Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2018/4047 E. , 2021/6541 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/4047
Karar No : 2021/6541
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, araç satışından elde ettiği kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararlarına istinaden 2010 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı gelir vergisi, Ekim-Aralık dönemi için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile Ocak ila Temmuz, Ekim ve Kasım dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kasko bedelinin altında araç satılamayacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, araçların alış ve satışına taraf olan kişilerin ifadesine başvurulmadığı, düzenlenen belgelerin incelenmediği, davacının araç satışından gelir elde edip etmediği, alış nedeniyle ödediği veya ödemesi gereken katma değer vergisinin araştırılmadığı ayrıca satış nedeniyle ödenmesi gereken katma değer vergisi varsa mükerrer tahsilat olmayacak şekilde matrah takdiri yoluna gidilmesi gerektiği, öte yandan araçların güncel rayiç bedellerinin ne kadar olduğuna ilişkin bir saptama yapılmadığı, yalnızca araçların kasko bedeli dikkate alınarak genel ifadelerle matrah takdir edildiği dikkate alındığında eksik incelemeye dayalı olarak belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle cezalı vergiler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Araç alım satımında bulunan ve ilgili dönem beyannamelerini vermeyen davacı adına, takdir komisyonu kararlarına dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 2010 yılında satışını gerçekleştirdiği araçların; plakaları, satış tarihleri, marka model ve tiplerinin Evdo kayıtları ve Yönetim Bilgi Sisteminden tespit edilmesi üzerine kasko bedelleri esas alınarak yapılan araştırmalar ve incelemeler neticesinde %3 ila 5 kar ile satıldığının belirlendiği, bu oranlara göre elde ettiği hasılattan dolayı beyanname vermemesi nedeniyle sevk edildiği takdir komisyonunca %3 kar oranı esas alınmak suretiyle takdir edilen matrah üzerinden dava konusu tarhiyatın yapıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, aynı Kanunun “Takdir Kararı” başlıklı 31. maddesinde ise takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı ve takdirin müstenidatı ve takdir hakkında izahatın takdir kararlarında bulunması gereken malumat arasında olduğu belirtilmiş, 75. maddesinde de, takdir komisyonlarının vergi matrahı takdir ederken Vergi Usul Kanununda sayılan inceleme yetkisine haiz oldukları hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlgili dönemde satışı yapılan ihtilaf konusu araçlar yönünden, kasko bedellerinin dikkate alınması, tümüyle iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun ve olayın özelliğine göre normal ve mutad kabul edilmesi gereken nitelikte bir ispatlama yöntemi olup araçların gerçek satış bedeli konusunda kasko bedeli dışında bir bedelle satışının yapıldığı hususunda davacı tarafından herhangi bir delil sunulmamış olması karşısında yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesinin yazılı gerekçeyle tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesine,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü yarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 28/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen kararın dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.