Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2156 E. , 2021/7312 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2156
Karar No : 2021/7312
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
… Başkanlığı/…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2004 yılında satışı gerçekleştirilen taşınmazlarla ilgili olarak tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2004 yılı gelir vergisi ve 2004/1-3 ve 10-12 dönemleri geçici vergilerin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; 2004 yılına ilişkin vergi ve cezalar için 31/12/2009 tarihinde tarh zamanaşımının dolduğu, dolayısıyla 01/07/2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihi olan 01/08/2010 tarihinde yürürlüğe giren 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesine eklenen zamanaşımının durmasına ilişkin 2. fıkranın, yürürlükte olmadığı dönemlere ilişkin olarak uygulanmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında, zamanaşımına uğradığı açık olan dava konusu tarhiytların kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu olayda vergi hatasının bulunmadığı, dava konusu vergi ve cezaların zamanaşımına uğramadığı, 2004 yılında gerçekleştirilen ancak beyan dışı bırakıldığı tespit edilen taşınmaz satışlarına ilişkin yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun dava açma süresini düzenleyen 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı düzenlendikten sonra aynı kanunun 10. maddesinde de, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içerisinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin, altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre, Danıştay’da, idare ve vergi mahkemelerinde dava açabilecekleri, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevabın kesin olmaması halinde, ilgilinin, bu cevabı, istemin reddi sayabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği; bu takdirde, dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitiminden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabileceği öngörülmüştür.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116. maddesinde vergi hatası; vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlandıktan sonra, 117. maddede matrah hatası, vergi miktarında hata ve mükerrer vergi istenilmesi hesap hataları olarak açıklanmış, 118. maddede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, konuda ve vergilendirme veya muafiyet döneminde yapılan hatalar vergilendirme hataları olarak belirlenmiştir.
Aynı Kanun’un vergi hatalarının düzeltilmesiyle ilgili 122. maddesinde de, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri öngörülmüş, 124. madde ile de vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme başvuruları reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır. “Düzeltme şümulü” başlıklı 125. Maddesinde, vergi mahkemesi, bölge idare mahkemesi ve Danıştaydan geçmiş olan muamelelerde vergi hataları bulunduğu takdirde, bu hatalar, yargı kararları kesinleşmiş olsa bile, evvelki maddelerde yazılı usul dairesinde düzeltilebiliceği, düzeltmenin yapılabilmesi için hatalar hakkında anılan yargı mercileri tarafından bir karar verilmemiş olması şart olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2004 yılı gayrimenkul alım-satımından elde ettiği kazançlarını eksik beyan ettiğinden bahisle tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2004 yılı gelir vergisi ve 2004/1-3 ve 10-12 dönemleri geçici vergilere ilişkin olarak 16/12/2009 tarihinde takdire sevk edildiği ve 06/04/2010 tarihinde alınan takdir komisyonu kararı uyarınca mezkur dönemler için cezalı tarhiyatlar yapılması üzerine, işbu tarhiyatların iptali istemiyle açılan davada, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dilekçe ret kararı verildiği ve yenileme dilekçesinin süresinde yenilenmemesi sebebiyle adı geçen Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesinden sonra, davacı tarafından söz konusu cezalı vergilerin kaldırılması istemiyle 17/12/2013 tarihinde düzeltme şikayet başvurusunun yapıldığı ve talebinin zımnen reddi üzerine de görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen olayda, tahakkuk aşamasında dava konusu edilen vergilere karşı açılan davanın süreaşımı nedeniyle reddedildiği, söz konusu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın Danıştay 4. Dairesi’nin 01/10/2013 tarih ve E:2012/9077, K:2013/6449 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, Mahkeme tarafından verilen yargı kararının da usule ilişkin olduğu görüldüğünden, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 125. maddesi kapsamında esas hakkında verilmiş bir yargı kararı niteliğinde olmadığı ve davacının düzeltme başvurusunda bulunması hukuken mümkün olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümü için vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin hükümler değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Dolayısıyla, 2004 yılında satışı gerçekleştirilen taşınmazlarla ilgili olarak eksik beyan edildiğinden bahisle tarh edilen vergi ve kesilen cezaların kaldırılması için açılan davanın esasının incelenmesinde hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığın esası incelenmeksizin verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.