kararının 11/06/2020 tarihinde tesis edildiği, davanın davacı vekili tarafından 18/12/2015 tarihli vekâletnameyle istinaden 29/06/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre limited şirketler, ticaret sicilinde tescil ile tüzel kişilik kazanmakta, ana sözleşmesinde yazılı işletme konularında haklara ve borçlara sahip olmakta ve organları tarafından temsil edilmektedir. Diğer taraftan, şirketin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde ticaret sicil kaydının terkin edilmesi ile birlikte tüzel kişilik son bulmaktadır.
Tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle hak ve fiil ehliyetini yitiren şirketlerin, sona erme tarihinden sonra bu şirketlerin yargı mercileri önünde temsil edilebilmelerine de olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, tüzel kişiliği sona eren şirket tarafından açılan davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerekirken, davanın esası incelenmek suretiyle verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.