Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/3640 E. , 2021/11200 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/3640
Karar No : 2021/11200
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Laboratuarları İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2010/1,3,4 dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare tarafından 2009 yılında yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin olarak 2010 yılında düzenlenen faturaların 2010 yılı katma değer vergisi beyannamelerinden indirim konusu yapıldığı iddia edilmişse de, buna ilişkin somut bir tespit yapılmadığı gerekçesiyle eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29.maddesinin birinci fıkrasında, Mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak aşağıdaki vergileri indirebilecekleri, üçüncü fıkrasında, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği belirtilmiştir.
Yine, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 32. maddesinde, Bu Kanunun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri (Ek ibare: 04/06/2008-5766 S.K./12.mad) ile 17 nci maddenin (4) numaralı fıkrasının (s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen Katma Değer Vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak Katma Değer Vergisinden indirilebileceği, vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen Katma Değer Vergisinin, Maliye ve Gümrük Bakanlıklarınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade olunacağı hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, 49 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisinin indirimi başlıklı maddesinde, Katma Değer Vergisi Kanununun 29 ve 34. maddeleri gereğince, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, faaliyetlerine ilişkin olarak yüklendikleri katma değer vergisini indirebildikleri ve buna göre, aynı Kanunun 9. maddesi gereğince sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisinin, 2 nolu katma değer vergisi beyannamelerine dayanılarak indirim konusu yapılmasının mümkün bulunduğu, sorumlu sıfatıyla beyanın hiç yapılmadığının veya eksik yapıldığının tespiti üzerine bu vergilerin ikmalen veya re’sen tarhedilmesi halinde de tarhedilen vergi aslı indirim konusu yapılabileceği, indirimin, ikmalen veya re’sen tarhedilen vergi aslının vergi dairesine ödenmesi ve ödemenin gerçekleştiği takvim yılı aşılmaması şartıyla kanuni defterlere kaydedildiği dönemde, 1 numaralı katma değer vergisi beyannamesi ile yapılacağı belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin 2010 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde tanzim edilen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu ile şirketin 2009 yılında aldığı mal ve hizmetlere ilişkin olarak 2010 yılında düzenlenen faturalarda yazılı katma değer vergilerini 2010 yılı katma değer vergisi beyannamelerinde indirim konusu yaptığının tespit edildiğinden bahisle, 2010 yılı katma değer vergisi beyannameleri düzeltilerek ödenecek vergi çıkan 2010/1,3,4 dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan mevzuat değerlendirildiğinde, KDV tevkifat uygulamasının, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim ve hizmeti yapanlar tarafından değil bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi esası üzerine kurulduğu, tevkifatın genel bütçeli idareler hariç tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 nolu KDV beyannamesi ile beyan edileceği ve tevkifat uygulayan alıcının KDV mükellefiyetinin bulunması ve tevkifat uyguladığı teslim ve hizmeti indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacak olması halinde sorumlu sıfatıyla beyan edilen tutarın beyanın yapıldığı ay içerisinde verilmesi gereken 1 Nolu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılında, mükellef firmadan alınan Aralık 2009 yılında alınan mal ve hizmetlere ilişkin faturaların takip eden 2010 yılında kanuni defterlerine kaydedilerek 2010 yılı Ocak ve Şubat dönemi KDV beyannamelerinde indirim konusu yapıldığı dikkate alındığında, söz konusu fatura tutarlarına isabet eden katma değer vergisinin indiriminin kabul edilmemesi suretiyle 2010/1,3,4 dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.