Danıştay Kararı 2. Daire 2016/9965 E. 2021/5386 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2016/9965 E.  ,  2021/5386 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/9965
Karar No : 2021/5386

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- …

2- …Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. …

3- …Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

DAVANIN KONUSU :
1. … Daimi Temsilciliğinde koruma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, iki yıllık görev süresinin dolduğu tarih itibarıyla yurtdışı görevinin sona erdirilmesine ilişkin 02/02/2015 günlü, 2015/71 sayılı Dışişleri Bakanlığı Kararnamesinin kendisine yönelik kısmının,
2. Bu işlemin dayanağı olan 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik’in Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından; gerekli sınavları başarmak suretiyle misyon koruma görevlisi olarak 3 yıllık süre için atamasının yapıldığı, 27/01/2010 günlü, 27475 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’in 20. maddesi uyarınca yurt dışı görev süresinin en çok 3 yıl olarak belirlendiği, 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’in 18. maddesi uyarınca koruma görevlilerinin görev süresinin 1 yıl olduğu, Dışişleri Bakanlığı ve Genel Müdürlüğün uygun görmesi halinde bu sürenin 1 yıl daha uzatılabileceğinin öngörüldüğü, yeni yönetmelikle yurt dışına gönderilme süresi yönünden aleyhe düzenlemeler getirildiği, gerek bireysel işlemin, gerekse de bu işlemin dayanağını oluşturan Yönetmelik’in iptali istenen maddesinin açık bir şekilde adalete, kazanılmış hak, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, kişilerin hukuka ve devlete olan güvenlerinden kaynaklanan kazanımlarının ve haklarının korunmasının hukuk devleti ilkesinden kaynaklanan bir zorunluluk olduğu, şu anda görev süresi 3 yılı dahi aşacak şekilde görev uzatmaları olduğu gibi, yine görev süresi 2 yılı aşacak şekilde çok sayıda görev süresi belirlemelerinin de yapılmış bulunduğu ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
Cumhurbaşkanlığı tarafından; dış temsilciliklerde görev yapan personele ilişkin 3 yıllık bir kazanılmış hakkın söz konusu olmadığı, 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’in Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde yer alan ve her iki yönetmelik arasında geçiş sürecini düzenleyen dava konusu hükmün, hukuka uygun olarak ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği savunulmaktadır.
Dışişleri Bakanlığı tarafından; usule ilişkin olarak, davada süre aşımı bulunduğu, esas yönünden ise, koruma görevlilerinin görev yerleri ile görev sürelerini tayin etme hususunun idarenin takdirinde olduğu, 27/01/2010 günlü, 27475 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve davacının atandığı tarihte yürürlükte olan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik hükümlerince en çok 3 yıl olarak düzenlenen görev süresinin 3 yıla kadar idarece belirlenmesi mümkün olup, 3 yıllık bir kazanılmış hak anlamına gelmediği, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
İçişleri Bakanlığı tarafından; yurt dışında görevli personelin görev sürelerinin kısalmasının gerekli hale geldiği, 1+1 olarak belirlenen görev süresi ile ilgili olarak hangi personelin görev süresinin iki yıla tamamlatılacağı hususunda takdir yetkisinin Emniyet Genel Müdürlüğü ile Dışişleri Bakanlığına bırakıldığı, yurtdışındaki geçici görevleri sona eren ve normal görevlerine dönen personelin kazanılmış hak kaybına uğramalarının söz konusu olmadığı, idarenin davacıyı merkeze alma işleminde ve dayanağı olan düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, … Daimi Temsilciliğinde koruma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, iki yıllık görev süresinin dolduğu tarih itibarıyla yurtdışı görevinin sona erdirilmesini öngören 02/02/2015 günlü, 2015/71 sayılı Dışişleri Bakanlığı Kararnamesi’nin kendisine ait kısmının ve bu işlemin dayanağını oluşturan 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik’in Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin iptali istemi ile açılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden, polis memuru olarak görev yapan davacının, 27/01/2010 günlü, 27475 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca …günlü, …sayılı idari işlemle … Daimi Temsilciliğine koruma görevlisi olarak atandığı, 01/09/2013 tarihinde görevine başladığı, 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik’in 18. ve Geçici 1. maddesi hükümleri uyarınca 02/02/2015 günlü, 2015/71 sayılı kararname ile 01/09/2015 tarihinden geçerli olarak … Daimi Temsilciliğindeki görevine son verildiği anlaşılmıştır.
