Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/3107 E. , 2021/8038 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/3107
Karar No : 2021/8038
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare tarafından dava konusu ödeme emirlerinin içeriği amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresine tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının bulunamadığının belirtildiği, bu durumda şirket tüzel kişiliği devam ederken asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin öncelikle şirketin bilinen adresinde tebliğe gidilmesi gerekirken tüm takip yolları tüketilmeden borcun tamamının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek ödeme emrinin iptaline ilişkin kararın bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Tebliğ Esasları” başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikaların ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, aynı Kanunun “Tebliğ Evrakının Teslimi” başlıklı 102. maddesinde de, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerinde yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, son fıkrasında da, yukarıda fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde ise; muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emirlerinin şirketin işyeri adresi olan “… Mahallesi … Caddesi … Blok No:… Esenler/İstanbul” adresine tebliğe çıkartıldığı, tebliğ zarfının üzerine aynı zamanda şirket müdür olan davacının isim ve ikametgah adresi eklenerek bu adrese sevkinin sağlandığı, adrese iki defa gidildiği, muhatabın adreste bulunamadığı ve “çıkış merciine iade” şerhi düşülerek kapısına pusula yapıştırıldığı, 15/12/2015 tarihli adres tespit tutanağı ile davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin belirtilen adresinden ayrılmış olunduğunun tespit edilmesi üzerine olan davacının ikametgah adresine tebliğlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu şirketin bilinen adresini bildirimsiz terk ettiğinin 15/12/2015 tarihinde serbest muhasebeci mali müşavir nezdinde usulüne uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanağı ile ortaya konduğu ve kanunun amaçladığı anlamda tebliğ imkansızlığı gerçekleştiği ve kapıya yapıştırma usulü ile kanuni temsilci olan davacıya yapılan tebliğin usulune uygun olduğu, dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığından belirtilen gerekçeyle davayı kabul eden Mahkeme kararının kaldırılması isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararınında yasal isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 07/12/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar temyize konu Mahkeme Kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, kararın onanması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararına katılmıyoruz.