Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2021/7257 E. , 2021/5998 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/7257
Karar No : 2021/5998
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nakliyat Zahirecilik Petrol Ürünleri ve İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle takdire done olarak düzenlenen vergi tekniği raporu doğrultusunda takdir komisyonu kararları ile belirlenen matrahlar üzerinden re’sen tarh edilen 2008/2, 3, 5 ve 6 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacıya eleştiri konusu faturaları düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunun incelenmesinden; davacının fatura aldığı tarihten önceki ve sonraki tarihlerde yapılan yoklamalarda şirketin adreste bulunduğu, işçi çalıştırdığı, işyerinde emtiasının bulunduğu hususları ile şirketin … Mim. Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve … Demir Çelik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. ile organik bağının bulunduğuna ilişkin somut tespitlerin bulunmaması nedeniyle davacıya düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varmak için yeterli tespit bulunmadığından, davacı şirketin anılan mükelleften yapmış olduğu alımlara isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… kararına karşı yöneltilen temyiz istemi Vergi Dava Daireleri Kurulunun … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararı ile bozma kararına uygunluk yönünden reddedilerek, kararın davanın kabulüne ilişkin temyiz incelemesinin yapılması için Kurulca Dairemize gönderilen dosyada Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Üye Mehmet …’ün karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/11/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle takdire done olarak düzenlenen vergi tekniği raporu doğrultusunda takdir komisyonu kararları ile belirlenen matrahlar üzerinden re’sen tarh edilen 2008/2, 3, 5 ve 6 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya fatura düzenleyen … İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda motorlu kara taşıtı ve motosiklet yakıtının perakende ticareti faaliyetinde bulunmak üzere 31/10/1997 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 01/01/2008 tarihinde hisse devri ve adres değişikliğinde bulunan şirket hakkında 01/02/2008 tarihli yoklamada, toptan inşaat malzemesi satışı faaliyetinde bulunduğu, üç işçi çalıştırdığı, işyerinin kira olduğu ve 40 m2 büro ve 70m2 yarı kapalı alandan oluştuğu, şirketin adres değişikliğinden sonra nakil terki ile ilgili hususların tespit edilmesi amacıyla … tarihinde yapılan yoklamada, adreste … Demir Çelik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin faaliyet gösterdiği, … İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti.’nin … tarihinden itibaren nakil gittiği … Cad. … sok. No:… adresinde 15/10/2008 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin faaliyetine devam ettiği, faaliyet konusunun toptan inşaat malzemeleri alım satımı olduğu, işyerinde 200 torba alçı, 7000 adet tuğla, 5000 adet kiremit bulunduğu, şube işyerinin bulunmadığı, iki işçi çalıştığı, 21/07/2011 tarihinde yapılan yoklamada, şirketin faaliyetine toptan inşaat malzemeleri satışı yaparak devam ettiği, demirbaş malzemelerinin olduğu, yaklaşık 200 m2’lik bir alan üzerine kurulu olduğu, emtiasının bulunduğu, iki işçi çalıştığı, 11/03/2013 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin 2012 yılı Aralık sonu itibariyle adresi terk ettiği, adresin … Mim. Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından depo olarak kullanıldığının tespit edildiği, şirket işçisi …’ın … Mim. Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ve … Demir Çelik İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ortak olduğu, … İnş. Mal. San. Ve Tic. Ltd. Şti., … Demir Çelik İnş. Taah. ve San. Tic. Ltd. Şti. ve … Mim. Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin aynı adresleri farklı zamanlarda kullanması ve muhasebecilerinin aynı kişi olması nedenleri ile aralarında organik bağın bulunduğu sonucuna varıldığı, inceleme dönemleri içerisinde verilen muhtasar beyannamelerde 2 ila 4 arası işçi çalıştırıldığı beyan edilmesine rağmen şirket çalışanı … tarafından inceleme dönemleri olan 2008-2010 yılları arasında kendisinden başka çalışanın olmadığının ifade edildiği, şirketin 08/05/2013 tarihi itibariyle vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken toplam 183.386,99 TL borcu bulunduğu ve cüzi miktarda ödeme yapıldığı, şirketin 2008 yılı alışlarının % 44’ünün, 2009 yılı alışları ile 2010 yılı alışlarının ise %99’nun sahte fatura ile gerçekleştiği, şirketin katma değer vergisi matrahının 2008 yılında toplamda 9.673.750,43 TL, 2009 yılında toplamda 5.990.456,40 TL, 2010 yılında toplamda 5.567.860,55 TL olduğu, söz konusu yıllarda ödenmesi gereken verginin ise 0,00 TL olduğu, 2011/Ocak-2012/Kasım dönemlerine ilişkin katma değer vergisi beyanların matrahsız olarak verildiği, şirketin Ba-Bs bildirimlerinin uyumsuz olduğu, 2008,2009 ve 2010 hesap dönemlerine ait bilançoda Taşıtlar Hesabına 88.898,31 TL kayıt yapıldığının görülmesine rağmen şirket çalışanı tarafından bu dönemlerde şirket aracının bulunmadığının, mükellef kurum yetkilisi tarafından da 2008 yılı öncesinde şirket aracının bulunduğu ancak yaşanılan mali kriz nedeniyle satıldığının ifade edildiği, yapılan malvarlığı sorgulaması sonucunda şirket adına kayıtlı herhangi motorlu taşıtın ve gayrimenkulün bulunmadığının tespit edildiği, mükellefin sahte fatura ile belgelendirdiği alışlarını Satıcılar Hesabının alacağına kaydedilmesine rağmen ödemelere ait herhangi bir kaydın bulunmadığı, dolayısıyla bilançolarda hem Taşıtlar hem de Satıcılar Hesabında kayıtlı rakamların gerçeği yansıtmadığı, mükellefin alış ve satış faturaları üzerinde ürün cinsi olarak inşaat demiri seçilerek kaydi envanter çalışması yapıldığında alış ve satış miktarları arasında çok büyük farkların olduğunun tespit edildiği, karşıt inceleme yapılan şirkettin 2008 ve 2009 yevmiye defteri kayıtlarında yer alan ancak gider belgeleri arasında bulunmayan 9 adet faturanın tespit edildiği, bu faturalar hakkında mükellef şirketin satış faturaları üzerinde inceleme yapıldığı ve karşıt inceleme yapılan şirket adına değil başka firmalar adına düzenlendiğinin, tutarlarının da farklı olduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, şirket tarafından yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahları beyan edilmesine rağmen ödenmesi gereken vergi çıkmadığı, tahakkuk eden vergi borçlarının ise çok düşük miktarının ödendiği, mal ve hizmet alımı yapıldığı bildirilen mükelleflerin büyük çoğunluğu hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunduğu, herhangi bir aracı ve yeterli fiziki imkanı olmadığı anlaşılan mükellefin satış hacmini gerçekleştirebilmesinin ticari, iktisadi ve teknik icaplara uygun bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda bu firma tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal veya hizmet teslimi karşılığında yapılmadığı sonucuna varıldığından davalı idarenin temyiz talebi kabul edilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararına katılmıyorum.