Anayasa’nın 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kurumlararası geçici süreli görevlendirme” başlıklı Ek 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “(31/7/1970 – 1327/74 md. ile gelen Ek 1 inci md. hükmü olup madde numarası teselsül ettirilmiştir.; Değişik:13/2/2011-6111/115 md.) Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi halinde bu süre bir katına kadar uzatılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Davacının yurt dışına geçici süreli olarak görevlendirildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan ve anılan yasa hükmünü de dayanak alarak 27/01/2010 günlü, 27475 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik’in “Görev süresi” başlıklı 20. maddesinde “Koruma görevlilerinin görev süresi en fazla üç yıldır. Bu süre hiçbir şekilde uzatılmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Daha sonra 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik ile Türkiye’nin dış temsilciliklerinde koruma görevlisi olarak Dışişleri Bakanlığı kadrosunda geçici süreli görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin seçim, eğitim, atama, görev, yetki, sorumluluk, disiplin ve performans değerlendirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla yeniden düzenlenerek bu yönetmeliğin 27. maddesi ile önceki yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’in ”Görev süresi” başlıklı 18. maddesinde; “Koruma görevlilerinin görev süresi bir yıldır, Dışişleri Bakanlığı ve Genel Müdürlük tarafından uygun görülmesi halinde bu süre bir yıl daha uzatılabilir.” şeklinde düzenlenmiş, geçiş hükümlerinin düzenlendiği Geçici 1. maddede; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde yeni sınav duyurusu yapılır. Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, halen yurt dışında görevde olan koruma görevlilerinin;
a) Görev süresi iki yılı aşanlar merkeze atanarak Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına iade edilirler.
b) Görev süresi bir yılı aşanlar ise 18. madde kapsamında değerlendirilerek, uygun görülenlerin görev süresi iki yıla tamamlanır. Uygun görülmeyenler ise merkeze atanarak Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına iade edilirler.
c) Görev süresi bir yılı aşmayan kamu görevlileri ise 18. madde kapsamında değerlendirilir. ” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı vekili tarafından müvekkilinin önceki yönetmeliğe göre üç yıllık bir süre için yurtdışına görevlendirildiği, dava konusu yönetmelik hükmü ile görev süresinin iki yılda sonlandırılarak kazanılmış hakkının ihlal edildiği, dava konusu yönetmelik hükmü ve idari işlemin hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de;
Kamu idarelerinin, Yasalarla tanınan yetki ve görev içerisinde yürüttükleri faaliyetlerini düzenleyen, açıklayan düzenleyici işlemlerinin, üst normlara aykırı olmaması gerektiği, “normlar hiyerarşisi” adıyla açıklanan genel hukuk ilkesinin gereği ve sonucudur.
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır.
Takdir yetkisi ile idareye ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü tanınmış olduğundan, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği açıktır.
ONAR tarafından, idare hukukunun statülere dayanan objektif, düzenleyici işlemlerden oluştuğuna dikkat çekilerek düzenleyici işlemlerin tek başına kazanılmış hak doğurmayacağı, burada kazanılmış haktan, ancak statünün şartları çerçevesinde kişisel bir durum doğduktan, yani genel durumun şahsi duruma dönüşmesinden sonra söz edilebileceği belirtilmektedir.(Sıddık Sami ONAR, İdare Hukukunun Umumi Esasları, C.1, İstanbul, 1966, s.483)
Kazanılmış hak, “doğumu anında hukuka uygun olarak tamamlanmış ve böylece kişiye özgü, lehe sonuçlar doğurmuş, daha sonra mevzuat değişikliği ya da işlemin geriye alınması gibi nedenlere rağmen, hukuk düzenince korunması gereken hak” olarak tanımlanmaktadır. (Yücel OĞURLU, İdare Hukukunda Kazanılmış Haklara saygı ve Haklı Beklentiler Sorunu, Ankara, 2003, s.28)
Anayasa Mahkemesince, “düzenleyici işlemlerdeki değişikliklerin gelecekteki durumlara etkisi şu şekilde ifade edilmiştir: “Temelde aslî bir yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan yasa ile bağlı bir yetkiyle çıkarılan tüzük, yönetmelik, kararname gibi yürütmenin genel düzenleyici işlemlerini içeren kural işlemler, nesnel ve genel hukuksal durumlar yaratırken düzenledikleri konularda statü oluştururlar. Kişilerin bu statülere alınmaları özel ve kişisel bir işlemle (şart işlemle) olanaklıdır. Nesnel ve genel hukuksal durumun bu şart işlemle özel hukuksal duruma dönüşmesi kazanılmış hak yönünden yeterli değildir. Nitekim bir kişinin memur ya da emeklilik statüsüne sokulması, bu statüde hiç bir halde değişiklik yapılmayacağı anlamına gelmez. Kural işlemler her zaman değiştirilebilir ya da yargı organları tarafından Anayasa’ya veya yasaya aykırı görülerek iptal edilebilir. Kural işlemin değişmesi ya da ortadan kaldırılması, ona bağlı kişi ile ilgili şart işlemide etkiler. Bu durumda ilerisi için kazanılmış haktan söz edilemez. Ancak kişi, yeni kural tasarrufa göre oluşan statüde yerini alır. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan (maaş gibi), tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş, kişisel alacak niteliğine dönüşmüş haklar için söz konusudur.( Anayasa Mahkemesinin 12/12/1989 günlü, Esas: 1989/11, Karar: 1989/48 sayılı kararı.)
