Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/18151 E. , 2021/4282 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/18151
Karar No : 2021/4282
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Defterdarlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, …Mahallesinde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait …parsel sayılı 40.183,05 m² yüzölçümlü taşınmazın 254,31 m²’si üzerine iki katlı betonarme ev yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle, 4706 sayılı Kanunun 4916 sayılı Kanunla değişik 5. maddesinin son fıkrasına göre yapının Hazineye intikal ettiği ve taşınmazın 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesine göre tahliye edilmesi gerektiği yönünde tesis edilmiş olan …günlü, …sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :…İdare Mahkemesinin, Danıştay Onuncu Dairesinin 14/12/2017 günlü, E:2016/4772, K:2017/5625 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verdiği temyize konu kararıyla;Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, …Mahallesinde bulunan 40.183,05 m²’lik …parsel nolu taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı betonarme evin bulunduğu alanın tapusunun iptal edilerek davacı adına tescili için açılmış olan davada …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …günlü, E:…, K:…sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği görüldüğünden ve anılan taşınmazın mülkiyetinin hazineye ait olduğu anlaşıldığından ayrıca 03/07/2003 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 4706 sayılı Kanunun 4916 sayılı Kanunla değişik 5. maddesinin son fıkrasının dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan hükmünde “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesisler, başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazineye intikal eder. Yapı ve tesisleri yapanlar herhangi bir hak ve tazminat talep edemezler.” hükmüne yer verildiği görüldüğünden dava konusu yapının 4706 sayılı Kanunun 4916 sayılı Kanunla değişik 5. maddesinin son fıkrasına göre Hazineye intikal ettiği ve taşınmazın 2886 sayılı Kanunun 75. maddesine göre tahliye edilmesi gerektiği yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu tarlanın yaklaşık 35-40 yıldır zilyetliğinde olduğu, 1972 yılından günümüze kadar malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak zilyetliğinin devam ettiği, bu kapsamda tapu iptal ve tescil davası açtığı ve davayı kazandığı belirtilerek, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI :Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava konusu Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, …Mahallesinde bulunan 40.183,05 m²’lik …parsel nolu taşınmazın …tarihinde, …yevmiye numarası ile Hazine adına tapuda tescilinin yapıldığı; davalı idare görevlilerince 14/04/2011 tarihli tutanak ile 04/05/2010 tarihi itibariyle taşınmazın 254,31 m²’si üzerine betonarme ev yapılmak suretiyle işgal edildiğinin tespiti üzerine, 4706 sayılı Kanun’un 4916 sayılı Kanunla değişik 5. maddesinin son fıkrası hükmüne göre davacı tarafından yapılmış olan yapının hazineye intikal ettiği ve davacının işgalci olduğundan bahisle 15 gün içinde taşınmazın tahliye edilmesi aksi taktirde 2886 sayılı Kanunun 75. maddesine göre tahliye yoluna gidileceği yönündeki dava konusu işlemin tesis edildiği, davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 2/1-a maddesinde, “idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları” idarî dava türleri arasında sayılmış; 14/3-d maddesinde, idarî dava dilekçelerinin “İdarî davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı” yönünden inceleneceği, 15/1-b maddesinde ise, kesin ve yürütülmesi gerekli olmayan işlemlere kaşı açılan davaların reddedileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde tanımlanan iptal davalarına, kişilerin hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren etkili ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler konu edilir. Kesin ve yürütülmesi zorunlu olan işlemler ise; idarelerin kamu gücüne dayanarak tek yanlı irade beyanıyla tesis ettikleri, hukuk düzeninde değişiklik yapan, başka bir ifadeyle ilgililerin hukukunu etkileyen işlemlerdir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar, idare mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, işgal edilen taşınmaz malın idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği kuralına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi kapsamında gerçekleştirilecek olan tahliye işlemlerinin, ilgili idarenin talebi üzerine, münhasıran taşınmazın bulunduğu yerin mülki amirince sağlanabileceği, dava konusu işlemin ise, taşınmazın rızaen tahliye edilmesinin istenilmesine ilişkin olduğu, bu aşamada dava konusu işlemin davacı yönünden hukuki etki doğurmadığı ve tek başına idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, anılan tahliye bildiriminden sonra davalı idarece taşınmazın 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca ilgili mülki idare amirliğinden tahliyesinin istendiği görülmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, idari yargıda iptal davasına konu olabilecek kesin sonuç doğuran, icrai nitelikte bir işlem olmadığı anlaşılan dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 1/b bendi uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken; davanın reddi yolunda verilen kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz istemine konu …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararı ile dayandığı gerekçe hukuk ve usûle uygun olup, kararın bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz talebinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.