Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/1245 E. , 2021/4642 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1245
Karar No : 2021/4642
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
2- (DAVACI) … Tarım Elektrik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesei … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2013 yılında komisyon karşılığı sahte fatura düzenleyerek elde ettiği kazancını tevkifatta bulunmaksızın ortaklarına dağıttığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014 yılı için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın matrahı bakımından bağlı bulunduğu üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan dava, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiğinden ve kazancın ortaklara dağıtılmaksızın kurum bünyesinde kaldığı hususu davacı tarafından ispat edilemediğinden, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, kararın değinilen hüküm fıkralarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiş, kurum kazancı üzerinden gelir (stopaj) vergisi tevkifatının eksik tahakkuk ettirilmesi veya zamanında tahakkuk ettirilmemesinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde tanımlanan vergi ziyaını oluşturduğu ancak uyuşmazlık konusu olayda cezalı tarhiyatın, davacı şirketin ortaklara dağıtılan kurum karı üzerinden tevkifat yapmayarak beyan dışı bırakması nedeniyle yapıldığı, söz konusu fiilin gizlenmesine yönelik sahte belge düzenlenmediği ve kullanılmadığı, 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin (b) işaretli bendinde sayılan diğer eylemlerin de olayda gerçekleşmediği, dağıtılan karın elde edilmesinde sahte belge kullanılmasının bu duruma etkisinin olmadığı zira cezalı tarhiyatın elde edilen karın beyan dışı bırakılmasından değil söz konusu karın ortaklara dağıtılıp dağıtılmadığıyla ilgili uyuşmazlıktan doğduğu, ilgili yasa maddesinde de cezanın kaç kat kesileceğiyle ilgili kıstasın vergi ziyaına sebep olan fiile göre tespit edileceğinin açık bir biçimde belirtildiği, mükelleflerin başka vergilerin ziyaına neden olmasında işlediği fiilerin diğer vergilerle ilgili ceza uygulamalarına da aynen esas alınmasına yasal olarak imkan bulunmadığından, vergi ziyaı cezasının, vergi aslının bir katı tutarını aşan kısmında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu bu yönden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmı kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla sahte belge düzenleme fiili somut olarak tespit edildiğinden ve elde edilen gelirin ortaklara tevkifat yapılmaksızın dağıtıldığı saptandığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, eksik incelemeye dayalı tarhiyat yapıldığı, vergi tekniği raporunun ihbarnamelerle birlikte tebliğ edilmediği, kararın gerekçesinin yetersiz olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin karar verildi.
(X)- KARŞI OY:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun vergi tevkifatını düzenleyen 94. maddesinin 6. bendinin (b-i) alt bendinde, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara dağıtılan, 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından tevkifat yapılacağı, 98. maddesinde de 94. madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri kârlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları hükmü yer almıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun vergi ziyaı cezası başlıklı 344. maddesinin 2. fıkrasında ise vergi ziyaına, 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde, bu cezanın üç kat uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda kuralına yer verilen düzenlemeler karşısında, dava konusu tarhiyatın matrahı bakımından bağlı bulunduğu sahte belge düzenleme nedeniyle yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davanın reddedildiği ve kazancın ortaklara dağıtılmaksızın kurum bünyesinde kaldığı hususunun davacı tarafından ispat edilemediği olayda, vergi ziyaı cezasının üç kat uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı idare temyiz isteminin kabul edilerek temyize konu kararın değinilen kısma ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.