Kanun koyucu ve idarenin bir yasa ya da diğer bir düzenleyici işlemle kamu görevlilerinin hukuki durumlarında hak ve yararlarını artırabilecek veya ödev ve yükümlülükler yükleyebilecek tek yanlı değişiklikler yapabileceği, kural olarak yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ortaya çıkan hukuki olaylara uygulanacağı kabul edilmektedir. Bir yönetmeliğin değiştirilmesi veya kaldırılmasında yalnızca kazanılmış hak aşamasına gelmemiş haklar kendiliğinden ortadan kalkar. İdare sonradan çıkarmış olduğu düzenleyici işlemlerle kazanılmış hakları ihlal edemez. (Yücel OĞURLU,a.g.e.,s.148-149)
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önceye uzanan ancak tamamlanmayan yasal ilişkilere de uygulanması bu hususun geçiş hükümleri ile açıkça düzenlenmesine bağlıdır.
Dava konusu Yönetmelik ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 8. maddesi ile, ilgililerin yurtdışı görev süreleri kesin ve tartışma yaratmayacak bir biçimde yalnızca üst sınır olarak belirlenmiş, dolayısıyla bu üst sınırın altında görev sürelerinin sona erdirilmesi idarelerin takdirine bırakılmıştır. Dolayısıyla, yurtdışı görev sürelerinin üst sınırının belirlenmiş olması, ilgililerin bu süre kadar yurtdışında görev yapmasını zorunlu kılmadığı ve kazanılmış bir hak sağlamadığı gibi, bu yönde idarelere mutlak anlamda zorunluluk yükleyen herhangi bir hüküm bulunmadığı da açıktır.
Olayda, yürürlükten kaldırılan Yönetmelik’in 20. maddesinde yer alan düzenlemedeki “… görev süresi en fazla üç yıldır.” ibaresi dikkate alındığında, dış temsilciliklerde görevlendirilen personelin doğrudan üç yıl süre ile atandığı sonucunun çıkarılamayacağı, bu sürenin azami bir süre olarak belirlendiği, asgari bir sürenin belirlenmediği, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda bu göreve atanan personelin görev süresinin üç yıldan fazla olmamak üzere belirlenmesi ve gerektiğinde yurt içinde görevlendirilmesi hususunda davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, bu nedenle, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığı açıktır.
Bu durumda, idarenin dünyada ortaya çıkan yeni güvenlik tehditleri çerçevesinde yurt dışında görevlendirilecek personelde aranacak şartların değişmekte olduğu ve ilgili yönetmeliklerin bu çerçevede yeniden düzenlendiği, bu nedenle halen yurt dışında görevli personelin görev sürelerinin kısaltılmasının gerekli hale geldiği yönündeki savunması, idarelerin, değişen koşulları ve gelişmelere bağlı gereksinimleri dikkate alarak daha önceki düzenlemelerle yaratılmış olan objektif hukuki durumları değiştirme yetkisine sahip olduğu dikkate alındığında, davacının da aralarında olduğu mevcut görevlilerin durumu hakkında geçiş sürecini düzenleyen 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’in, 657 sayılı Kanunun Ek-8. maddesinde belirtilen üst sınırı aşmamak üzere yurt dışı geçici görevlendirme sürelerinin kısaltılmasına ilişkin Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının da aralarında olduğu mevcut görevlilerin durumunun 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde düzenlendiği, düzenleme uyarınca davacının hizmet süresinin iki yıla tamamlandığı görülmüş olup, hukuka uygun bulunan Yönetmelik hükmü uyarınca, … Daimi Temsilciliğinde koruma görevlisi olarak görev yapan davacının, 01/09/2015 tarihinden itibaren yurt dışı geçici görevinin sonlandırılarak merkez görevine atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (Danıştay 2. Dairesinin 22/10/2019 günlü, E:2016/13832, K:2019/5360 sayılı kararı ile de dava konusu olay ile aynı nitelikteki başka bir olayda davanın reddine karar verilmiştir.)
