Danıştay Kararı 2. Daire 2021/10496 E. 2021/4268 K. 16.11.2021 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/10496 E.  ,  2021/4268 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10496
Karar No : 2021/4268

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığının maliki olduğu ve kullanım haklarının devredildiği Diyarbakır Valiliği Çevre Koruma Vakfı Başkanlığı tarafından 01/07/2011 tarihinden itibaren davacı şirkete 10 yıllığına kiralanmış olan Diyarbakır İli, Sur İlçesi, … ada, …-…-…-…-…-…-…-… parsel sayılı taşınmazlarda kira sözleşmesi sona ermesine karşın fiilen faaliyette bulunulmak suretiyle … sayılı parselin işgal edildiğinden bahisle davacı şirketin 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75. maddesi uyarınca söz konusu taşınmazdan tahliyesinin sağlanması yolundaki Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kaynak Geliştirme Dairesi Başkanlığının tahliye konulu 19/12/2014 günlü tutanağı ile ortaya konulan tahliye işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca, işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye tesliminin, taşınmazın kendiliğinden tahliye edilmemesi üzerine başvurulması gerekli bir yol olup, anılan Kanunun 1. maddesi uyarınca belediyelerin taşınmazlarını ihale suretiyle kiraya vermelerinin asıl olduğu da dikkate alındığında, 5393 sayılı Kanunun 15. maddesi ile yollamada bulunulan 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca mülkiyeti davalı idareye ait olup, kira süresi sona eren ve Diyarbakır Valiliği Çevre Koruma Vakfı Başkanlığı’na verilen kullanım hakkı feshedilen taşınmazlarda kira sözleşmesine ve/veya başka bir ayni hakka dayalı olarak kullanım hakkı kalmadığı görülen davacı şirketin, söz konusu taşınmazlardaki yatırımlarına yönelik alacak davası açılması dışında kullanım hakkının devam ettiği yönünde hukuki dayanakları bulunan bir iddiasının da bulunmaması nedeniyle davalı idare ile taşınmazların belirlenen şekilde tahliye edilmesine ilişkin anlaşma sağlanarak bu hususun tutanak ile kayıt altına alındığı ve bu kapsamda davacının işletmesine ait taşınır eşyalarının yer aldığı kısım haricindeki tüm taşınmazların tahliye edildiği, söz konusu taşınmazın ise 01/03/2015 tarihinde tahliyesinin taahhüt edildiği, bu durumda, davacının davalı idare ile yapmış olduğu mutabakata dayalı olarak tesis edilen tahliye işlemlerinde kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca tahliye yetkisinin Yenişehir Kaymakamlığında olduğu, davalı idarenin yetkisini aşarak davacı şirketi tahliyeye zorladığı, yetki gasbının söz konusu olduğu, belediyelerin sahip olduğu taşınmazların 2886 sayılı Kanun kapsamında ihale ile kiraya verilmiş olmasının, bu kiralama sözleşmesinin özel hukuk sözleşmesi niteliğini ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla adli yargı yerinde tahliye davası açılarak taşınmazın tahliyesinin sağlanması gerektiği belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 1. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen, daha sonra anılan Daire tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 2/1-a maddesinde, “idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları” idarî dava türleri arasında sayılmış; 14/3-d maddesinde, idarî dava dilekçelerinin “İdarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı” yönünden inceleneceği, 15/1-b maddesinde ise, kesin ve yürütülmesi gerekli olmayan işlemlere kaşı açılan davaların reddedileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarına, kişilerin hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler konu edilir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu olan işlemler ise; idarelerin kamu gücüne dayanarak tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir ifadeyle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemlerdir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar, idare mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Öte yandan,13/07/2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinin 6. fıkrasında, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı kuralına yer verilmiş; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde ise, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği hüküm altına alınmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi kapsamında gerçekleştirilecek olan tahliye işleminin, ilgili idarenin talebi üzerine, münhasıran taşınmazın bulunduğu yerin mülki amirince sağlanabileceği açık olup, dava konusu taşınmazın en geç 01/03/2014 tarihinde tahliye edileceğinin davacı şirket yetkilisince taahhüt edildiğine ilişkin 19/12/2014 tarihli dava konusu tutanağın, karşılıklı rızaya dayalı bir anlaşma niteliğinde olduğu, bu yönüyle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, dava konusu tutanağın tanzim edilmesinden önce davalı idarece taşınmazın 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca ilgili mülki idare amirliğinden tahliyesinin istendiği ve bu talebinin reddedildiği görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, idari yargıda iptal davasına konu olabilecek kesin sonuç doğuran, icrai nitelikte bir işlem olmadığı anlaşılan dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 1/b bendi uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken; davanın reddi yolunda verilen kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.