Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/1620 E. , 2021/8980 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/1620
Karar No : 2021/8980
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Adi Ortaklığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112/5 maddesi hükmü gereğince KDV iadesi tasdik raporunun vergi dairesine teslim tarihi olan 13/02/2015 tarihini izleyen 3 aylık süreninin sonundan (13/05/2015) itibaren düzeltme fişinin tebliğ tarihi olan 15/11/2016 tarihi arasında geçen süre için tecil faizi oranında hesaplanan 360.832,70 TL tecil faizinin ödenmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … Vergi Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararı ile davacının KDV iadesi talebinin reddi işleminin iptaline karar verildiği, davacı tarafından 11/10/2016 tarihli dilekçe ile mahkeme kararı ile iadesine karar verilen tutarın tecil faizi ile birlikte iadesi için Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, anılan Vergi Dairesince 31/10/2016 tarihli düzeltme fişinin düzenlendiği ve 15/11/2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, söz konusu KDV iade tutarı üzerinden hesaplanan 360.832,70 TL tutarında tecil faizin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, … Vergi Mahkemesinin E:…, K:… sayılı iptal kararı doğrultusunda, davalı idarece, belirtilen mevzuat hükmü uyarınca tecil faizi uygulanmak suretiyle KDV iade alacağının ödenmesi gerektiğinden, davacı şirket tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin davacıya tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için, davacı şirkete söz konusu mahkeme kararı doğrultusunda ödenen katma değer vergisi iade tutarı üzerinden tecil faizi oranında hesaplanacak olan tecil faizinin davacıya ödenmesi gerektiği, davacının 360.832,70 TL tutarındaki tecil faizinin ödenmesi istemi hakkında ise sözü edilen hükümler uyarınca, Mahkemelerince verilen karar doğrultusunda; tecil faizi oranında faizin davalı idarece hesaplanıp davacıya iade edileceği tabii olup, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen 360.832,70 TL faiz için tutar belirtilerek idareye yapılmış bir başvuru ve bu konuda tesis edilmiş bir işlem de bulunmadığından, davacının faiz tutarına ilişkin isteminin reddi gerektiği, davacının tecil faizi oranında hesaplanan tutara yasal faiz uygulanması istemi hakkında ise Borçlar Kanunu’nun 121. maddesi ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 3. maddesine göre faize faiz yürütülmesi mümkün olmayıp anılan mevzuat hükümlerine aykırı olarak tecil faizine faize faiz yürütülecek şekilde yasal faiz işletilmesi imkanı bulunmadığından buna ilişkin istemin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından yapılan KDV iadesi talebinin reddine dair işlemin iptaline karar veren … Vergi Mahkemesinin E:…, K:… sayılı kararında faiz konusunda bir karar verilmediği, 2577 sayılı Kanunun 28/6 maddesinde belirtildiği üzere mahkeme kararının idareye tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki geçen süreye tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödenmesi gerektiği, ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süreye faiz işlemeyeceği, Mahkeme kararının 10/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu karar uyarınca 31/10/2016 tarihli düzeltme fişinin tanzim edilerek, davacıya 15/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve ödemenin aynı gün yapıldığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, bölge mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.