Açıklanan nedenlerle, davanın reddinin gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; davacının 29/04/2016 günlü dilekçesiyle duruşma talebinden vazgeçtiği görülüp, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idarelerden Dışişleri Bakanlığının süre itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Polis memuru olarak görev yapan davacının, 27/01/2010 günlü, 27475 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca 21/05/2013 günlü, 2013/338 sayılı idari işlemle … Daimi Temsilciliğine koruma görevlisi olarak atandığı, görev süresinin 3 yıl olarak düzenlendiği, 01/09/2013 tarihinde görevine başladığı, görevine devam etmekte iken 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik’in 18. ve Geçici 1. maddesi hükümleri uyarınca görev süresi kısaltılarak 01/09/2015 tarihinden geçerli olarak … Daimi Temsilciliğindeki görevine son verilmesi üzerine, söz konusu işlemin ve bu işlemin dayanağı Yönetmelik maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İlgili Mevzuat:
Anayasa’nın davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.
İdareler, normlar hiyerarşisine aykırı olmayacak şekilde, hizmette etkinliğin sağlanması için gerekli önlemleri alma, bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma hususunda takdir yetkisine sahiptirler. Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda idarelerin takdir yetkisi bulunmaktadır.
Yönetmeliklerin; Anayasa, yasa, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasına kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı açıktır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kurumlararası geçici süreli görevlendirme” başlıklı Ek 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Yurtdışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi halinde bu süre bir katına kadar uzatılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmelik’le yürürlükten kaldırılan 27/01/2010 günlü, 27475 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’in ”Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde; ”e) Koruma amiri: Koruma memurunun amiri durumundaki komiser yardımcısı veya daha üst rütbeli personeli, f) Koruma görevlisi: Dış temsilciliklere ait bina ve konutların güvenliğinin sağlanması, Misyon şefi ile Misyon şefinin talimatı çerçevesinde misyon mensuplarının şahsi korumalarına ilişkin görevleri yerine getirmek üzere geçici süreli görevlendirilen polis memurları ile komiser yardımcısı veya daha üst rütbeli personeli, g) Koruma memuru: Polis memuru rütbesindeki personeli, h) Sınav: Yazılı sınav, silah atış ve spordan oluşan uygulamalı sınav ile mülakat sınavlarından oluşan misyon koruma sınavını, ifade eder.” şeklinde tanımlanmış; üst maddelerde koruma görevlisi olacaklarda aranılacak şartlar, sınav komisyonları, yazılı, uygulama ve mülakat sınavına ilişkin düzenlemelere yer verildikten sonra; ”Atama” başlıklı 19. maddesinde, “(1) Nihai başarı listesindeki sıralamaya göre, görevlendirme için aranan şartları taşıyan personelin atama işlemleri Dışişleri Bakanlığı’nca yapılır. (2) Sınavı asil olarak kazanan adayların ataması yapıldıktan sonra ihtiyaç olması halinde yedek olarak kazanan adayların ataması yapılabilir.” şeklinde, ”Görev süresi” başlıklı 20. maddesinde ”(1) Koruma görevlilerinin görev süresi en fazla üç yıldır. Bu süre hiçbir şekilde uzatılamaz.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ”Kurumlararası geçici süreli görevlendirme” başlıklı Ek 8. maddesi de dayanak alınarak hazırlanan ve 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’in ”Görev süresi” başlıklı 18. maddesi; ”(1) Koruma görevlilerinin görev süresi bir yıldır. Dışişleri Bakanlığı ve Genel Müdürlük tarafından uygun görülmesi halinde bu süre bir yıl daha uzatılabilir.” şeklinde düzenlenmiş; geçiş hükümlerinin düzenlendiği dava konusu Geçici 1. maddede ise; “(1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde yeni sınav duyurusu yapılır. (2) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, halen yurt dışında görevde olan koruma görevlilerinin;
a) Görev süresi iki yılı aşanlar merkeze atanarak Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına iade edilirler.
b) Görev süresi bir yılı aşanlar ise 18. madde kapsamında değerlendirilerek, uygun görülenlerin görev süresi iki yıla tamamlanır. Uygun görülmeyenler ise merkeze atanarak Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına iade edilirler.
c) Görev süresi bir yılı aşmayan kamu görevlileri ise 18. madde kapsamında değerlendirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi :
15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik’in; ”Görev süresi bir yılı aşanlar ise 18 inci madde kapsamında değerlendirilerek, uygun görülenlerin görev süresi iki yıla tamamlanır. Uygun görülmeyenler ise merkeze atanarak Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına iade edilirler.” hükmüne yer verilen Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin iptali istemine ilişkin olarak;
Üst normlarda herhangi bir sınırlama bulunmaması koşuluyla, kendisine yüklenen görev ve yetkiler kapsamında, idari gerekleri dikkate alarak kamu hizmetinin niteliğinin hangi kamu görevlilerince yerine getirileceğini düzenleme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır.
Dava konusu Yönetmelik ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Ek 8. maddesi ile, ilgililerin yurtdışı görev süreleri kesin ve tartışma yaratmayacak bir biçimde yalnızca üst sınır olarak belirlenmiş, dolayısıyla bu üst sınırın altında görev sürelerinin sona erdirilmesi idarelerin takdirine bırakılmıştır. Dolayısıyla, yurtdışı görev sürelerinin üst sınırının belirlenmiş olması, ilgililerinin bu süre kadar yurtdışında görev yapmasını zorunlu kılmadığı ve kazanılmış bir hak sağlamadığı gibi, bu yönde idarelere mutlak anlamda zorunluluk yükleyen herhangi bir hüküm bulunmadığı da açıktır.
Olayda, yürürlükten kaldırılan Yönetmelik’in 20. maddesinde yer alan düzenleme incelendiğinde, dış temsilciliklerde görevlendirilen personelin doğrudan üç yıl süre ile atandığı sonucunun çıkarılamayacağı, bu sürenin azami bir süre olarak belirlendiği, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda bu göreve atanan personelin görev süresinin üç yıldan fazla olmamak üzere belirlenmesi ve gerektiğinde yurt içinde görevlendirilmesi hususunda davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, bu nedenle, davacının kazanılmış hakkı ya da haklı beklentisinin söz konusu olması mümkün değildir.
Bu durumda, idarelerin, değişen koşulları ve gelişmelere bağlı gereksinimleri dikkate alarak daha önceki düzenlemelerle yaratılmış olan objektif hukuki durumları değiştirme yetkisine sahip olduğu dikkate alındığında, davacının da aralarında olduğu mevcut görevlilerin durumu hakkında geçiş sürecini düzenleyen 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkında Yönetmelik’in Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava Konusu Bireysel İşlemin İncelenmesi :
… Daimi Temsilciliğinde koruma görevlisi olarak görev yapan davacının, iki yıllık görev süresinin dolduğu tarih itibarıyla yurtdışı görevinin sona erdirilmesine ilişkin 02/02/2015 günlü, 2015/71 sayılı Dışişleri Bakanlığı Kararnamesinin kendisine yönelik kısmının iptali istemine gelince:
Davacının da aralarında olduğu mevcut görevlilerin durumunun 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde düzenlendiği, düzenleme uyarınca davacının hizmet süresinin iki yıla tamamlandığı görülmüş olup, hukuka uygun bulunan Yönetmelik hükmü uyarınca, … Daimi Temsilciliğinde koruma görevlisi olarak görev yapan davacının, merkez görevine atanmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 15/01/2015 günlü, 29237 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Dış Temsilciliklerin Korunmasında Geçici Süreli Görevlendirilecek Emniyet Genel Müdürlüğü Personeli Hakkındaki Yönetmelik’in Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının iki yıllık görev süresinin dolduğu tarih itibarıyla yurtdışı görevinin sona erdirilmesine ilişkin 02/02/2015 günlü, 2015/71 sayılı Dışişleri Bakanlığı Kararnamesi’nin kendisine yönelik kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam OECD -TL yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen OECD -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.